Bir vatandas gozuyle Sosyal streslerimizden olsa gerek bir cok insanimiz, Halen eslerinden ayrilma yondemini moda haline getirmekdedir!!!Sir olarak bu sikayetleri saklamayip Gerekli SAglik kurumlarindan yardim Aramaliyiz!!
Yalan Sozleri One Surerek Hukuku bir cozum gibi gormeyelim ,Adliyelerin onunu(bosanma davalari)icin doldurmak icin Ozen gostermeye Dikkat edelim!!
bireysel olarak sagligimiza dikkat etmeliyiz,gerekli tedavi merkezlerinden yardim isdemeliyiz
aile icin (soguklasma -uzaklasma ) Ayri yasamanin tek cikar yol oldugunu dusunmekle cocuklarimiza olan sevgi ve sevgiyi vermeyip , insanlardan uzaklasmakla cocuklarimiza kotu ornek (ebeveyn) olmakdayiz, sagliga bagli ic cokuntunun (depresyon) Rahatsizligi yuzunden
sorumsuzca dogasal saglik sorunlarina uzman Doktorlarimizdan Yardim isdemeliyiz
malesef (hosgoru ) tabirini ............UNUTMUS GIBIYIZ.......................................!!!
bir seylerin yaslandikca fisiksel kayip oldugunu ve bu yuzdendir,ki Ailelerde moda haline gelmis bosanma(tamamen ayri yasam) i sorumsuzca secerek Avrupali yasam modasina uymakdan uzak duralim....!!cocuklarimizi ucuncu kisilere(kurumlara)birakmiyalim!!!
saglikli huzurlu mutlu yarinlar dilegiyle hosca kalin!!baris dolu Beraberlikler sizlerin olsun!!
http://www.binbirsohbet.net
Orta yaş üzeri erkeklerve bayanlarin dikatine......... bu krize dikkat...
Hayal kırıklığı, öfke ve umutsuzluğa daha çok mu kapılmaya başladınız
Orta yaş dönemi erkeğin hormonal ve psikolojik açıdan birçok değişimler yaşadığı periyottur. 45 -50 yaş arasında belirginleşen bu dönemde erkekler hayal kırıklığı, öfke, umutsuzluk gibi duygular içinde sürüklenir, gençlik yıllarının geride kaldığının farkına varmasıyla davranış değişimleri gösterir.
Erkeklerde de tıpkı kadınlardaki gibi bir orta yaş krizi dönemi söz konusudur. Kadınlardaki ‘menopoz’ erkeklerdeki ise ‘andropoz’ olarak adlandırılır. Pek çok hanım eşinin değiştiğinden hatta tuhaflaştığından; spor bir araba almaktan bahsettiğini, kırışıklık kremleri kullanmaya spor ve diyet yapmaya başladığından söz eder.
Bu evrede erkekler psikolojik olarak yaşlanmadıklarının ispatı içindedirler. Andropoz olarak adlandırılan bu süreç içinde yaşanan psikolojik değişimler aile düzenini etkileyebilmektedir. Bu süreçte yıllar boyu süren evliliklerin bitme noktasına geldiği biliniyor. Ancak eşler arasındaki anlayış ve tutumun bu dönemin atlatılmasında oldukça önemli olduğunu unutmamak gerekir.
ANDROJEN EKSİKLİĞİ
Andropoz terimi yaygın kullanımına rağmen çok doğru bir tanımlama değildir. Kadınlarda menopozla birlikte üreme özellikleri tamamen ve akut olarak bitmesine karşın, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yaşa rağmen devam edebilir. Bu bağlamda “yaşlanan erkeklerde androjen eksikliği andropoz’a göre daha doğru bir tanımdır. 39- 70 yaşları arasındaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yılda yaklaşık %.1.2 oranında düştüğü gösterilmiştir.
YAPAY HORMON VERİLEBİLİYOR
65 yaş üstü erkeklerin yaklaşık %25-50 sinde biyo-yararlanılabilir testosteron düzeylerinde düşüş gerçekleşmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine dışarıdan yapay olanı verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya çıkmaktadır.
Elbette yaştan bağımsız olarak, genetik bozukluklar, şişmanlık, çeşitli hormonal dengesizlikler (büyüme hormonu, tiroid hormonları, insülin), alkol, stres ve kronik hastalıklar da kan testosteron düzeylerinde düşmeye sebep olabilmektedir.
PSİKOLOJİK VE CİNSEL DEĞİŞİMLER YAŞANIR
Erkeklerde yaşlanmaya bağlı olarak erkeklik hormonu olarak adlandırılan testosteronun kandaki seviyesinin azalmasına andropoz adı verilmektedir. Erkekte testosteron hormonunun azaldığı andropoz dönemi sadece psikolojik ve cinsel değişimlerin yaşandığı değil bazı sağlık sorunlarının da ortaya çıkabildiği bir dönemdir. Çünkü testeron hormonu yalnızca cinsel fonksiyonu yöneten bir hormon değildir.
Kaslar, kemik yoğunluğu üzerinde ve kırmızı kan hücrelerinin üretiminde etkili rol oynar. Kalp krizinin erkekleri tehdit ettiği bir dönemdir aynı zamanda bu dönem. İşte bu dönemin bilincinde olan hanımlar gerek eşlerine verecekleri psikolojik destek gerekse sağlıklı ve kaliteli bir yaşam planlamasıyla iyi bir kriz yönetimi oluşturabilirler.
EŞİNİZ ANTRAPOZA MI GİRİYOR?
Andropoz belirtileri nelerdir? Her erkekte bu belirtiler çok belirgin bir şekilde sergilenmeyebilir. Erkekler 30’lu yaşların ortalarından itibaren hormonal değişimler yaşamaya başlar, yaşla birlikte hormon dengesi giderek bozulmaya başlar. Cinsel istekte azalma ve cinsel fonksiyon bozuklukları belirmeye başlar. İsteksizlik, motivasyon kaybı, bağışıklık sisteminde düşüş, enerji kaybı, yağlanma, kas kaybı süreci takip eder. 50’li yaşlardan itibaren daha belirgin bir hal alır Andropozun hangi yaşta ortaya çıkacağı kişiden kişiye farklılık gösterir.
iÅžTE BELiRTiLERi
Andropoz belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:
Halsizlik -aşırı uyku ya da uykusuzluk
Ani ateş basması
Kilo artışı, bel çevresi ve göğüslerde yağlanma
Kas ve eklem ağrıları, güç kaybı
Bel çevresi, karın ve göğüslerde yağlanma.
Konsantrasyon bozukluÄŸu
Cinsel istekte azalma
Cinsel fonksiyon bozuklukları
Sinirlilik, gerginlik,depresif ruh hali
Hafızada zayıflama
NE YAPMALISINIZ?
Andropoz ile ilgili şüphe duyuyorsanız basit bir kan testi sizi aydınlatacaktır. Andropozun teşhisinde androjen (erkeklik hormonu) oranı tespit edilecektir. Bu dönemde üroloji uzmanına görünmeli kulaktan duyma ilaçlardan kaçınmalısınız. Bu süreç kimi erkek için psikolojik olarak yıpratıcı bir dönem olabilmektedir. Böyle bir tablo ile karşı karşıyasanız bir uzman desteği almalısınız.
KORUYUCU ETKiLER
Yapılan araştırmalar, ‘’sağlıklı beslenme ve sporla andropozu yenmek mümkün’’olduğunu gösteriyor. Androjen hormonlarının eksikliği, vücut yapısı değişikliğine sebep olabiliyor. Özellikle karın ve bel çevresinde 10-15 kg civarı yağlanma olabiliyor. Şişmanlık, tiroid, insülin hormonlarındaki dengesizlik, alkol, stres, kronik hastalıklar kan testosteron düzeyinde düşmeye neden olmaktadır. Yüksek yaşam kalitesi yani sağlıklı ve dengeli beslenme, spor, alkol, sigara ve stresten uzak bir yaşam sizi andropoz ve etkilerinden koruyacaktır.
NASIL BESLENMELİSİNİZ?
Bu dönemde gerek kilo almamak gerekse kas yoğunluğunu kaybetmemeniz gerektiğini unutmayın. Kalbinizle dost gıdaları tercih etmeli,başta alkol ve sigara olmak üzere stresten ve yaşam kalitenizi düşürecek şeylerden kaçınmalısınız.
ANTİOKSİDANLAR VE VİTAMİNLER
Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme sistemi size ihtiyacınız olan vitamin ve antioksidan desteğini sağlayacaktır. Balık, yeşil, biber, havuç, ıspanak, tahıllar. Günlük beslenme programınız içerisine süt ürünleri ile tahıllar yeşil yapraklı sebzeler ve meyveye yer verin. Omega 3 ve B vitamini bu dönemde önemli vitaminlerdendir. Soya, zeytinyağı ve kanola yağını tercih edin.
AKLINIZDA BULUNSUN
Kolesterolü kontrol altında tutacak beslenme alışkanlığı edinin
PSA ölçümünüzü yaptırın, prostat kontrolünde bulunun
E vitamini kullanımını kontrolleriniz doğrultusunda doktorunuz belirlemeli
Hipertansiyon sizin için risktir
Cinsel fonksiyon bozukluklarında kulaktan dolma ilaçları kullanmayın
Eşler arası destek, mutlu aile ortamının korunması psikolojik etkilerin önlenmesinde büyük rol oynar.
Yürüyüşü ihmal etmeyin.
KEMİKLERİNİZİ KORUYUN
Osteoporoz (kemik erimesi), andropoz ile ortaya çıkabilen bir durumdur. Bu nedenle beslenme prensibi içinde kalsiyumdan zengin besinler bulundurmak yararlı olacaktır. Süt,yoğurt,peynir, pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyvelerdir
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hastal%C4%B1k
http://www.hizmethastanesi.com/index2.php?islem=saglik_rehberi_detay&saglik_rehberi_id=177&tedavi_unitesi_id=133
http://www.hizmethastanesi.com/index2.php?islem=saglik_rehberi&kategori_id=21
http://saglik.tr.net/erkek_sagligi_andropoz.shtml
http://saglik.tr.net/erkek_sagligi_andropoz.shtml
Andropoz
--------------------------------------------------------------------------------
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Gerçekte erkeklerde bu dönemde belirgin bir hormonal değişim olmaz, ancak 50‘li yaşlardan itibaren yaşa bağlı değişimler ve buna bağlı performans azalmaları ortaya çıkar. Yaşa bağlı değişimler şunlardır;
Testislerde küçülme ve sertleşme ( testosteron azalmaz )
Ereksiyonda güçlük, olduğunda uzama
Yavaş ve güçsüz meni çıkarma
Bu değişimleri etkileyen en önemli faktörler ise şöyle sıralanabilir ;
Vücut değişimleri, kas gücünde azalma, çabuk yorulma
Kalp-damar hastalıkları
Solunum sistemi hastalıkları
Şeker hastalığı
Dejeneratif eklem hastalıkları
Prostat hastalıkları, operasyonlar
Kullanılan bazı ilaçlar ( tansiyon, depresyon vb.)
Alkol, sigara
Başarısızlık korkusu
Cinsel ilişki sırasında ölme korkusu
Monotonluk
Beklentilerin azalması
Toplumun yaşlı cinselliğini yok farz etmesi
Kendine ait bir mekana sahip olamama
Sosyo-ekonomik güçlükler
Hanımlarda olduğu gibi hormon tedavisine gerek yoktur çünkü üretim azalmamıştır. Ancak genel sağlık sorunlarının yanında özellikle damar hastalıklarına bağlı olarak gelişen sertleşme problemi ve prostat büyümesine bağlı idrar sıkıntıları nedeniyle düzenli hekim kontrolleri gereklidir.
Eğer sertleşme olamıyorsa, günümüzde çok çeşitli ve güvenli penil protezler (mutluluk çubuğu) basit operasyonlar ile uygulanabilmektedir.
Prostat büyümesi önemlidir çünkü idrar yolunu tıkayarak çok rahatsız eder. Bu durumda kolay ancak dikkatle gerçekleştirilen operasyonlar başarı ile yapılmaktadır. Bu operasyonlardan sonra sertleşme biraz güçleşmekte, meni çıkarma işlevi son bulmaktadır.
http://www.ntvmsnbc.com/news/422679.asp
Andropozdan utanmayın
Andropoz, erkeklik hormonu takviyesi ile kontrol altında tutulabiliyor. Andropoza giren erkeklerin bazıları ise yaşadığı süreçten utandığı için doktora gitmek yerine kendini toplumdan soyutlayarak içine kapanabiliyor.
DİĞER HABERLER
• Folik asit ve B6, B12 vitamini kanseri önlemiyor
• Dünyada en yaygın hastalık mide hastalığı
• ‘Antiaging, yaşam biçimi olmalı’
• Türkiye’de kanserli hasta sayısı artıyor
• Sağlıklı beslenmede Akdeniz mutfağı örnek
SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
• Folik asit ve B6, B12 vitamini kanseri önlemiyor
• Seks hakkında bilmek istediğiniz herşey
• Zevkli seks için 9 öneri
• Dünyada en yaygın hastalık mide hastalığı
• Kadın elinde daha çok mikrop var
İSTANBUL - Ani ateş basmalarından cinsel güç kaybına, unutkanlıktan, eklem ve kas ağrılarına kadar bir çok şikayeti de beraberinde getiren andropoz, ileri yaş erkeklerinin önemli sorunlarından biri. İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Başhekimi ve Üroloji Bölüm Başkanı Uzm. Opr. Dr. Osman Akalın andropozla hakkında merak edilen soruları yanıtladı.
Andropoz nedir?
İleri yaş erkeklerdeki testesteron yani erkeklik hormonundaki düşüş, andropoz olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda erkeklik hormonu tamamen ortadan kalkmaz. Buna ‘androjen yetersizlik sendromu’ adı verilir. Erkeklerde bu olay kadınlardaki gibi bıçak sırtı bir gelişim göstermemekte sadece erkeklik hormonunun azalmasına bağlı olarak bazı belirtileri de beraberinde getirmektedir.
Erkeklik hormonu azalması olan andropozun belirtileri nelerdir?
Andropoz, psikolojik ve bedensel belirtiler ile cinsel yakınmalar ile kendini gösterir. Andropozun psikolojik belirtilerinde; depresif bir ruh hali, sinirlilik, kaygı, motivasyonda azalma ve kronik yorgunluk hissi görülür. Hafıza da olumsuz etkilendiği için unutkanlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Hastada var olan bir zihinsel problem andropoz ile tetiklenir.
Bedensel belirtilerinde; ani ateş basmaları, yaygın kas ve eklem ağrıları, uyku ihtiyacının artması, halsizlik, işe konsantre olamama gibi durumlar ortaya çıkar.
Seksüel belirtilerde ise; erkeklik hormonunun düşüklüğü sonrası libido denilen cinsel isteğin azalması görülmektedir. Andropozda ereksiyon problemleri çok sık görülmektedir. Erkeklerde ileri yaşın getirdiği osteoporoz durumları yani kemik erimesi, andropoz ile ortaya çıkan durumlardan biridir.
ERKEKLER İÇİNE KAPANABİLİYOR
Genellikle 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülen andropoz, seksüel performansta düşüklüğe bağlı olarak yıpratıcı bir strese neden olmaktadır. İçinde bulunduğu sıkıntıyı agresif hareketlerle dışa vuran hasta, çevresindeki olur olmaz her şeye sinirlenmeye başlar. Bu psikolojik bozukluk ise zamanla kişinin çekilmez bir hal almasıyla devam eder.
Tanısı nasıl konulur?
Çok basit bir kan tahlili ile erkeklik hormonu düşüklüğü ve oranı tespit edilebilir. Hastanın şikayetleri dinlendikten sonra üroloji uzmanının yapacağı fiziksel muayenede, hastanın testislerinde bir ufalma, kıvamında yumuşama, peniste küçülme, hastanın kas kitlesinde azalma gibi bulgular, andropoz belirtileridir. Sonrasında da kan tahlili ile tanısı konulur.
Andropoz yaşı kaçtır?
Erkeklerde andropoz durumunun hangi yaşlarda ortaya çıkacağı her hasta için farklıdır. Bazı erkeklerde 50’li yaşlardan sonra bazılarında ise 80’li yaşlar ile birlikte andropoz belirtileri görülebilir. Andropoz, erkeğin kaçınılmaz sonu değildir, her erkekte ortaya çıkan bir durum da değildir. Her hastada andropoz belirtileri görülmediği için tedaviye de gerek olmayabilir.
Andropozun tedavisi nedir?
Hastaya erkekli hormonu dışarıdan tablet, iğne ya da cilde yapıştırılan yavaş emilimli bantlar ile verilerek andropoz ile ortaya çıkan bedensel belirtilerin düzeldiği, hastanın kendine güven hissinin geri geldiği, fiziksel ve konsantrasyon gücünün arttığı, cinsel arzudaki azalmanın kaybolduğu bilinmektedir.
Erkeklik hormonu tedavisinin olumsuz etkileri var mıdır?
Yaş büyümesi ile prostat büyümesi adayı olan erkeklerde, dışarıdan erkeklik hormonu takviyesi ile prostat kanseri riski de kendini göstermektedir. Prostat kanseri testesteron ile beslenen bir kanser türü olduğu için bu hastalarda öncelikle erkeklik hormonunun yok edilmesine yönelik tedaviler uyguluyoruz. Testesteron yüksekliğinin prostat kanserine yol açtığı ispat edilmemiş olsa da, hastada tanı konulmamış bir prostat kanseri varsa bu durum, hastalığın alevlenerek çok hızlı ilerlemesine yol açmaktadır. Testesteron hormonu, iyi huylu prostat büyümesi riskini artırmaktadır. Ancak hastaların, sıkı bir takip altında erkeklik hormonu takviyesi almalarında bir sakınca yoktur. Tedavide kullanılacak hormonun dozu da, hekim tarafından belirlenmelidir.
Andropozu önlemek mümkün müdür?
Andropoz, erkekler için önlenemez bir süreçtir. Hayatın ilerleyen dönümlerinde ortaya çıkan doğal bir gidişattır ve yalnızca bunun hekim kontrolü ile hayat kalitesini düşürmesine izin verilmeden yaşanması söz konusu olabilir.
Geçenlerde bir tv de doktor sperm üretiminin fazla olması prostat kanseri riskini azalttığını bu hücrelerin üretiminin fazlalığının kanseri yenmede fayda sağladığını söylüyordu yanlış hatırlamıyorsam. Buda testestoronun fazla salgılanmasından deyilmidir? Siz de tam tersine prostat kanserine veya hızlandıracağına delil gösteriyorsunuz.Dedem prostat kanserinden öldü. Basbam şu an 85 yaşında prostat kanseri, bendede andropoz belirtilerinin tamamı var. Sizin dediğiniz gibi tedavi görsem demekki genetik kanser olayını tetikliyeceğim ,tedavi olmazsam erkeklik gidiyor . Benim ne yapmam lazım. isimsiz
http://www.insanvesaglik.com/andropoz-uroloji
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Gerçekte erkeklerde bu dönemde belirgin bir hormonal değişim olmaz, ancak 50‘li yaşlardan itibaren yaşa bağlı değişimler ve buna bağlı performans azalmaları ortaya çıkar. Yaşa bağlı değişimler şunlardır;
Testislerde küçülme ve sertleşme ( testosteron azalmaz )
Ereksiyonda güçlük, olduğunda uzama
Yavaş ve güçsüz meni çıkarma
Bu değişimleri etkileyen en önemli faktörler ise şöyle sıralanabilir ;
Vücut değişimleri, kas gücünde azalma, çabuk yorulma
Kalp-damar hastalıkları
Solunum sistemi hastalıkları
Şeker hastalığı
Dejeneratif eklem hastalıkları
Prostat hastalıkları, operasyonlar
Kullanılan bazı ilaçlar ( tansiyon, depresyon vb.)
Alkol, sigara
Başarısızlık korkusu
Cinsel ilişki sırasında ölme korkusu
Monotonluk
Beklentilerin azalması
Toplumun yaşlı cinselliğini yok farz etmesi
Kendine ait bir mekana sahip olamama
Sosyo-ekonomik güçlükler
Hanımlarda olduğu gibi hormon tedavisine gerek yoktur çünkü üretim azalmamıştır. Ancak genel sağlık sorunlarının yanında özellikle damar hastalıklarına bağlı olarak gelişen sertleşme problemi ve prostat büyümesine bağlı idrar sıkıntıları nedeniyle düzenli hekim kontrolleri gereklidir.
Eğer sertleşme olamıyorsa, günümüzde çok çeşitli ve güvenli penil protezler (mutluluk çubuğu) basit operasyonlar ile uygulanabilmektedir.
Prostat büyümesi önemlidir çünkü idrar yolunu tıkayarak çok rahatsız eder. Bu durumda kolay ancak dikkatle gerçekleştirilen operasyonlar başarı ile yapılmaktadır. Bu operasyonlardan sonra sertleşme biraz güçleşmekte, meni çıkarma işlevi son bulmaktadır.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi Başkanı ve Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Uğur Yılmaz, erkeklerde doğum kontrolü yöntemi olan vazektominin çocuk istemeyen çiftler için çok etkili bir yöntem olduğunu belirterek “Erkekte tüplerin bağlanması hem doğum kontrolü yöntemi olarak faydalıdır, hem de cinselliğin kalitesini artırır†dedi ve ekledi:
Erkeklerde daha kolay
Doğum kontrol yöntemlerini sayarken genellikle kadının uygulayacağı yöntemler bilinir. Oysa erkeğin tüplerinin bağlanması çok etkili bir doğum kontrol yöntemidir. Erkeklerde doğum kontrolü, kadınlardakinden daha da kolaydır. Erkeklerde tüplerin bağlanması diğer yöntemlere göre çok avantajlı. Örneğin uzun süre ilaç kullanmayı gerektirmiyor. Ya da kadınlarda tüplerin bağlanması genel anestezi gerektirdiği halde erkeklerde lokal anestezi kullanılıyor…
Erkeklerde doğum kontrolü cerrahi olarak çok basit bir işlemdir. Öncelikle lokal anestezi ile yaptığımız için hasta için sonrasında sorunlar oluşmuyor. İşlem sırasında sperm kanallarının bulunduğu bölgeyi uyuşturuyoruz. Daha sonra küçücük bir kesi ile o kanalları çıkartıp bağlayıp aradan küçük bir parça çıkartıyoruz. Hasta sabah gelirse öğleden sonra günlük hayatına devam edebiliyor. Sadece 2-3 gün ağır iş yapmasını istemiyoruz…
Avrupa’da çok yaygın..
Avrupa’da ve Amerika’da çok yaygın olan tüp bağlanması işlemini ülkemizde genellikle 2-3 çocuk sahibi olan 40 yaşın üstündeki erkekler tercih ediyor. Ancak ne yazık ki bu yöntem toplumumuzda çok bilinmiyor. Cinsel fonksiyonu olumsuz etkileyeceği sanılıyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Sadece çiftler artık çocuk sahibi olmak istemiyor, bu riski ortadan kaldırmak istiyorlarsa bu yöntem gayet sağlıklı bir şekilde uygulanır. Aksine, işlem cinsellikte faydalı olabilir. Çünkü prezervatif veya geri çekme yöntemi kullanan çiftlerin o sıradaki gerginlikleri olmayacağı için cinsellik de olumlu etkilenir. Tüplerin bağlatılması operasyonu çok basit bir işlemdir. Ancak çok dikkatli ellerde ve hijyenik bir ortamda yapılması gerekir.
İşlemi yaptırmaya karar verirken bu iÅŸin sıklıkla yapıldığı yerler tercih edilmeli. Çünkü enfeksiyon riski çok önemli. Buna dikkat etmeliâ€
http://www.insanvesaglik.com/erkekte-dogum-kontrolu-cinsellige
http://www.xsir.net/saglik/33501-andropoz.html
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Gerçekte erkeklerde bu dönemde belirgin bir hormonal değişim olmaz, ancak 50‘li yaşlardan itibaren yaşa bağlı değişimler ve buna bağlı performans azalmaları ortaya çıkar. Yaşa bağlı değişimler şunlardır;
Testislerde küçülme ve sertleşme ( testosteron azalmaz )
Ereksiyonda güçlük, olduğunda uzama
Yavaş ve güçsüz meni çıkarma
Bu değişimleri etkileyen en önemli faktörler ise şöyle sıralanabilir ;
Vücut değişimleri, kas gücünde azalma, çabuk yorulma
Kalp-damar hastalıkları
Solunum sistemi hastalıkları
Şeker hastalığı
Dejeneratif eklem hastalıkları
Prostat hastalıkları, operasyonlar
Kullanılan bazı ilaçlar ( tansiyon, depresyon vb.)
Alkol, sigara
Başarısızlık korkusu
Cinsel ilişki sırasında ölme korkusu
Monotonluk
Beklentilerin azalması
Toplumun yaşlı cinselliğini yok farz etmesi
Kendine ait bir mekana sahip olamama
Sosyo-ekonomik güçlükler
Hanımlarda olduğu gibi hormon tedavisine gerek yoktur çünkü üretim azalmamıştır. Ancak genel sağlık sorunlarının yanında özellikle damar hastalıklarına bağlı olarak gelişen sertleşme problemi ve prostat büyümesine bağlı idrar sıkıntıları nedeniyle düzenli hekim kontrolleri gereklidir. Eğer sertleşme olamıyorsa, günümüzde çok çeşitli ve güvenli penil protezler (mutluluk çubuğu) basit operasyonlar ile uygulanabilmektedir.
Prostat büyümesi önemlidir çünkü idrar yolunu tıkayarak çok rahatsız eder. Bu durumda kolay ancak dikkatle gerçekleştirilen operasyonlar başarı ile yapılmaktadır. Bu operasyonlardan sonra sertleşme biraz güçleşmekte, meni çıkarma işlevi son bulmaktadır.
http://www.annepenmanturkey.com
http://saglikansiklopedisi.hurriyet.com.tr
http://scinsellik.up.md/print.php?type=N&item_id=151
http://www.menopoz.net/video5.html
http://www.donusumkonagi.net/merak_ettikleriniz.asp?i=Andropoz_psikolojisi
http://www.genetikbilimi.com/genbilim/hormon.htm
http://www.hizmethastanesi.com/index2.php?islem=saglik_rehberi&kategori_id=22
http://www.tapd.org.tr/sayfa.php?bolum=80
http://www.hurriyet.com.tr/erkeksagligi/9279077.asp?gid=248&sz=60527
http://www.ankaratupbebek.com/tr/index.php
http://www.mumcu.com/html/article.php?sid=85
Kürtaj
--------------------------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------------------------
Kadın olsun, erkek olsun kürtaj kelimesini duymayan yok gibidir. Buna karşın yine pekçok kişi kürtajın sadece bebek aldırmak olduğunu düşünür. Oysa kürtaj en çok istenmeyen ya da zorunluluk durumunda gebeliğin sonlandırılması için uygulalan bir işlem olmasına karşın kelime olarak sadece bu işlem için kullanılan bir terim değildir.
Kürtaj kelime anlamı ile kazımak anlamına gelir. Örneğin diş hekimleri de diş etlerindeki lezyonarı temizlemek için kürtaj yaparlar. Sozcüğün doğru şekli kürtaj değil küretajdir. Ancak dilimize kürtaj olarak yerleşmiştir. Kadın Hastalıkları ve Doğum branşında kürtaj terimi rahim içerisinden herhangi bir dokuyu birtakım aletler ile kazıyarak alma işlemi için kullanılır. Bu dokular gebelik ürünü olabileceği gibi biopsi ya da tedavi amaçlı alınan dokular da olabilir.Kadın hastalıkları ve doğum bölümünce yapılan küretajlar iki aşamalıdır. Birinci aşama rahim ağzının genişletilmesi (dilatasyon), ikinci aşama ise küretajdır (curettage). Bu nedenle işlem için kullanılması gereken en doğru terim ingilizce Dilatation and Curettage kelimelerinin başharflerinden oluşan D&C'dir.Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kürtaj kadın doğum hekimlerinin en çok uyguladığı cerrahi işlemlerin başında gelmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir.
Türleri
Kürtaj (kadın hastalıkları ve doğum'da kullanıldığı şekliyle) rahim içinden doku almak anlamına geldiğine göre sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz.
Özellikle kanama bozukluklarında ve monopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir. Yine infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak vb. amaçlı kürtaj uygulanabilir.
Gebelik Boşaltımı
Üreme çağındaki kadınlarda en sık uygulanan kürtaj şeklidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması amacı ile yapılır.
Probe Küretaj
Kanama bozukluklarında ve özellikle menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı yapılan işlemdir. Özel aletler (küret) ile rahim içi, bazal tabakaya kadar kürete edilir (kazınır). Şiddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de kanamayı durdurmak için uygulanır. Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda bir tedavi şeklidir. Bu işlem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yaşa bağlı zayıflama (atrofi) teşhisi konabilir.
Fraksiyone küretaj
Uygulanış amacı probe küretaj ile hemen hemen aynıdır. Ancak burada rahimin içini döşeyen endometrium tabakasından ve rahim ağzının içini döşeyen endoservikal kanaldan ayrı ayrı örnekler alınır ve pataolojik tahlile gönderilir. Özellikle rahim kanseri ve rahim ağzı kanserinin ayrımında önemli bir teşhis aracıdır.
Endometrial Dating
İnfertilite teşhisinde yumurtlamanın olup olmadığını anlayabilmek için adet siklusunun 21. gününde endometriumdan örnek alınır. Yumurtlamadan sonra salgılanan progestron hormonunun etkisi ile endometrium sekresyon (salgılama) fazına girer. Endometrial dating'de amaç endometrium durumunun adet siklusu ile uyumlu olup olmadığı anlamaktır. Bu amaçla rahim içinden özel bir küret ile tek bir örnek alınır.
Revizyone küretaj
Kendiliğinden olan bir düşükten sonra içeride kalan parçaları temizlemek için yapılan küretaja verilen isimdir. Düşüğün tam olduğu yani içeride parça kalmadığı düşünülse bile revizyone küretaj yapılması prensiptir.
Ayrıca doğumdan sonra içeride plasenta parçaları kaldığından şüpheleniliyorsa, Boom küret adı verilen özel küretler ile kalan parçalar alınır. Bu işlemde revizyone küretaj olarak değerlendirilir.
Nasıl yapılır
Hayatında ilk defa kürtaj olacak kadınlar işlemin nasıl yapıldığını bilemedikleri için büyük korku yaşarlar. Bazı kadınlar daha önceden bu tür bir operasyon geçirmiş arkadaşlarından duydukları sayesinde konu hakkında bilgi sahibi olabilirler. Bu bölümde kürtaj işleminin nasıl yapıldığı ayrıntıları ile anlatılmaktadır.
Kürtaj genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezi uygulandığında rahim ağzının her iki yanına ilaç enjekte edilir. Bu anestezi sadece rahim ağzı özel bujiler ile dilate edilirken duyulan ağrıyı digerdiğinden, lokal anestezi ile yapılan işlemlerde acı duyulabilir.
Bizim tercihimiz kürtajın genel anestezi ile yapılması yönündedir. Bu sayede hem hasta ağrı ve acı duymaz, hem de işlemden kaynaklanan komplikasyon riski en aza indirilmiş olur.
Kürtaja karar vermeden önce sadece pozitif olan gebelik testine itbar edilmemeli, mutlaka ultrason ile gebeliğin varlığı ve rahim içinde yerleştiği teyid edilmelidir.
Kürtaj ilk olarak muayene ile başlar. Bu aşamada kişi idrarını yaparak mesanesini boşalttıktan sonra iç çamaşırını çıkartıp muayene masasına geçer. İdeal olan kişinin bu aşamadan önce özel önlükler giymesi ve kendi kıyafetleri ile işlem odasına girmemesidir. Jinekolojik muayene masası özel bir masadır ve kişinin işlem için en uygun pozisyon olan lithotomi pozisyonunda, yani bacaklarını özel bölümlere yerleştirerek yatmasına olanak verir. Eğer genel anestezi uygulanacak ise hastaya bu aşamada ince bir katater yardımı ile damar yolu açılır ve anestezi uzmanı bir hekim tarafından ilaç verilir. Hasta birkaç saniye içinde uyur. Önemli olan anestezinin kadın doğum hekimi ya da bir başkası tarafından değil bu konuda tecrübeli bir anestezi uzmanı tarafından verilmesidir.
Hasta uyuduktan sonra pozisyon verilir ve ilk önce rahimin durumunu ve büyüklüğünü değerlendirmek için jinekolojik muayene yapılır. Rahimin özellikleri anlaşıldıktan sonra vajinal spekulum yerleştirilir. Spekulum ile rahim ağzı görünür hale gelir. Vajina ve serviks antiseptik solüsyonlar ile yıkanarak olası bir enfeksiyona karşı önlem alınır. Lokal anestezi uygulanacak ise bu aşamada yapılır ve serviksin her iki yanına ilaç enjekte edilir. Daha sonra serviks yani rahim ağzı tenekulum ya da tekdişilli adı verilen bir alet ile tutulur. Bu işlem ağrı verebilir. Tenekulum çekilerek rahimin düz bir hale gelmesi sağlanır.
Buji adı verilen aletler yardımı ile rahim ağzı genişletilmeye başlanır (dilatasyon). Bunun için mümkün olan en ince buji kullanılır. Bujiler çaplarının milimetre cinsinden büyüklüğüne göre numaralandırılır. Genelde 6 ya da 7 numara bujiye kadar dilate edilir. İşlem daha önce doğum yapmış olanlarda kolay olmakla birlikte, şahsi tecrübelerimize göre gebe kadınlarda rahim ağzı zaten 6-7 milimetre dilate olmuş olduğundan çoğu kadında dilatasyona gerek kalmaz.
Dilatasyon işlemi tamamlandıktan sonra plastik kanüller rahim ağzından geçirilerek, rahim boşluğuna ulaşılır. Bu kanüller meşrubat içmek için kullanılan pipetlere benzerler. Kanül yerleştirildikten sonra, ucu bu amaç için üretilmiş 60 santilitrelik, vakum yaratan özel enjektöre bağlanır. Enjektörün düğmesi açılarak negatif basınç oluşması sağlanır ve enjektör ileri geri hareket ettirilerek rahim içi temizlenir. Bu işlem lokal anestezi altında hastaya oldukça rahatsızlık ve acı vermektedir. Rahim içi tamamen temizlenene kadar işleme devam edilir. Eğer içeride parça kalmasından şüphe edilir ise kesin küretler ile kavite iyice temizlenir. Eskiden kullanılan bu küretler günümüzde artık pek tercih edilmemektedir. Hem rahim delinmesi hem de işlem sonrasında rahim iç zarlarının yapışmasına bağlı ileride gelişebilecek kısırlık ihtimali keskin küretler ile çok artmaktadır. 10 haftalıktan küçük gebeliklerin sonlandırılmasında keskin küretlere gerek yoktur. Eğer tıbbi bir neden ile ve hekimler kurulu kararı ile 10 haftadan büyük bir gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmiş ise bu işlem daha büyük kanülleri vakum cihazlarına bağlayarak yapılır ve ardından keskin küretler ile parça kalıp kalmadığı kontrol edilir.
Biopsi amaçlı yapılan kürtajlarda da en ince kanüller kullanılabilir. Ancak burada ince kesin küretlerin tercih edilmesi patolojik tanı açısından daha yararlı olabilir.
Kavitede parça kalmadığından emin olunduktan sonra kanüller ya da küretler çıkartılır. Tenekulum yerinden alınır ve eğer çıktığı yerde kanama varsa baskı uygulanarak durdurulur. Vajina tekrar antiseptik solüsyonlar ile yıkanır. Ardından spekulum çıkartılır.
İşlem lokal anestezi ile yapılmış ise hasta 5-10 dakika dinlendikten sonra kalkabilir ve gidebilir. Genel anestezi uygulanmış ise hasta uyandırılır. Uyanma süresi genelde kullanılan ilaca bağlı olarak 5-10 dakika kadar sürer. Hasta 60-120 dakika kadar dinlendikten sonra evine gidebilir.
Eve giderken hiçbir kimse kişinin kürtaj olduğunu anlayamaz. Dışarıdan fark edilebilecek herhangi bir belirti yoktur. Evine gönderilen hastaya antibiyotik, ağrı kesici ve kanama azaltıcı ilaçlar verilebilir. Hasta genelde 1 hafta sonra ultrason kontrolüne çağırılır.
Kürtaj sonrası 2-3 gün kadar kanama olabilir. Ancak hiç kanama olmaması da anormal bir durum değildir ve inceleme gerekmez. Kanama olmamasına rağmen şiddetli ağrılar var ise inceleme gerekir.
Kürtaj basit bir işlem olmakla birlikte, bana göre muayenehane ya da poliklinik şartlarında değil hastane şartlarında yapılmalıdır.
Riskleri
Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi ister genel anestezi ile ister lokal anestezi ile yapılsın küretajın da birtakım riskleri vardır. Bunlar anesteziye bağlı riskler ve işleme bağlı riskler olarak 2 ye ayrılır.
Anesteziye Bağlı Riskler
Lokal anestezi ile yapılan işlemlerde en önemli risk işleme başlarken rahim ağzı özel bir alet yardımı ile tutulduğunda duyulan ağrı nedeni ile ani tansiyon düşmesi ve bayılmadır. Vazovagal senkop adı verilen bu durum oldukça sık görülür. Yine duyulan çekilme hissi nedeni ile bulantı ve kusma görülebilir.
Genel anestezinin riskleri ise hastanın yaşı, genel sağlık durumu, var olan sistemik hastalıkları, allerjik öyküsü gibi faktörlere bağlıdır. Bu faktörlerden doğan riskleri en aza indirmek için genel anestezi mutlaka ve mutlaka bir Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı tarafından verilmelidir. Bu uzman hastanın durumuna göre en uygun ilaç ya da ilaçları seçecek bilgi ve tecrübeye sahiptir. Genel anestezi ile yapılacak olan işlemlerin muayenehane ya da poliklinik değil hastane şartlarında yapılması daha uygun olur.
İşleme bağlı riskler
Rahimin delinmesi (Rüptür)
Gebe bir rahim, gebe olmayan bir rahim'e göre çok daha yumuşakdır. Bu nedenle işlem esnasında yapılan dikkatsiz ve sert bir hareket rahimin delinmesine neden olabilir. Rahim delindiği fark edildiğinde hemen işleme son verilir ve hasta müşahade altına alınır. Eğer delinen bölgeden karın boşluğu içine kanama oluyor ise hastada spesifik belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda acilbir ameliyat gereklidir. Hastanın karın boşluğu açılarak delinen yer onarılır. Çoğu rüptür vakasında delinme uterusun fundus bölgesinden olduğu için kanama olmaz ve delinen bölge bir süre sonra kendiliğinden kapanır. Eğer işlem esnasında rüptür olduğu fark edilmez ise barsaklar, mesane, rektum gibi organlar hasar görebilir ve bu durumda hastada hayati tehlike yaratacak boyutlara varabilecek riskler doğar. Bu durumda acil bir ameliyat ile zedelenen dokuların onarılması hayat kurtarıcıdır.
Rahim delinmesi işlem dikkatli yapıldığı taktirde son derece nadir görülen bir komplikasyondur. Risk gebelik yaşı büyüdükçe artar.
Rest plasenta
Küretajın en sık görülen komplikasyonu halk arasında parça kalması olarak anılan "rest" durumudur. Belirli bir sure sonra ortaya çıkan fazla miktarda olan ve kesilmeyen kanama ile kendini belli eder. Tedavide yeniden küretaj gerekir. Ciddi bir tehlike yaratmaz. 5 haftadan küçük ve 10 haftadan büyük gebeliklerde daha fazla görülür.
Enfeksiyon
Diğer bir komplikasyon ise enfeksiyondur. Genelde işlemden 5-6 gün sonra ortaya çıkar. Gelişen enfeksyon tüplere kadar yayılırsa tüplerde yapışıklık ve tıkanıklığa sonuçta da kısırlığa neden olabilir. İşlem esnasında hijyen ve sterilite kurallarına uyulursa risk azalır. Bazen kişinin kendisinden kaynaklanan faktörler neticesinde enfeksiyon ortaya çıkabilir. İdeal olan her kürtaj işleminden sonra koruyucu amaçlı antibiyotik tedavisi uygulamaktır.
Gebeliğin devamı
Çok küçük gebeliklerde bazen gebelik ürünü boşaltılamayabilir ve olay devam edebilir. 5 haftalıktan küçük gebeliklerde daha sık görülür.Fark edildiğinde 1 hafta sonra işlemin tekrarı gerekebilir. Bu nedenle kürtajın en erken 5-6. haftalarda yapılması uygun olur.
Rahim içinde kan birikmesi (Hematometra)
Son derece nadir görülen bir durumdur. İşlem sonrası rahim ağzı sımsıkı kapanır ve kan rahim içinde birikir. Oldukça ağrılı bir durumdur. Rahim ağzının ince bir buji ile açılması sorunu çözer.
İşlemin yapılamaması
Bazen daha önceden geçirilmiş operasyonlar ya da rahimdeki şekil bozukluklarına bağlı olarak rahim içerisine katater sokulmaz ve kürtaj yapılamaz. Böyle bir durumda hasta anesteziden uyandırılır, ağzıdan ve vajinalyoldan uygulanan bazı ilaçlar ile rahim ağzının açılması sağlanır ve daha sonra kürtaj gerçekleştirilir.
Yapışıklık
Bir başka risk ise küretaja bağlı gelişen ve Asherman sendromu adı verilen durumdur. Burada rahimin iç duvarlarında yapışıklıklar ve dolayısı ile adet kanamasında azalma ve hatta kısırlık görülebilir. Nedeni metal küretler ile rahimin gereğinden fazla kazınmasıdır. Tanısı rahim filmi çekilerek konur.Tedavisi cerrahidir.
Aşırı Kanama
Özellikle büyük gebeliklerde işlem esnasında aşırı miktarda kanama olabilir. Kanama durdurulamaz ise hasta şok tablosuna girebilir. Oldukça nadir görülen bir durumdur.
Adet gecikmesi
Kürtaj sonrasi ilk adet genelde 4 hafta sonra görülür. Kürtajın yapıldığı gün adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilir ve normalde kaç günde bir adet görülüyor ise o kadar süre sonra ilk adetin olması beklenir. Nadiren bu süre 60 güne kadar uzayabilir. Eğer beklenen günde adet görülmez ise mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir. Eğer adet gecikmesine gebeliğin devamı, Asherman Sendromu gibi bir komplikasyon neden olmamış ise ya da gebelik devam etmiyor ise ilaçlar ile adet kanamasının olması sağlanır.
Kürtajın tüm riskleri gebelik haftası büyüdükçe artar. Bu nedenle kürtaja karar verildiğinde yasal sınır olan 10. haftanın geçirilmemesi gerekir. 10 haftadan büyük gebelikler illegal olduğu için genelde hastane şartlarında değil izbe muayenehanelerde uygulanmaktadır. Bu durumda zaten artmış olan risklerin daha da katlanmasına olanak sağlar. Medyada büyük gebelik sonlandırılırken hayatını kaybeden pekçok genç kadının haberleri maalesef sıkça yer almaktadır. Adet gecikmeniz olmasa bile gebelik şüpheniz varsa mutlaka bir jinekoloğa müracaat ediniz.
İşlemden önce:
İşlemin yapılacağı merkeze mümkünse yanınızda işlemden sonra size eşlik edebilecek bir arkadaşınızla geliniz.
İşlemden 6 saat öncesinden ağızdan birşey almayınız. Buna su da dahildir.
İşlem odasına alınmadan önce mutlaka tuvalate giderek mesanenizi boşaltınız.
İşlemden sonra
İşlemden sonra ayılma odasına alınarak burada 30-60 dakika kadar dinleneceksiniz.
İşlem sonrası normal bir şekilde evinize ya da işinize gidebilirsiniz. Doktorunuz başka bir şekilde önermediyse herşeyi yiyip içebilirsiniz. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Uzun süredir aç olduğunuz için şekerli birşeyler yemenizde yarar vardır.
Genel anestezi sonrası 6-8 saat araba kullanmak gibi dikkat isteyen aktivitelerde bulunmamanız uygun olacaktır.
İlk 1-2 gün adet sancısı benzeri ağrılarınızın olması normaldir. Bu durumda doktorunuzun size önereceği ağrı kesicileri alabilirsiniz.
Doktorunuz operasyon sırasında size koruyucu antibiyotik yapmamış ise daha sonra kullanımınız için reçete verebilir.Bu antibiyotiği doktorunuzun tarif ettiği şekilde kullanınız.
İşlem sonrası 3-4 gün kadar kanamanız olabilir. Kanama ile birlikte ufak pıhtı ya da parçalar da düşebilir. Bu tamamen normal ve beklenilen bir durumdur.Buna karşılık kanamanın olmaması da anormal bir durum olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kanamanız olmasa da endişelenmeyiniz.
İşlem yapılan günü son adet kanamanızın ilk günü gibi kabul edebilirsiniz buna göre yaklaşık 1 ay sonra ilk adet kanamanız olacaktır. Eğer 40 gün içinde adet görmezseniz mutlaka doktorunuzu arayınız.
Kanamanız devam ettiği sürece havuza, denize, jakuziye girmek sakıncalıdır. İşlemden hemen sonra duş şeklinde ayakta banyo yapabilirsiniz.
Kanamanız devam ettiği sürece cinsel ilişki sakıncalıdır. Kanamanız bittikten sonra ilişkiye girebilirsiniz.
Kanamanız adet kanamasından fazla miktarda olursa ya da ateşiniz 38 derecenin üzerine çıkarsa mutlaka doktorunuza haber veriniz.
Aksi belirtilmediÄŸi taktirde iÅŸlemden 1 hafta sonra kontrol randevunuza gidiniz
Kürtajın Yasal yönü
Ülkemizde gebelik sonlandırılması amacı ile yapılan küretajlar yasa ile tanımlanmış ve sınırlandırılmıştır. Buna göre 18 yaşından büyük ve evli olan kadınlar hem kendi hem de eşlerinin rızası ile küretaj olabilirler. Evli olmayan kadınlarda eş rızası aranmaz. 18 yaşından küçük kişiler ise ancak veli veya vasilerinin onayı ile kürtaj olabilirler. Kürtaj bir mahkeme sonucu verilmiş bir karar ise işlemden önce mahkeme kararının tebliği gerekir.
Yasal olarak kürtaj yaptıracak evli çiftlerin ve işlemi yapacak olan hekimin aşağıdaki formu doldurmaları istenir.
RAHİM TAHLİYESİ İÇİN İZİN BELGESİ
KİMLİK Gebe Eş Veli Vasi
Soyadı :
Adı :
Baba Adı :
DoÄŸum yeri, tarihi :
Nüfusa kayıtlı olduğu
........İl :
........İlçe :
........Köy-mahalle :
........Cilt :
........Hane :
Adres :
HAKİMİN İZNİ:
(Kararın onaylı örneği eklenecek) Mahkemenin Adı:
Karar Tarihi:
Karar No:
MÜDAHALADEN ÖNCE GÖREVLİ DOKTORUN AÇIKLAMASI
Rahim tahliyesi işleminin tıbbi sonuçları, muhtemel komplikasyonları, ağırlığı ve önemi, rıza ve izin olmaksızın bu işlemin yapılamayacağı, rızanın ve iznin kapsamı ve konusunun tıbbi zorunluluk olmaksızın aşılmayacağı, gebe kadına, eşine, veli ve vasiye anlatıldı.
.........................................................................Tarih:
.........................................................................Görevli Doktor:
RIZA
Müdahaleden önce, görevli doktorun tüm açıklamalarını dinledik.Rahim tahliyesine rıza ve iznimiz olmadan girişilemeyeceği, bu işlemin tıbbi sonuçları ve muhtemel komplikasyonları bize etraflıca anlatıldı.Bu konuda, sorumlulukların bize ait bulunduğu bilincinde olduğumuzu, hiçbir şiddet, tehdit, telkin ya da maddi ve manevi baskı altında olmaksızın rahim tahliyesini kabul ettiğimiz, gebeliğe son verme nedeniyle doğacak sonuçları gerek birbirimiz ve gerek doktor ve hasta aleyhine kullanmayacağımızı, sonucuna katlanacağımızı ve gebeliğe son verme işlemine rıza gösterdiğimizi beyan ederiz.
.........................................................................Tarih:
Gebe EÅŸ Veli Vasi
Getirdiğim belgedeki imzanın eşime, vasime ait olduğunu ve bundan doğacak hukuki sorumluluğun bana ait bulunduğunu beyan ederim.
.........................................................................Tarih:
.........................................................................Gebe:
Gebeliğe son verme işlemi ile ilgili işbu izin belgesi huzurumda düzenlendi.
.........................................................................Tarih:
.........................................................................Görevli Doktor:
Not:
1. Okur yazarlar imza edecekler, olmayanlar sol elin baş parmağını basacaklar.
2. Veli olarak ana-baba, anlaşmazlık halinde baba, baba ölmüş ya da yoksa ana.
3. Eş, veli ya da vasiden hangisi gereksizse o çizilecektir.
Eğer işlem genel anestezi altında yapılacak ise yine hastadan muaffakatname adı altında bir form doldurması istenir.
10 haftadan büyük gebelikler ancak anne hayatını tehlikeye atan bir durum, ya da bebekte anomali varlığında ve heyet kararı ile sonlandırılabilir. Aksi davranışlar hem işlemi yapan hem de yaptıran için ciddi cezai yaptırımlara sahiptir.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu yazı ilginizi çektiyse aşağıdaki yazıları da okumanızı öneririm
Düşük Hapı (RU486)
Septik Abortus - Anne ölümlerinin önemli bir nedeni
Asherman Sendromu
KÜRTAJ
Kürtaj kelime anlamı ile kazımak anlamına gelir, kadın hastalıkları ve doğum’da kullanıldığı şekliyle ise rahim içinden doku almak anlamına gelmektedir. Sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz.
Özellikle kanama bozukluklarında ve monopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir (Probe Küretaj). Yine infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak amacıyla da kürtaj uygulanabilir.
Gebeliğin sonlandırılması amacıyla yapılan [...]
http://www.uslanmam.com/hamilelik/175464-kurtaj.html
http://search.live.com/results.aspx?q=monopoz&first=31&FORM=PORE
http://www.gentest.gen.tr/kimlere.html
http://www.cinselsaglikrehberi.com
http://www.hurriyet.com.tr/erkeksagligi/9279077.asp?gid=248&sz=60527
http://www.eczakademi.org/sdetay.asp?id=309&did=27
http://hospital.tr.gg/Erkek-sagligi.htm
http://hospital.tr.gg/Cinsel-terimler-sozlugu.htm
http://www.androloji.org.tr/guvsbg
http://www.umutozdemir.org
http://search.live.com/results.aspx?q=Andropoz&first=31&FORM=PORE
http://www.takvim.com.tr/pap149.html
http://matrakchat.com
http://baybul.com/saglik
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Hastal%C4%B1klar
http://yasarozgok.com
http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:T%C4%B1p
http://www.binbirsohbet.net
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol