ILK SIIR BENDEN GERISI SIZDEN !! http://askhikayeleri.ufoss.com
Sensiz
Günler Sensiz Geçiyor Bu Günlerde
Sensiz hep bu sıla
Senin gözlerini görememek
Sesini duyamamak varlığını hissedememek
Zor geliyor bana
Her şey zor bugünlerde
Hayat zor, yaşamak zor
Aşık olmak zor,
Sevmek daha zor.
Geç kalınmış aşklar var
Geç kalınsada sevmek güzel
İnsanın kalbi dinlemiyor ki hiçbir şeyi
Dinlemiyor ki dünyadaki gerçekleri
Deli gibi atmaktan vazgeçmiyor ki
Sen ordasın ama sana uzanamıyor
Tutamıyor ellerini
Öpemiyor o al yanağından.
SIIR BOLUMU !!!
Cok annamli cok guzel siir eline saglik ufoss
Acı Veriyor Bu Sevgi Bana
Umutlarım tükenmiş,senden ve sevgiden yana,
Kapanmak bilmeyen,taa yürekten yara,
Yerimde duramaz oldum, dünyam tamamen kara,
Sevdim seni,acı veriyor bu sevgi bana.
Lanet olsun, kopamadım,ayrılıp yapamadım,
Bir kır güverciniydin,alıp ucurumadım,
Şu gönül feryadıma, bir çare bulamadım,
Seni sevdim amma,acı veriyor bu sevgi bana,
Seninde hayatın var,yaşa dilediğince,
Bakma bana,dediklerime inanma,gönlünce,
Ben dönmüşüm bir şaşkına,belki aptalca,
Koparıyorum.acı veriyor bu sevgi bana.
Acı Veriyor Bu Sevgi Bana
Umutlarım tükenmiş,senden ve sevgiden yana,
Kapanmak bilmeyen,taa yürekten yara,
Yerimde duramaz oldum, dünyam tamamen kara,
Sevdim seni,acı veriyor bu sevgi bana.
Lanet olsun, kopamadım,ayrılıp yapamadım,
Bir kır güverciniydin,alıp ucurumadım,
Şu gönül feryadıma, bir çare bulamadım,
Seni sevdim amma,acı veriyor bu sevgi bana,
Seninde hayatın var,yaşa dilediğince,
Bakma bana,dediklerime inanma,gönlünce,
Ben dönmüşüm bir şaşkına,belki aptalca,
Koparıyorum.acı veriyor bu sevgi bana.
Sana anlatamadım
Ne kendimi ne içimdekileri
Diyorum içimden nasıl anlatsam
Seni alıp götürsem, gönlümün en ucra köşesindeki bulutlara
Göstersem sana içimde çakan o acı şimşekleri
Anlarmıydın beni ve halimi
Doğsaydın içime bir güneş gibi
Aydınlatsaydın beni
Bir kor alevi misali
Sevdiğimdendir
Susuyorsam bil ki sana haykırıyorum içimden
Bir anlam veremediğim, özlediğim...
Gidiyorsam say ki sana geliyorum bu sürgünden
Kara yangına düştüğüm, ağladığım...
Yalnızsam anla ki sana yürümekteyim yollarda
Bir ömür varamadığım, sevdiceğim...
Bekliyorsam tut ki sana durmaktayım bu çıkmazda
Beyazlara büründüğüm, gülgüzelim...
Susuyorsam... Ki sana haykırıyorum!
Gidiyorsam... Ki sana geliyorum!
Yalnızsam... Ki sana yürümekteyim!
Bekliyorsam... Ki sana durmaktayım!
Bu davranışlarım, bu isyanlarım
Hala sevdiğimdendir seni, anla
Ne kendimi ne içimdekileri
Diyorum içimden nasıl anlatsam
Seni alıp götürsem, gönlümün en ucra köşesindeki bulutlara
Göstersem sana içimde çakan o acı şimşekleri
Anlarmıydın beni ve halimi
Doğsaydın içime bir güneş gibi
Aydınlatsaydın beni
Bir kor alevi misali
Sevdiğimdendir
Susuyorsam bil ki sana haykırıyorum içimden
Bir anlam veremediğim, özlediğim...
Gidiyorsam say ki sana geliyorum bu sürgünden
Kara yangına düştüğüm, ağladığım...
Yalnızsam anla ki sana yürümekteyim yollarda
Bir ömür varamadığım, sevdiceğim...
Bekliyorsam tut ki sana durmaktayım bu çıkmazda
Beyazlara büründüğüm, gülgüzelim...
Susuyorsam... Ki sana haykırıyorum!
Gidiyorsam... Ki sana geliyorum!
Yalnızsam... Ki sana yürümekteyim!
Bekliyorsam... Ki sana durmaktayım!
Bu davranışlarım, bu isyanlarım
Hala sevdiğimdendir seni, anla
ellerinize saglık arkadaslar gercekten cok anlamlı siirler hepinize tsk ler.
Anladım ki!
Tekdüzelikler, bencillikler, gün gelir bıktırır
İsterse yavaşça çıldırtır..
Özlem duyarsın sıcacık gülüşlere
Gönül koymak istersin olmaz sevgilere..
Bir sonbahar üzgüsüdür başındaki
Anlamaz, anlamak istemez yanındaki
Evrende bir tek o var sanki..
Sessiz çığlıklarla isyan başlatılmaz ki..
Şarkıları içten söylersin, duygulanıp
Yalnızlar rıhtımında sersefil dolanıp,
Bir aymazlar kahvesine zoraki sığınıp
Çaresizliğine şekil verdirir, beynindeki kalıp..
Yargıdan uzak, doyasıya yaşamak istersin..
Biraz ilgi, biraz sevgi beklersin..
Sunamazlar aç olduğun ilkleri..
Anladım ki.. sevgi sevgisizliğin dalında gül dikeni..
Tekdüzelikler, bencillikler, gün gelir bıktırır
İsterse yavaşça çıldırtır..
Özlem duyarsın sıcacık gülüşlere
Gönül koymak istersin olmaz sevgilere..
Bir sonbahar üzgüsüdür başındaki
Anlamaz, anlamak istemez yanındaki
Evrende bir tek o var sanki..
Sessiz çığlıklarla isyan başlatılmaz ki..
Şarkıları içten söylersin, duygulanıp
Yalnızlar rıhtımında sersefil dolanıp,
Bir aymazlar kahvesine zoraki sığınıp
Çaresizliğine şekil verdirir, beynindeki kalıp..
Yargıdan uzak, doyasıya yaşamak istersin..
Biraz ilgi, biraz sevgi beklersin..
Sunamazlar aç olduğun ilkleri..
Anladım ki.. sevgi sevgisizliğin dalında gül dikeni..
Özür dilerim kalbim seni kırdım
Merhaba kalbim, kızgınsın bana biliyorum, üzgünsün seni çok iyi
anlıyorum, seni kırıp geçirdim değil mi?
Farkındayım herşeyin, ağlıyorsun kırık halinle,
Özür dilerim seni incittiğim için.
Garip değilmi sana çektirdiklerim, şimdi bana sitem ediyorsun biliyorum
Özür dilerim kalbim seni böyle bir sevdaya kaptırdığım, sana sahip
çıkamadığım için.
Biliyorum seni başkalarına ulaştırmadan önce ben ulaşmalıydım sana, bu
kadar kırılmazdın değil mi o zaman.
Olan oldu ne yapalım diyorsun çünkü beni seviyorsun ama bense seni bu
hale soktuğum için üzülüyorum.
Biliyorum seni çok acıttım, sen anlayabiliyormusun beni. Anlıyorsun
biliyorum çünkü sen benim kalbimsin.
Söylesene suçlu kim?
Biliyorum sende cevap vermek istemiyorsun bu soruya, zaten bende artık
sormuyorum, biliyorum ki tek suçlu BEN.
BEN'den oldu herşey, ne olduysa sorumlusu BEN,
BEN ETTİM HERŞEYİ SANA BİLİYORUM KALBİM,
Şimdi seni bu kırgın halinle terkedermiyim sanıyorsun,
Korkma bundan sonra olmaz bir daha böylesi bir sevda.
Artık dostlarım var benim, dost olabildiklerim, seni vermeden seni
paylaşıyorum onlarla,
Ama sen hep benimlesin korkma, incitmeyeceğim seni bir daha,
Çünkü sokmayacağım seni böylesi sevdalara,
Merak etme konuşuruz artık uzun uzun seninle, zamanımız çok olacak
birbirimizle dertleşmeye.
Seni terk etmedim sende beni terketme sakın olur mu kalbim.
Anıları anlatırız birbirimize, bazen güzel anılarla güleriz bazense,
bazense ağlarız!
Kalbim tek birşey diyebiliyorum sana beni affet, çünkü seni kırdım
üzdüm, belki de seni ayaklar altına aldırdım.
Sen saf duygular beslemiştin ona, bende öyle ama!Ah benim yaralı
yüreğim! Yine canın acıdı değil mi? Nasıl acımaz ki? yine hatırladın
onu....seninle ne de çok dertlesirim degilmi??Sakince dinlersin
beni,bazende firtinaya tutulursun.
Kolay degil be kalbim benim tufanlarima tutulmak...Ask olsun diyorum
bazen kalbime! Ask olsun kalbim sana Ilahi Ask olsun!...Beni bir tek
sen anlıyorsun..Artık seni dinlemek istiyorum yüreğim, artık senin
sesini seçiyorum. Artık seninle olmak istiyorum. Seni susturup,
dışarıyı dinlediğim yeter diyorum. Haksız mıyım yüreğim söyle
bana?Başkalarından önce seni dinleseydim şuan sen bu kadar yaralı
olmazdın.Ben
seni dinlemeyi seçtim ama, çok geç yaptım değil mi bu
tercihi? ve senin artık sesin çıkmıyor, konuşacak mecalin yok ya da
bana küssün. Bazen varlığını tamamen unuttuğum anlar bile oldu
yüreğim. Haklısın seni çok yalnız bıraktım, aslında kendimi. Ama
pişmanım. Seni tamir etmek için uğraşıyorum, ne olur bana yardım et.
Yeniden dirilelim, yeniden dost olalım. Bundan sonra seni
dinleyeceğim. Çünkü sen hep benden yanasın biliyorum.
Bana yine doğruyu fısılda ne olur, yaralarını tamir edebilmek için ne
yapmalıyım? Bana söyle....
Merhaba kalbim, kızgınsın bana biliyorum, üzgünsün seni çok iyi
anlıyorum, seni kırıp geçirdim değil mi?
Farkındayım herşeyin, ağlıyorsun kırık halinle,
Özür dilerim seni incittiğim için.
Garip değilmi sana çektirdiklerim, şimdi bana sitem ediyorsun biliyorum
Özür dilerim kalbim seni böyle bir sevdaya kaptırdığım, sana sahip
çıkamadığım için.
Biliyorum seni başkalarına ulaştırmadan önce ben ulaşmalıydım sana, bu
kadar kırılmazdın değil mi o zaman.
Olan oldu ne yapalım diyorsun çünkü beni seviyorsun ama bense seni bu
hale soktuğum için üzülüyorum.
Biliyorum seni çok acıttım, sen anlayabiliyormusun beni. Anlıyorsun
biliyorum çünkü sen benim kalbimsin.
Söylesene suçlu kim?
Biliyorum sende cevap vermek istemiyorsun bu soruya, zaten bende artık
sormuyorum, biliyorum ki tek suçlu BEN.
BEN'den oldu herşey, ne olduysa sorumlusu BEN,
BEN ETTİM HERŞEYİ SANA BİLİYORUM KALBİM,
Şimdi seni bu kırgın halinle terkedermiyim sanıyorsun,
Korkma bundan sonra olmaz bir daha böylesi bir sevda.
Artık dostlarım var benim, dost olabildiklerim, seni vermeden seni
paylaşıyorum onlarla,
Ama sen hep benimlesin korkma, incitmeyeceğim seni bir daha,
Çünkü sokmayacağım seni böylesi sevdalara,
Merak etme konuşuruz artık uzun uzun seninle, zamanımız çok olacak
birbirimizle dertleşmeye.
Seni terk etmedim sende beni terketme sakın olur mu kalbim.
Anıları anlatırız birbirimize, bazen güzel anılarla güleriz bazense,
bazense ağlarız!
Kalbim tek birşey diyebiliyorum sana beni affet, çünkü seni kırdım
üzdüm, belki de seni ayaklar altına aldırdım.
Sen saf duygular beslemiştin ona, bende öyle ama!Ah benim yaralı
yüreğim! Yine canın acıdı değil mi? Nasıl acımaz ki? yine hatırladın
onu....seninle ne de çok dertlesirim degilmi??Sakince dinlersin
beni,bazende firtinaya tutulursun.
Kolay degil be kalbim benim tufanlarima tutulmak...Ask olsun diyorum
bazen kalbime! Ask olsun kalbim sana Ilahi Ask olsun!...Beni bir tek
sen anlıyorsun..Artık seni dinlemek istiyorum yüreğim, artık senin
sesini seçiyorum. Artık seninle olmak istiyorum. Seni susturup,
dışarıyı dinlediğim yeter diyorum. Haksız mıyım yüreğim söyle
bana?Başkalarından önce seni dinleseydim şuan sen bu kadar yaralı
olmazdın.Ben
seni dinlemeyi seçtim ama, çok geç yaptım değil mi bu
tercihi? ve senin artık sesin çıkmıyor, konuşacak mecalin yok ya da
bana küssün. Bazen varlığını tamamen unuttuğum anlar bile oldu
yüreğim. Haklısın seni çok yalnız bıraktım, aslında kendimi. Ama
pişmanım. Seni tamir etmek için uğraşıyorum, ne olur bana yardım et.
Yeniden dirilelim, yeniden dost olalım. Bundan sonra seni
dinleyeceğim. Çünkü sen hep benden yanasın biliyorum.
Bana yine doğruyu fısılda ne olur, yaralarını tamir edebilmek için ne
yapmalıyım? Bana söyle....
Seni Seviyorum
SENİ SEVİYORUM !
Sadece kim oldugun degil, sen oldugun icin ve seninle
beraberken kim oldugumu, benligimi anladigim icin.
SENİ SEVİYORUM !
Sadece kendine yaptiklarin icin degil,
bana kattigin güzellikler icin.
SENİ SEVİYORUM !
İcimdeki cocugu, sakli kalmis ben'i yeryüzüne
cikardigin ve sana ihtiyacim oldugu her an tüm
duyarliliginla yani basimda oldugun icin.
SENİ SEVİYORUM !
Elini kalbimin üzerinde hissettigim zaman,
üzüntülerimi alip, onlarin yerine simdiye kadar
hic kimsenin basaramadigi o sicakligi, o ictenlik
isigini bana duyurmayi basardigin icin.
SENİ SEVİYORUM !
Hayatimi kutsal bir sevgi tapinagina cevirdigin
ve her günümü yasam senligine, unutulmayan
siirlere dönüstürdügün icin.
SENİ SEVİYORUM !
cünkü, sen, simdiye kadar hic basaramadigim seyleri,
kendimle dost ve barisik olmayi ve hic bir zaman
tadamadigim kadar mutlu olmami sagliyorsun.
ve bütün bunlari yalnizca sözlerinle, dokunusunla
yada isaretle degil, kendin olmakla yapiyorsun... > Bir kac dua , bir kac iyi dileginiz yeter... Sevgiler.
--
♥Mazi ... Beklemesini bilenin herşey ayağına gelir... ♥
SENİ SEVİYORUM !
Sadece kim oldugun degil, sen oldugun icin ve seninle
beraberken kim oldugumu, benligimi anladigim icin.
SENİ SEVİYORUM !
Sadece kendine yaptiklarin icin degil,
bana kattigin güzellikler icin.
SENİ SEVİYORUM !
İcimdeki cocugu, sakli kalmis ben'i yeryüzüne
cikardigin ve sana ihtiyacim oldugu her an tüm
duyarliliginla yani basimda oldugun icin.
SENİ SEVİYORUM !
Elini kalbimin üzerinde hissettigim zaman,
üzüntülerimi alip, onlarin yerine simdiye kadar
hic kimsenin basaramadigi o sicakligi, o ictenlik
isigini bana duyurmayi basardigin icin.
SENİ SEVİYORUM !
Hayatimi kutsal bir sevgi tapinagina cevirdigin
ve her günümü yasam senligine, unutulmayan
siirlere dönüstürdügün icin.
SENİ SEVİYORUM !
cünkü, sen, simdiye kadar hic basaramadigim seyleri,
kendimle dost ve barisik olmayi ve hic bir zaman
tadamadigim kadar mutlu olmami sagliyorsun.
ve bütün bunlari yalnizca sözlerinle, dokunusunla
yada isaretle degil, kendin olmakla yapiyorsun... > Bir kac dua , bir kac iyi dileginiz yeter... Sevgiler.
--
♥Mazi ... Beklemesini bilenin herşey ayağına gelir... ♥
çoooooooooooooooook güzel.ilk iş olarak eşime yollıcam.(tabi alıntı olduğunu söylemede) ;) ;) ;) ;) :lol:
Ben Sevda Yüklü Bir Gemiyim..

...Uzaklardasın diyemiyorum..
Hele Sensizim demeye hiç varmıyor dilim..
Ben sensiz olamam diyorum..
Sen varsın..Yüregimde..Bir Kördügüm Sevda ve bir yandan da Ufuklarımdaki Hasretimsin..
Soruyorum Seni herkeslerden..
Su misali çağlıyorum ..Sana bağlı Gönlüm...
Seni Sensiz yaşadığıma Aglıyorum
Gönülbağı bu kopmaz bilirsin..
Can bedenden çıksa da Gönülbagı bağından vazgeçmez ..
Duy beni..
Hatıralar her bir yanda hüznün kaldı..
Gözlerim ise ufuklarda
Hasretin bağrımda..
Sana olan Sevda Sözlerim..Sana dair Şiirlerim ..
Yüreğim dokunur da kaleme ..
Susmaz kelamım..
Her yerde bu can Seni arar Yar..
Ayağını bastığı yerler cennet kokan Yar!
Yüregime yazdım Sana olan Sevdayı..
Hasreti..
Hüznü kederi..
Özlemi Vuslatı..
Beklemeyi ve bekleyip de dönmemeleri..
Sana dair ne varsa yazdım..
Ben sanki Sevda yüklü bir gemi..
Yelkenim olmuş..Hatıralar..
Bir o yana bir bu yana savurur rüzgar..
Ve her yerde Seni ararım.
Belki karşıma çıkar diye..
Gözlerinde cenneti saklayan Yar,
O gözlerinle karşılaşırım diye..
Kimi zaman dağlar engel olmak ister..
Ama Sana giden yolda engelleri aşmak icin başkoydum bu sevdaya..
Tutamaz beni ..
Sevdalıyım ben..
Sana Sevdalı Şu Yüregim bir yemin gibi..
Eğer gözleri yaşlı bir Gönül görürsen..
„Yar ..Ufuklarımdaki Hasretim..Dön gel…“ diye Duaya Amin diyen bir dille karşılaşırsan..
Hani ya olur da karşılaşırsan bir yerlerde..
Emanet Yüregini Senin Sevdana bağlamış birini..
Bil ki o Gönülbağıdır..
Acizligimle bilmeyecekti şu Yarali Yüreğim..
Eger Sana olan Sevdayı ilham etmeseydi RABBiM Yüregime..
Sevdanın En Güzeli..En berrakısın Sen..Sevgililerin En Sevgilisi…
Sen benim iki Gözümsün..
Sanadır Şiirlerim..Sana dair kalem ve kelam..
Ey benim Alınyazım..
Bilki Vazgeçmem Senden..
Yüregimdeki dertler dağ dağ birikmiş..
Sen benim Derdimsin..
Yüregimdeki Dertlerin Sızısı..
Sen benim Sızımsın..
Dilimden düşmeyen Sözüm..
Sen benim Özümsün..
Seni Cok Seviyorum Ey Sevgili..Ve En Sevgilim..
RABBiM Beni bana Bırakma…
AMİN
Gönülbağı 20-01-2008
Hele Sensizim demeye hiç varmıyor dilim..
Ben sensiz olamam diyorum..
Sen varsın..Yüregimde..Bir Kördügüm Sevda ve bir yandan da Ufuklarımdaki Hasretimsin..
Soruyorum Seni herkeslerden..
Su misali çağlıyorum ..Sana bağlı Gönlüm...
Seni Sensiz yaşadığıma Aglıyorum
Gönülbağı bu kopmaz bilirsin..
Can bedenden çıksa da Gönülbagı bağından vazgeçmez ..
Duy beni..
Hatıralar her bir yanda hüznün kaldı..
Gözlerim ise ufuklarda
Hasretin bağrımda..
Sana olan Sevda Sözlerim..Sana dair Şiirlerim ..
Yüreğim dokunur da kaleme ..
Susmaz kelamım..
Her yerde bu can Seni arar Yar..
Ayağını bastığı yerler cennet kokan Yar!
Yüregime yazdım Sana olan Sevdayı..
Hasreti..
Hüznü kederi..
Özlemi Vuslatı..
Beklemeyi ve bekleyip de dönmemeleri..
Sana dair ne varsa yazdım..
Ben sanki Sevda yüklü bir gemi..
Yelkenim olmuş..Hatıralar..
Bir o yana bir bu yana savurur rüzgar..
Ve her yerde Seni ararım.
Belki karşıma çıkar diye..
Gözlerinde cenneti saklayan Yar,
O gözlerinle karşılaşırım diye..
Kimi zaman dağlar engel olmak ister..
Ama Sana giden yolda engelleri aşmak icin başkoydum bu sevdaya..
Tutamaz beni ..
Sevdalıyım ben..
Sana Sevdalı Şu Yüregim bir yemin gibi..
Eğer gözleri yaşlı bir Gönül görürsen..
„Yar ..Ufuklarımdaki Hasretim..Dön gel…“ diye Duaya Amin diyen bir dille karşılaşırsan..
Hani ya olur da karşılaşırsan bir yerlerde..
Emanet Yüregini Senin Sevdana bağlamış birini..
Bil ki o Gönülbağıdır..
Acizligimle bilmeyecekti şu Yarali Yüreğim..
Eger Sana olan Sevdayı ilham etmeseydi RABBiM Yüregime..
Sevdanın En Güzeli..En berrakısın Sen..Sevgililerin En Sevgilisi…
Sen benim iki Gözümsün..
Sanadır Şiirlerim..Sana dair kalem ve kelam..
Ey benim Alınyazım..
Bilki Vazgeçmem Senden..
Yüregimdeki dertler dağ dağ birikmiş..
Sen benim Derdimsin..
Yüregimdeki Dertlerin Sızısı..
Sen benim Sızımsın..
Dilimden düşmeyen Sözüm..
Sen benim Özümsün..
Seni Cok Seviyorum Ey Sevgili..Ve En Sevgilim..
RABBiM Beni bana Bırakma…
AMİN
Gönülbağı 20-01-2008
Elveda Diyemedik
Yıldızsız geceydi
Bir dag cicegi gibi simdidenhasreteydim
sürgündüm cok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Cok cabuk cekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kaderle sarhos...
Yarım kalmıstı hikayemiz
Göcmen kusları gibi gelip gectin bu sehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırısımı, acılarımı,
Benimsim sanmıstım uctun avuclarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman cok kısaydı bizim icin
Yetmedi gözlerizden yası silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar...
Yıldızsız geceydi
Bir dag cicegi gibi simdidenhasreteydim
sürgündüm cok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Cok cabuk cekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kaderle sarhos...
Yarım kalmıstı hikayemiz
Göcmen kusları gibi gelip gectin bu sehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırısımı, acılarımı,
Benimsim sanmıstım uctun avuclarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman cok kısaydı bizim icin
Yetmedi gözlerizden yası silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar...
Sanırım Bitmeyecek...
Sanırım bitmeyecek bu yalnızlık
Dört yanım deniz içinde küçük bir balık
Rüzgar essede bedenimi serinletmiyor
Bir hayale kandım yanıyorum artık
Her cümlemin başında sen vardın
Bana güzel günler anlatırdın
Doyasıya gözlerinin içine bakardım
O hoş kokun bitti,nefessiz kaldım...
Bir gel demenle gelmiştim cehennemden
Kaçmak zor oldu,mutluluğumu hacize vermiştim
Senin için Tanrıya af dilekçesi vermiştim
Seni görmek için,yaşama mezarımı gösteredim
Geldim işte,yine sağanak yağışlarda
Tenim yanmış,yanık kokusu mutluluğu sarmış
Bana sarıldığında yaşayana hücrelerim varmış
Şmdi farkediyorum,senin elinde benim yaşamım kalmış
Neden bitti? yağmurların erken mi geldi
Kuru topraklarına ihanetimmi girdi
Kırmızı bayrağı aşk savaşında taşıyan bendim
Tabutumdaki yeşil örtüye hiç dokunmayan sendin
Çok sevdim gece yürüyüşlerini seninle beraber
Artık üstümde çiçekler açıyor ilkbaharla beraber
Gel lütfen bir çiçekte sen dik bu so isteğim
Aşkım seni affetmesede,bu aşık kalp seni affeder...
Sanırım bitmeyecek bu yalnızlık
Dört yanım deniz içinde küçük bir balık
Rüzgar essede bedenimi serinletmiyor
Bir hayale kandım yanıyorum artık
Her cümlemin başında sen vardın
Bana güzel günler anlatırdın
Doyasıya gözlerinin içine bakardım
O hoş kokun bitti,nefessiz kaldım...
Bir gel demenle gelmiştim cehennemden
Kaçmak zor oldu,mutluluğumu hacize vermiştim
Senin için Tanrıya af dilekçesi vermiştim
Seni görmek için,yaşama mezarımı gösteredim
Geldim işte,yine sağanak yağışlarda
Tenim yanmış,yanık kokusu mutluluğu sarmış
Bana sarıldığında yaşayana hücrelerim varmış
Şmdi farkediyorum,senin elinde benim yaşamım kalmış
Neden bitti? yağmurların erken mi geldi
Kuru topraklarına ihanetimmi girdi
Kırmızı bayrağı aşk savaşında taşıyan bendim
Tabutumdaki yeşil örtüye hiç dokunmayan sendin
Çok sevdim gece yürüyüşlerini seninle beraber
Artık üstümde çiçekler açıyor ilkbaharla beraber
Gel lütfen bir çiçekte sen dik bu so isteğim
Aşkım seni affetmesede,bu aşık kalp seni affeder...
SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Bahaeddin KARAKOÇ
(Uzaklara Türkü)
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Bahaeddin KARAKOÇ
(Uzaklara Türkü)
HERKES GİBİ
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
(Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920)
«BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN»
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
334 (1918) - Yaz - Kadıköy
NAZIM HIKMET RAN
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
(Altıncı Kitap, Temmuz 1336/1920)
«BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN»
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
334 (1918) - Yaz - Kadıköy
NAZIM HIKMET RAN
Bekleyeceğim
Aylar geçip yıllar olsa da
Yıllar geçip zaman dolsa da
Aşkın arzuları beni boğsa da
Bir gün seversin diye bekleyeceğim
Bugün nişanlansan, yarın evlensen
Benden başka binbir kişi sevsen
Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
Bir gün dönersin diye bekleyeceğim
Seni beklemekle geçse de ömrüm
Şu fani dünyada kalmasa günüm
Senden uzakta ölürsem bir gün
Ahirette seni bekleyeceğim...
Ahmet Hamdi Tanpınar
Aylar geçip yıllar olsa da
Yıllar geçip zaman dolsa da
Aşkın arzuları beni boğsa da
Bir gün seversin diye bekleyeceğim
Bugün nişanlansan, yarın evlensen
Benden başka binbir kişi sevsen
Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
Bir gün dönersin diye bekleyeceğim
Seni beklemekle geçse de ömrüm
Şu fani dünyada kalmasa günüm
Senden uzakta ölürsem bir gün
Ahirette seni bekleyeceğim...
Ahmet Hamdi Tanpınar
NE İÇİNDEYİM ZAMANIN
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Ahmet Hamdi TANPINAR
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
..........
..........
Can Yücel
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
..........
..........
Can Yücel
HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
EĞER
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
CAN YÜCEL
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
CAN YÜCEL
LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia
ÖZDEMİR ASAF
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia
ÖZDEMİR ASAF
Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
Sizin hic babaniz öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yikadilar aldilar goturduler
Babamdan ummazdim bunu kör oldum
Siz hic hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanin biri söndü
Gozumun biri söndü kör oldum
Tepede bir gokyuzu vardi yuvarlak
Soylelemesine maviydi kör oldum
Taslara gelince hamam taslarina
Taslar piril pirildi ayna gibiydi
Taslarda yuzumun yarisini gordum
Bir sey gibiydi bir sey gibi kotu
Yuzumden ummazdim bunu kör oldum
Siz hic sabunluyken agladiniz mi?
Cemal SÜREYA
Sizin hic babaniz öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yikadilar aldilar goturduler
Babamdan ummazdim bunu kör oldum
Siz hic hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanin biri söndü
Gozumun biri söndü kör oldum
Tepede bir gokyuzu vardi yuvarlak
Soylelemesine maviydi kör oldum
Taslara gelince hamam taslarina
Taslar piril pirildi ayna gibiydi
Taslarda yuzumun yarisini gordum
Bir sey gibiydi bir sey gibi kotu
Yuzumden ummazdim bunu kör oldum
Siz hic sabunluyken agladiniz mi?
Cemal SÜREYA
YILLARDIR NEREDEYDİN SENDE KALMIŞ
Nerdeysen bir haber gönder
Diğer yarım yanında kalmış
Bu gece yarısında ansızın geliverdin Yaşayamam gelmezsen eğer
Sevgilim söylesene yıllardır neredeydin Yarınlarım hep sende kalmış
Kaybettim herşeyimi Ellerimde sıcaklığın
hasret aldı sevgimi Saçlarında baharlarım
Geri dön geldiğin gibi Yüreğimde umutların
Yıllardır neredeydin Gözlerinde gözlerim kalmış
Bak şimdi neler oldu Karanlıklar ülkesindeyim
Gençlikte bitti soldu Işıklarım hep sende kalmış
Yürü geldiğin yolu Çekilmeyen dertlerinleyim
Yıllardır neredeydin Sevinçlerim hep sende kalmış
Nerdeysen bir haber gönder
Diğer yarım yanında kalmış
Bu gece yarısında ansızın geliverdin Yaşayamam gelmezsen eğer
Sevgilim söylesene yıllardır neredeydin Yarınlarım hep sende kalmış
Kaybettim herşeyimi Ellerimde sıcaklığın
hasret aldı sevgimi Saçlarında baharlarım
Geri dön geldiğin gibi Yüreğimde umutların
Yıllardır neredeydin Gözlerinde gözlerim kalmış
Bak şimdi neler oldu Karanlıklar ülkesindeyim
Gençlikte bitti soldu Işıklarım hep sende kalmış
Yürü geldiğin yolu Çekilmeyen dertlerinleyim
Yıllardır neredeydin Sevinçlerim hep sende kalmış
Öyle bir hayat yaşıyorumki
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazılar seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedimki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymişki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...
Nietzsche
Evrensel Ballad
EVRENSEL BALLAD
Bir öykümüz olsa, duyan öyküsü sansa..
Öykümüz böylece dallanıp-budaklansa..
Bir sevi'den, bir övü'den, o bizim öykümüzden
Giderek buluşan eller evreni sarsa..
Öykümüz de büyür büyüklüğümüzden;
Herkes sevi'sinde evreni kucaklarsa.
Özdemir Asaf
EVRENSEL BALLAD
Bir öykümüz olsa, duyan öyküsü sansa..
Öykümüz böylece dallanıp-budaklansa..
Bir sevi'den, bir övü'den, o bizim öykümüzden
Giderek buluşan eller evreni sarsa..
Öykümüz de büyür büyüklüğümüzden;
Herkes sevi'sinde evreni kucaklarsa.
Özdemir Asaf
Sürükleyici bir roman gibi gözlerin.Sonsuzluğu anımsatıyor teninin kokusu.
Defalardır kaçıyorum sensizlikten.
Yine yakalıyor beni ıssız bir köşede.
Sensiz yaşayamıyorum gülüm
Serpişen yağmur damlaları ıslatıyor yüreğimi.
Yeniden-yine sen romanımın arka kapağında.
Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!
Duymadın gönlümün haykırışını
Kırdın şu gönlümün sabır taşını
Görmekten usandım çatık kaşını
Gülüşün ellere, nazın bana mı?
HER SABAH YOKLUĞUNLA UYANIR BU BEDEN
HASRETLER SARAR DÖRT BİR YANIMI
GÖZLERİM AĞLAR YÜREĞİME
SEN, SADECE SEN GELİRSİN AKLIMA.
BUGÜN DAHA BİR ÖZLEDİM SENİ
ALIŞAMADIM BİR TÜRLÜ YOKLUĞUNA
HERŞEY ÜZERİME GELDİ SANKİ
BUGÜN SONLARDAYIM KAHRIN.
BİR ALO DE YA DA BİR MEKTUP YAZ
NE YAPARSAN YAPTA BİR HABER VER BE GÜLÜM
NE OLUR BİR SESİNİ DUYUR
YADA GEL BENİ ÖLDÜR BE SULTANIM…
http://askhikayeleri.ufoss.com/kisa-ask-siirleri/
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
Ben senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
NAZIM HİKMET
Ben senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
NAZIM HİKMET
GİDERAYAK
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
NAZIM HİKMET
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
NAZIM HİKMET
GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
CAHİT SITKI TARANCI
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
CAHİT SITKI TARANCI
Merdiven
Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden,
Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak,
Ve bir zaman bakacaksin semaya aglayarak...
Sular sarardi... yüzün perde perde solmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta...
Egilmis arza, kanar, muttasil kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanli bülbüller,
Sular mi yandi? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisan-i hafidir ki ruha dolmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta...
Ahmet Haşim
Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden,
Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak,
Ve bir zaman bakacaksin semaya aglayarak...
Sular sarardi... yüzün perde perde solmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta...
Egilmis arza, kanar, muttasil kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanli bülbüller,
Sular mi yandi? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisan-i hafidir ki ruha dolmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta...
Ahmet Haşim
1
2


Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol