Almanya’da iş veya meslek eğitim yeri arayan Türk gençlerinin en çok şikayet ettiği “ayrımlığa uğrama“ savı yapılan bir araştırmayla ispatlandı. Araştırmaya göre Türk ismi taşımak iş veya staj yeri bulmada büyük bir dezavantaj. Almanya’da yapılan kapsamlı bir araştırma, Türk ismi taşıyor olmanın iş ve meslek eğitim yeri bulmayı oldukça zorlaştırdığını kanıtladı.
Eski başkent Bonn’da bulunan İş Geleceği Enstitüsü’nün (IZA) yaptığı araştırma, Türk gençlerinin yıllardır dillendirdiği, iş ve meslek piyasasında ayrımcılığa uğrama savını ispatlamış oldu. IZA’nın araştırması Alman işverenlerin büyük bir çoğunluğunun, iş başvurusu yapan Türklere sadece isimlerinden dolayı büyük oranda güvenmediği, aynı kalifikasyona sahip oldukları halde başvuruların çok azına pozitif cevap verildiğini ortaya koydu.
Araştırmada Konstanz Üniversitesi uzmanları, üniversitede ekonomi okuyan öğrenciler adına staj yerlerine bin adet iş başvuru dilekçesi yolladı. Uzmanlar bu dilekçeleri en bilinen Alman ve Türk isimlerle isimlerdirdi. Firmalardan verilen cevaplar ise Türk isimlere önyargıyı net şekilde ortaya koydu. Türk isimlerle gönderilen staj başvuru dilekçelerinin sadece yüzde 14’üne pozitif cevap verildi. Araştırmayı yaptıran IZA yetkililerinin verdiği bilgilere göre, staj başvurusu yapmış gösterilen dilekçelerin sahipleri, Alman öğrencilerle aynı kalifikasyona sahipti, Almanca’yı anadilleri gibi biliyordu ve istisnasız şekilde hepsi Alman vatandaşıydı. Araştırmayı değerlendiren IZA sözcüsü, “Araştırma gösteriyor ki, işletmelerde personel planından sorumlu işverenlerin daha öğrenecek şeyleri var†dedi. İyi eğitimli göçmen gençlerin potansiyeline dikkat çeken sözcü, “Göçmen kökenli kalifiye iş gücü potansiyeli yeterince kullanılamıyor†diye yakındı.
Araştırmayı Zaman’a değerlendiren Köln Ayrımcılıkla Mücadele Bürosu uzmanlarından Faik Salgar, ismi yüzünden iş, staj veya meslek eğitim yeri konusunda çok sayıda göçmen kökenlinin ayrımcılığa uğradığını, ancak bunların başka bahaneler gösterilerek yapılmasından dolayı kanıtlamakta zorlandıklarını kaydetti. Salgar, “Kime sorsanız ‘böyle bir şey olur mu canım’ der. Üstü kapalı bir şekilde gerçekleşiyor. Bunun ispatı çok zor. Zaten, ayrımcılık olduğunu ispat etmek en büyük sorunlardan biri. Çünkü ayrımcılığı yapan kişi çeşitli gerekçeler, bahaneler ileri sürer.†dedi.
IZA’nın araştırmasının çok önemli olduğunu kaydeden Salgar, “Araştırma bunu ispatlamış. Bu bizim için de bir delildir. Bu ayrımcılıklarda önyargılar, tarihten gelen İslam düşmanlığı, günümüzde İslam’a karşı takınılan tavırlar rol oynuyor†dedi.
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol