Almanya’nın Essen şehrinde faaliyet yürüten NRW Rhein Ruhr Türk Toplumu (TGRR), Müslüman Göçmenler için ‘Huzur ve bakımevi’ yaptırıyor. Essen ve Mülheim kentleri arasındaki Saarn semtinde hayata geçecek olan Huzur ve Bakımevi için Mülheim Belediyesi 2 bin 800 metrekare büyüklüğünde bir arsa tahsis ettiğini belirten TGRR Başkanı Mustafa Okur,’Almanya’da kalmaya karar veren emekli Türkler’in her geçen gün artmasından dolayı onların rahat etmeleri için böyle bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz’ dedi.


1993 yılında kurulan NRW Rhein Ruhr Türk Toplumu(TGRR) bölgede faaliyet gösteren 70’i aşkın derneğin çatı örgütü olduğunu dile getiren Mustafa Okur, ‘Bölgede yaşayan Göçmen Müslüman kökenli vatandaşlarımız için ‘Huzur ve Yaşlı Bakımevi’ için tüm çalışmalarımızı tamamlayarak projemizi hayata geçirme aşamasına geldik. Mülheim şehir idaresi Huzurevi için arsa tahsisini gerçekleştirdi. Projenin tam olarak hayata geçmesi için Eyalet yetkilileriyle görüşmelerimiz devam ediyor. 2800 metrekare alan üzerine 20 odalı huzurevi, 20 odalı yaşlı bakımevi ve personel için gerekli bürolar yapılacaktır. Projemiz gereği daha fazla odaya ihtiyaç olduğunda bunu gerçekleştirmemiz mümkündür.’dedi.


Yaklaşık 5 milyon Euro’ya mal olacak ‘Huzur ve Yaşlılar Bakımevi’ Mülheim şehir idaresi dışında NRW Eyaleti Hükümetinin destek vereceğini belirten Okur,’Bir buçuk yıl sürecek inşaattan sonra binamız tam teşekküllü bir şekilde faaliyete geçirmeyi planlamaktayız. Binamız faaliyete geçtiğinde büyük bir eksikliği de gidermiş olacağız. Eyaletimizdeki tüm Türk derneklerini ve işadamlarını bu projeye destek vermeye çağırıyorum’ dedi.


‘Göçmenlere Ruh Hastalıkları Kliniği yapılmalı’


Duisburg şehrine göçmenler için bir ruh hastalıkları kliniği yapılması için yıllar önce şehir idaresine öneri verdiğini söyleyen belediye, iş ve sosyal komisyon üyesi Serdar Bozkurt, bu konuda yetkili kurumlardan ve görevlilerden destek beklediğini belirtti. Bu alanda yıllardır mücadele verdiğini belirten Bozkurt “Geçtiğimiz 2007 yılının Ağustos ayında Hochfeld semtindeki Marien Hospital’da bu projeye bağlı olarak bir ‘Migrantenambulanz’ adı ile ruh hastalıkları bölümü açıldı. Fakat; bu sadece bir üniteden ibaret ve herkesime hizmet verecek kapasitede değil. Benim önerdiğim proje sadece göçmen kökenlilere yönelik ve geniş kapsamlı bir çalışma yapabilecek olan bir klinik olması yönünde. Ruhsal sorunları tedavi etmek için, kişinin kimliğini, geldiği yöreyi, çevresindeki ilşikileri ve aile yapısını iyi bilmek gerekir. Ne yazık ki; göçmenler kendilerini bu şehirde ruhsal yönden tedavi edecekleri ve kendilerini ifade edecekleri imkana sahip değiller.’’ şeklinde konuştu.


Duisburg şehir idaresine verdiği öneriye şimdiye kadar yeterli destek bulamadığını vurgulayan Bozkurt, göçmenlerin ruhsal sorununa el atılmadığı taktirde bu sorunun ileride daha vahim bir durum alacağına dikkat çekerek, “Almanya’da yıllarca çalışıp hizmet eden insanlar burayı yurt olarak edinmiştir. Onların bu hizmetleri gözönünde bulundurulmalı ve gerekli altyapılar oluşturulmalıdır. Şehirde ruhsal bunalıma girenlerin sayısı giderek artıyor; bunların tedavileri de burada yapılmalı.’’ şeklinde konuştu.


Sağlık alanında Bettina Schmacher’le birlikte hazırladıkları ‘Göçmenler Sağlık Rehberi’ adlı kitabın 2 bin adet basıldığını, ücretsiz olarak dağıtıldığını ve 10 dilde olduğunu kaydeden Bozkurt, bu kitapta şehirdeki hangi hastane de nasıl ve hangi dillerde hizmet verildiğini ve göçmenlere bir hizmet olarak sunulduğunu söyledi. [İbrahim Yüksel-Duisburg]


Kaynak: