Süphesiz dil öğrenimi zor ve bitmeyen bir yoldur. Ve kendi kendinizi geliştirmeniz ancak azimle olur. Gitmenin mümkün olduğu bir ülkenin dilini öğrenmenin en iyi yolunun orada yaşamak olduğunu unutmayın.
Öğrendiğiniz dilin konuşulduğu bir ülkeye gitmek istiyorsunuz ve bunun da o dili öğrenmenin en kolay ve hızlı yolu olduğunu biliyorsunuz. Fakat yeni bir ülkeye adım atmak ilk etapta garip gelebilir. Şöyle ki, yeni bir çevre, kültür ve dile alışmak zaman alacaktır. Ayrıca farklı bir zaman diliminde olmaktan da etkilenebilirsiniz. Ancak rahat olun ve yeni ortamınızı algılamaya çalışın.
1- Yanlış yapın (!): Öğrendiğiniz dilde yapabileceğiniz kadar hata yapın... Her zaman doğru konuşmak durumunda değilsiniz. İnsanlar ne dediğinizi anlayabiliyorlarsa yanlış yapmanız en azından ilk başta önemli değildir. Yabancı bir ülkede yaşıyor olmanız, bir gramer testi değildir.
2- Anlamadıysanız sorun: Başkaları konuşurken, her kelimeyi yakalamak zorunda değilsiniz. Ana fikri anlamak genellikle yeterlidir. Fakat anlamadığınız noktanın önemli olduğunu düşünüyorsanız SORUN!
3- Öğrendiğiniz dili ilgi alanlarınıza sokun: İnsanlar kendilerine ilginç gelen şeyler hakkında konuşmayı severler. Sizin ilgi alanlarınız nelerdir? Bu konular hakkında bulabildiğiniz kadar kelime öğrenmeye çalışın. Çevrenizdeki insanlara da nelerle ilgilendiklerini sorun. Bu büyüleyici bir yöntemdir ve daima yeni kelimeler öğrenmenize yardımcı olur. Böylelikle başkalarını daha iyi anlamaya başladığınızı görürsünüz. İlgi alanları, bir bahçeye yağan bereketli yağmurlar gibidir. Dil becerileriniz hakkında konuşmak, daha hızlı, daha güçlü ve daha iyi öğrenmenize yardımcı olacaktır.
4- Konuşun ve Dinleyin: Her zaman hakkında konuşulacak bir şeyler vardır. Etrafınıza bakının. Size garip ya da farklı gelen bir şeyler varsa hemen konuşmaya dalın. Bu arkadaşlığınızı geliştirmenize de yardımcı olacaktır. İnsanları dinleyin, ancak kelimelerin telaffuzunu ve dilin ritmini yakalamak için dinleyin. Bildiğinizi mutlaka kullanın. Pek çok dilde kelimeler birbirinden türetilmiştir. Bu durumda kelimenin anlamını, konunun içindeki anlamından çıkarmaya çalışın. Ülkenin yerli vatandaşlarıyla konuşurken, konuşmayı sürdürmeye çalışın. Karşınızdakinin söylediğini anlamadığınızda paniğe kapılmayın. Ana fikri anlamaya çalışın ve konuşmayı sürdürün. Hala anlamakta zorlanıyorsanız cümleyi tekrarlamasını isteyin. Konuşmaya devam ederseniz, konuşmanın süreci içerisinde konu daha anlaşılır hale gelecektir. Dilinizi geliştirmek ve yeni kelimeler öğrenmek için iyi bir yöntemdir bu, ancak dikkat: Hani derler ya, "duyduğun her şey inanma, kendi söylediklerinin de yarısına inan"...
5- Sorun, soru sorun: Merakımızı gidermenin daha iyi bir yolu da yok zaten. Sorular konuşmaya başlamanıza yardımcı olduğu gibi konuşmayı sürdürmenize de yardımcı olacaklardır.
6- Kullanıma dikkat edin: Kullanım kelimesi genellikle insanların nasıl konuştuklarını izlemektir. Bazen kullanım çok da eğlenceli bir hale dönüşebilir. İnsanların konuşma biçimleri, kelimeleri sizin söylediğinizden farklı telaffuz etmeleri size garip gelebilir. Kullanım en basit şekliyle dilin genellikle ve doğal olarak nasıl kullanıldığını ifade eder.
7- Bir not defteri taşıyın: Yanınızda daima bir not defteri ve kalem bulundurun. Yeni bir kelime duyar ya da okursanız hemen not edin. Daha sonra bu kelimeleri konuşmalarınızda kullanmaya çalışın. Yeni deyimler öğrenin. Çoğu birer deyim dili olan yabancı dilleri çalışmanın en eğlenceli yanlarından birisi de deyimleri öğrenmektir. Bu deyimleri defterinize yazın. Öğrendiklerinizi konuşmalarınıza uygularsanız daha çabuk hatırlar ve konuşursunuz.
8- Bir şeyler okuyun: Başka bir dili öğrenmenin en iyi üç yolu: Okumak, okumak ve okumaktır. Okuyarak yeni kelimeler öğrendiğimiz gibi hali hazırda bildiklerimizi de uygulamış oluruz. Sonraları bu kelimeleri kullanmak, duyduğumuzda anlamak daha da kolaylaşacaktır. Gazeteler, dergiler, tabelalar, reklamlar, otobüslerin üzerindeki şeritler ve daha ne bulursanız okuyun.
9- Herkesin bir ikinci yabancı dil öğrenebileceğini unutmayın, gerçekçi ve sabırlı olun, dil öğrenmenin zaman ve sabır istediğini akıldan çıkarmayın.
10- Yeni bir dil öğrenmek aynı zamanda yeni bir kültürü de öğrenmektir: Kültürel kurallara karşı rahat olun. Yeni bir dil öğrenirken o kültürün size katı gelebilecek kural ve alışkanlıklarına karşı da duyarlı olun. Öğrenmek için konuşmanız gerekir. Sınıfta ya da sınıf dışında soru sormaktan çekinmeyin.
11- Sorumluluk alın: Kendi dil öğrenim sürecinizden kendiniz sorumlusunuz. Yabancı dili öğrenirken, öğretmenin, kursun ve kitabın elbette ki önemi vardır ancak "en iyi öğretmenin yine kendiniz" olduğu kuralını unutmayın. İyi bir öğrenim süreci için amaçlarınızı tespit etmeli ve sizi amaçlarınıza ulaştıracak çalışmaları yapmalısınız.
12- Öğrenme şeklinizi organize edin: Organize edilmiş şekilde öğrenmek, çalıştığınız şeyleri hatırlamanıza yardımcı olacaktır. Sözlük ve iyi kurs materyalleri kullanın.
13- Sınıf arkadaşlarınızdan da öğrenmeye çalışın: Aynı sınıftaki diğer öğrencilerin sizinle aynı seviyede olması onlardan bir şeyler öğrenemeyeceğiniz anlamına gelmez.
14- Hatalarınızdan öğrenmeye çalışın: Hata yapmaktan korkmayın, herkes hata yapabilir. Eğer soru sorarsanız hatalarınızı yabancı dili öğrenmede kendiniz için bir avantaj haline getirebilirsiniz. Kullandığınız cümleyi daha değişik bir söyleme şekli var mı gibi...
15- Öğrendiğiniz dilde düşünmeye çalışın: Örneğin bir otobüste giderken nereye gittiğinizi, nerede olduğunuzu, kendinize o dilde tarif edin. Böylece hiçbir şey söylemeden içinizden dil pratiği yapmış olursunuz.
16- Son olarak dil öğrenirken eğlenin: Öğrendiğiniz cümle ve deyimlerle değişik cümleler yapın. Sonra yaptığınız cümleyi günlük bir konuşma esnasında deneyin, bakalım yerinde kullanabilecek misiniz? Hayatın tecrübeden ibaret olduğu söylenir ya, yabancı dil öğrenmek tamamıyla öyledir...
Daha İyi Ogrenmek ve Daha Iyi Notlar Almanın On Etkili Yolu
Çoğunuz daha iyi notlar almak istersiniz fakat puanlarınızı yükseltmenize tam olarak neyin yardımcı olacağından emin değilsinizdir. Odaklanmada sorun yaşıyor veya çok çabuk sıkılıyor olabilirsiniz. Daha iyi notlar almak için çok fazla çalışmanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Fakat mesele bu değil. Daha iyi hatırlamanızı, daha etkili çalışmanızı, daha kısa zamanda daha çok şey öğrenmenizi, daha fazla bilgiyi aklınızda tutmanızı ve fiilen daha iyi notlar almanızı sağlayacak şekilde odaklanmanıza yardım edecek birkaç basit teknik mevcuttur.
10. Her dersi takip edin: Bu teknik sıkça gözden kaçırılır. Bazı öğrenciler sabah uyanmakta güçlük çekebilirler. Bazıları da alışverişe gitmek için okulu ihmal eder. Bir saat derse gitmeyen çoğu öğrencinin bunu telafi etmek için birkaç saate ihtiyacı vardır.
9. Sınıfın ön tarafında oturun: Sınıfın ön tarafında oturmanızın yanınızda oturan kişiyle ayak şakası yapmanızı güçleştireceğini biliyoruz. Fakat ön sırada oturmak, derse odaklanmanızı ve daha çok dikkat etmenizi sağlamak suretiyle daha fazla bilgiyi aklınızda tutmanıza yardımcı olur. Bu aynı zamanda profesörün yüzünüzü tanımasına imkan verir ve not zamanı geldiğinde daha sevecen duygulara sahip olmasına yol açabilir. Profesörler bazen tanıdıkları öğrencilere karşı, arka sıralardaki yüzü bilinmeyen öğrencilere olduğundan daha müşfiktirler.
8. Sınıfta soru sormaya ve cevap vermeye istekli olun: Bu sadece öğretim üyesinin daha fazla dikkatini çekmez, aynı zamanda sıkılmanızı ve uyumanızı engeller. Bunun ek faydası, söylesinler veya söylemesinler, bazı öğretim üyelerinin size sınıftaki katılımınızdan dolayı fazladan kredi vermeleri olacaktır.
7. Ödevlerinizi vaktinde tamamlayın: Bu, diğer dersler, işler ve sosyal yaşamınız yüzünden genellikle zor olur. Okuma ödevlerini vaktinde tamamlayan öğrenciler daha çok şeyi akıllarında tutar ve sınavlar için daha az çalışmak zorunda kalırlar. Ödevlerinin tamamını yapıp final sınavları için rahatça çalışmaya başlayan öğrenciler tanıyoruz, oysa arkadaşları için bu sınavlar bir kabustur. Bunun kolay bir şey olmadığını biliyoruz.
6. İlk anda hoşunuza giden ve ilginç bulduğunuz dersleri seçin: Bir dersten hoşlanır ve onu ilginç bulursanız, doğal olarak sıkılmadan daha fazla ilgilenebilirsiniz. Muhtemelen dersleri ve okuduklarınızı daha fazla hatırlarsınız. İlginizi çekecek ve sizi çalışmaya sevk edecek ilginç bölümleri seçin.
5. Her gün küçük bir bölümü çalışın: Her gün küçük bir bölüm çalışmak, her hafta 10 saatlik ders boyunca öğretilenleri topluca öğrenmeye çalışmaktan çok daha kolaydır. Böylece, evde sizi bekleyen bir yığın çalışma yükü için suçluluk duygusuna kapılmadan diğer şeyler için daha fazla boş zamana sahip olabilirsiniz.
4. Test tipleri konusundaki güçlü ve zayıf yanlarınızın farkında olun: İnsanların değişik test tiplerine karşı tutumları farklık gösterir. Bazıları çoktan seçmelilerin veya kısa cevapların üstesinden daha iyi gelirken, kimileri de kompozisyonda iyidir. Şayet test tipini seçme imkanı verilirse, daha üstün olduğunuz tipi seçin. Bu alanlardan birinde zayıfsanız, nasıl daha iyi hale gelebileceğinizi öğrenmenizi öneririz. Ayrıca, profesörünüzün not verirken kullandığı ölçütleri de iyi anlayın.
3. Bir çalışma grubu oluşturun veya mevcut bir gruba katılın: Karmaşık materyalleri veya fazlaca okuması olan dersleriniz varsa, arkadaşlarınızla bir çalışma grubu oluşturmayı düşünün. Birbirinize sorular sorun ve açıklamalar yapın. Şayet çok büyük bir materyal yığını varsa, birbirinize rapor etmek üzere parçalara bölebilirsiniz. Grup içindeki diğer şahıslardan daha fazla şey bildiğinizi fark ederseniz, bu çalışma oturumlarından yine de daha karlı çıkabilirsiniz. Düşüncelerinizi formüle etmek için pratik yapmış olacaksınız. Arkadaşlarınızın notlarını C'den B'ye çıkarırsanız, sizin notunuz da muhtemelen B'den A'ya çıkacaktır. Bununla birlikte, testler aşırı rekabetçi ise ve notlar sınıfın seviyesine göre bir eğri oluşturacaksa, çalışma grubunuzun seviyesini ölçmeniz gerekir. Kendi başınıza çalışmak için zamanınız olsun.
2. Çalışırken hedefler belirleyin ve ara verin: Ne kadar çalışmak zorunda olduğunuzu ve bunun ne kadar süreceğini hesaplayın. Belirli bir çalışma bölümünü tamamlamayı hedefleyin ve ondan sonra çalışmaya ara verin. Çalışırken konuya çok iyi odaklanın. Ara verdiğiniz zaman ayağa kalkın, etrafta yürüyün ve vücudunuzla beyninize kan akışı olmasını sağlayın. Bir arkadaşınızla çalışıyorsanız onunla konuşun ve diyalog kurun. Şayet bütün çalışmalarınızı son dakikaya bırakır ve kendinizi 7 saatlik çılgınca bir çalışma oturumunun içinde bulursanız ara vermeniz daha güç olacaktır, fakat yine de ara vermeniz kafanızın daha iyi çalışmasını sağlar. Ara verilerek düzenli hale getirilmiş bir çalışma, kendinizi kapıp koyuvermenizden daha çok işe yarar.
1.Bir masa başında sandalyede dik oturarak çalışın: Bütün okuma, yazma ve öğrenme çalışmalarınızı masa başında, bir sandalyede dik biçimde oturarak yapın. İyi bir aydınlatma, temiz hava ve yanı başınızda içecek bir şeyler bulunmasına dikkat edin. Bu, çalışmadan daha fazla şey elde etmenin ve daha iyi notlar almanın en önemli tekniğidir. Pek çok kişi çalışmak için yere uzanır, yatağa oturur veya kanepeye yaslanır. Şayet yere uzanırsanız, uyuklamanız ve sonunda uykuya yenilmeniz mümkündür. Yayılıp oturursanız kafanız dağılır. İyi aydınlatılmış bir odada dik oturarak çalışırsanız, konuya daha iyi odaklanırsınız. Bu şekildeki bir saatlik çalışma, yatak veya kanepe üzerinde yapılan iki saatlik çalışmaya denktir. Bu, dinlenmek ve eğlenmek için daha fazla zaman anlamına gelir.
İyi şanslar. İyi çalışma alışkanlıklarına sahip olduğunu bildiğimiz insanlar daha az streslidirler ve imtihan öncesinde daha az çalışmak zorunda kalırlar. Bu onların aynı zamanda daha iyi notlar almasını sağlar.
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol