Üyeliğinizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız ufoss@dilogren.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Dilogren.com Forum Arşivi
Hollanda • Yabancı Dil • Eğitim • Yaşam Arşiv: 2021 ve öncesi
Sponsorlarımız

Avrupa'ya vizede yeni adım

Yorum için giriş yap 2 mesaj · 1.791 görüntülenme
Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü açıkladı


Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, hizmet sunan işverenler gibi, hizmet almak isteyen bir hastanın da Avrupa'ya vizesiz girebileceğini söyledi.


Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi ve Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Avrupa Adalet Divanı'nın Türkiye'de kurulu şirket ve kuruluşlarda çalışanların hizmet sunmak için AB ülkelerine girişlerinde vize almalarına gerek bulunmadığı yönündeki kararının birlik üyesi tüm Avrupa ülkelerini bağladığını bildirdi.


Prof. Dr. Gümrükçü, Almanya Türk Toplumu (TGD) tarafından 16 Martta Berlin'de düzenlenen bir toplantıda vizesiz Avrupa konusunun ele alındığını, bu toplantıda Avrupa Adalet Divanı'nın görüşlerinin “tavsiye kararı” gibi gösterildiğini kaydetti. Bu durumu,”Vahim bir hata” olarak nitelendiren Prof. Dr. Gümrükçü, şöyle konuştu:

“Avrupa Adalet Divanı kararları tavsiye niteliğinde değildir. Divanın kararı Avrupa ülkelerini bağlar, üye ülkelerin yasalarının üzerindedir, bu ülkelerin en son ve en yüksek mahkemesidir. Bu temel tezi bilmeden Avrupa Adalet Divanı konusunda görüş bildirmeleri, kararı yorumlamaları çok büyük bir hatadır. Ortada çok ciddi bir dezenformasyon var.”


Prof. Dr. Gümrükçü, toplantıda kararın Avrupa Birliği'ne üye ülkelerde farklı farklı uygulanacağına ilişkin ifadelerin de yer aldığını belirterek, “O zaman Avrupa hukuk birliği olmaz. Bu birliğin temeline ters düşer” dedi.


Bu toplantıda Avrupa Adalet Divanı'nın kararının sadece vizeye indirgendiğini belirten Prof. Dr. Harun Gümrükçü, vize ile ilgili uygulamalarının mahkemenin aldığı karar yanında “Okyanusta bir damla” gibi kaldığını ifade etti. Mahkemenin mevcut haklara 1973 yılı baz alınarak bakılması gerektiğini söylediğine işaret eden Prof. Dr. Gümrükçü, şunları söyledi:

“Berlin'de yapılan bu toplantıda, ATAD'ın kararı, sadece vizeye indirgemiş. Onu da 'Sadece iş adamları gibi bir kısım kişiler için uygulanır' şeklinde yorumlamışlar. Bu toplantı, Berlin gibi Türklerin en kalabalık olduğu şehirde yapılıyor. Avrupa Türklerinin ana sorunu vize değil ki. Onların ana sorunu oradaki ulusal yasalara getirilen kötüleştirmelerdir. 1973 yılı baz alınarak Almanya'daki yabancılar yasaları Türklerin aleyhine ciddi şekilde kötüleştirilmiştir. Oradaki kuruluşların en büyük görevi, bu değişiklikleri saptamaktır. Onu yapacakları yerde kendilerini Alman hükümetinin sözcüsü yerine koymuşlar. Bu çok yanlış bir bakış.”


VİZE KİMLER İÇİN KALKTI?


Prof. Dr. Harun Gümrükçü, vizesiz Avrupa'nın hizmet alan ve satan tüm kesimleri kapsadığına işaret etti.


Hizmet sunan işverenler gibi, hizmet almak isteyen bir hastanın da Avrupa'ya vizesiz girebileceğini savunan Prof. Dr. Gümrükçü, “Siz belki Ren Nehri kıyısında şarap içmek istiyorsunuzdur, bu da hizmet alımına girer. Dolayısıyla hizmet alımı için Avrupa'ya vizesiz girebilirsiniz” dedi.


Harun Gümrükçü, 1973 yılında o dönemdeki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan birliğe İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İrlanda, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksemburg'un üye olduğunu, dolayısıyla alınan kararın bu 9 ülkeyi kapsadığını bildirdi.


Vizesiz Avrupa'nın ne zaman yürürlüğe gireceğine dair tartışmanın ise yersiz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gümrükçü, vizenin mahkeme kararının açıklandığı gün kalktığını söyledi.


KİMLER VİZE ALMAK ZORUNDA?


Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Avrupa Adalet Divanı'nın kararının ardından herkesin Avrupa'ya vizesiz girebileceği düşüncesinin de yanlış olduğunu bildirdi.

Kararın, “eline çantasını alan her Türk vatandaşı Avrupa'ya vizesiz gidebilir” anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Gümrükçü, şöyle devam etti:

“Bir defa geçerli bir pasaportunuz olacak. İkincisi masrafları karşılayacak yaklaşık 3-4 bin avronun hesabınızda olması lazım. Bu da kalacağınız süreyle ilintili olarak değişebilir. Bulaşıcı bir hastalığınızın olmaması lazım. Terörist bir gruba dahil olmamanız lazım. Fundamentalist bir gruba dahil olmamanız lazım. Yani gittiğiniz ülkenin milli güvenliğinizi tehlikeye atacak bir durumda olmamanız lazım. Gideceğiniz ülkeden daha önce sınır dışı edilmemiş olmanız lazım. Bunlar işin istisnaları, bu durumda olanlara vize verilmeyebilir.”


kaynak;milliyet
Bence çok güçlü bir lobiye ihtiyacımız var. Maalesef biz Türk'ler bunu pek beceremiyoruz, haklarımızın arkasında duramıyoruz ya da bize karşı yapılan bir şeye karşı birlik olup itiraz bile edemiyoruz. Genelde benciliz ve hep kendimizi düşünüyoruz. Aman bize bir şey olmasın, aman bize dokunmayan yılan bin yaşasın. Hep bunun korkaklığı var üstümüzde. Ama bugün o yılan yaşıyorsa o yaşadığı sürece dönüp dolaşıp yarın bizi sokması da bir o kadar olasıdır.


Bu vize olayına gelince; Her şeyi devletten bekleyemeyiz, beklemememizde gerekir. İstese devlet bu olayın üzerine gider ve de vizeyi kaldıramaz mı? Pek ala kaldırır. Şu da var ki bunun getirisi olduğu kadar götürüsü de olur. Bir antlaşma imzalanır ama karşılıklı çıkarlar söz konusu olur. O yüzde devlet bizden, bireylerden, halktan ve en çokta sivil toplum kuruluşlarının harekete geçmesini istiyorlar. Böylece Biz bize ait olan haklarımızın arkasına durur ve onu gerekirse söke söke alabilirsek işte asıl o zaman hem millet olarak hem de devlet olarak güçlü oluruz.


Aslında yakın bir zaman içinde bu lobiciliğin ne kadar önemli ve etkili olduğunu "Ermeni soykırımı" olaylarında hepimiz gördük. Bu Ermenistan devletinin yaptığı bir şeymiydi? Hayır. Özellikle Amerika’da yaşayan Ermeni diasporasının güçlü lobicilik faaliyetlerinden başka bir şey değildi fakat dünyayı nasıl da sarstı? Böyle bir şeyin olup olmadığından hiç söz etmiyorum. Benim için önemli olan ne kadar ses getirdiğidir. Ayrıca bazı kuruluşları ve devletleri nasıl harekete geçirdiğidir.


Bizde böyle olmalıyız. Bulunduğumuz ülkelerde değerimizi ve gücümüzü onlara hissettirmeliyiz. Bu da okuyarak ve kendimizi geliştirerek olur. Bilgimizle, zekâmızla, aklımızla fikrimizle, yaptıklarımızla ve yapacaklarımızla olmalı. Bizsiz olamayacaklarını anlamaları gerekir. Bize ihtiyaçları olduklarını kabul etmeleri gerekir. Çünkü biz bulunduğumuz ülkelere çok şey kattık. Bunu kabul etmek zorundalar artık.


Avrupa adalet divanının bu kararı gerçekten bizim lehimize atılmış büyük bir adım, büyük bir fırsat. Ama bunu kullanabilmek önemlidir. Sivil toplum kuruluşları ayaklanmaya başladı yavaş yavaş. İnş arkasını bırakmaz ve bizim olan hakkımızı alana kadar uğraşırlar. Tabi ki; dediğim gibi sadece bu iş onların yapabileceği bir şey değil. Bu konudan muzdarip kişiler, vize alamayanlar, bundan dolayı maddi manevi zararı olan kişilerin mahkemeye başvurması gerekir. Biz mahkemelerden de korkarız ama tır şoförü Soysal'ın avukatının açıkladığına göre yeni açılacak davaların Soysal'ın ki gibi 9 yıl sürmeyeceği, daha kısa sürede sonuçlanacağıdır. Çünkü ATAD'ın vermiş olduğu bu 9 ülkeyi bağlayan bir karar var ortada. Eğer bu vize işini bu önemli davadan sonrada sona erdiremezsek bir daha erdiremeyiz düşüncesindeyim. Ayrıca onlar tarafından "Bir şeyi beceremeyen, hakkımız olan bir şeyi bile onlar vermeden alamayan bir ülke" algısına sahip olmaktan daha ileriye gidemeyiz. Ama gün bugün olmalı; onların her dediklerine boyun eğmeyeceğimizi bilmeleri ve isteyince neler yapacağımızı görmelerinin vakti geldiği düşüncesindeyim.


Ayrıca forumu takıp ettiğimde görüyorum. Belki bazı arkadaşlar dediklerime katılmayabilirler ama bazı kişilerin “ Biz Türk’üz ne kadar zorluk çıkartırlarsa çıkartsınlar karşımıza hepsinin üstesinden geliriz. Yapamayacağımız, beceremeyeceğimiz, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk yoktur” diyorlar. Ben pek böyle düşünmüyorum. Biz hipodromda çalışıp çalışıp da yarış zamanı geldiğinde tüm yüksek engelleri aşan ve aşmak zorunda olan, her başardığında da engelin çıtası artırılarak bu işkencelere maruz kalan bir at değiliz ki. Bu benim gücümün ispatı olamaz ki. Ben eğer canım isterse o yüksek yerlere çıkıp ancak manzara izleyebilmeliyim. Tabi ki kendi bilgi çıtamı da her zaman onlardan bile üstün tutma gayreti içinde bulunmalıyım.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapmanız gerekiyor.

Giriş Yap Üye Ol