Sitede benimde bir kelimem olsun diyorsaniz bu baslik altinda kelime ekleyebilirsiniz... ( istediginiz kadar kelime ekleyebilirsiniz...
Ornek =
boek = kitap
Bir kisi isdedigi kadar cevap yollayabilir kelime ekleyebilir......Yada duzenleye basarak ekledigi kelimelere yenisini ekleyebilir...
Kesinlikle kopyala yapistir yapip kelime eklemeyiniz... Sadece yazarak bildiginiz kelimeleri ekleyin... Sonra sinav yapacam o kelimeleri bbiliyormusunuz diye :P
SIZDE BIR KELIME EKLEYIN....
auto = araba
selam,
schat==> askim, sevgilim
kelime ekledim ama ben bu basligin amacini anlamadim..!
sozluk icinmi kelime ekliyoruz?
biraz bilgi verirseniz seviniriz Ufoss bey :)
sevgilerimle
schat==> askim, sevgilim
kelime ekledim ama ben bu basligin amacini anlamadim..!
sozluk icinmi kelime ekliyoruz?
biraz bilgi verirseniz seviniriz Ufoss bey :)
sevgilerimle
Bir veya daha fazla kelime eklemeniz mumkun...
Bu basligin amacina gelince.. Siteye katki yapmaz istiyorum ama cok yeniyim katki yapamiyorum diyenlere firsat...
Kelime ekleyince hem siteye destek olmus olcak. hem kendi ogrenebilecek...
Bu basligin amacina gelince.. Siteye katki yapmaz istiyorum ama cok yeniyim katki yapamiyorum diyenlere firsat...
Kelime ekleyince hem siteye destek olmus olcak. hem kendi ogrenebilecek...
veearts=veteriner
zwijgzaam=suskun,sessiz
zwijgzaam=suskun,sessiz
hoe= ne, nasıl
plaats=yer
meneer= beyfendi
welke=hangi
plaats=yer
meneer= beyfendi
welke=hangi
KAPOT = BOZUK
OMDAT, WANT = CUNKU
WINKEL= DUKKAN
SCHERM = ARABA CAMURLUGU
OMDAT, WANT = CUNKU
WINKEL= DUKKAN
SCHERM = ARABA CAMURLUGU
veearts=veteriner
zwijgzaam=suskun,sessiz
VETERINER BILDIGIM KADARIYLA DIERENARTS OLARAK DA GECIYOR ...
Ruiken...KOKLAMAK......
VOELEN ...OKSAMAK...HISSETMEK
VOELEN ...OKSAMAK...HISSETMEK
bende ekleyeyim :
schrijven:yazmak
slaan:vurmak
yanlışlar olursa düzeltirseniz sevinirim.kolay gelsin.
schrijven:yazmak
slaan:vurmak
yanlışlar olursa düzeltirseniz sevinirim.kolay gelsin.
voornaam = ad
achternaam = soyad
avond = akşam
morgen = yarın
ochtend = sabah
middag = öğle
nacht = gece
politie = polis
achternaam = soyad
avond = akşam
morgen = yarın
ochtend = sabah
middag = öğle
nacht = gece
politie = polis
Çaba = inzet
Dost = deelgenoot
Düğün = een bruiloft
Bunlarda benden....
Dost = deelgenoot
Düğün = een bruiloft
Bunlarda benden....
op =üstünde
onder =altında
in =içinde
ja =evet
nee =hayır
onder =altında
in =içinde
ja =evet
nee =hayır
liefde=aşk
galabal= balo
onkundig= cahil
screeuw=çığlık
aandacht= dikkat
vaarwel= elveda
onverdroten=gayretli
kakkerlak=hamamböceği
bloed=kan
vogel=kuş
şimdilik bunlarda benden...
galabal= balo
onkundig= cahil
screeuw=çığlık
aandacht= dikkat
vaarwel= elveda
onverdroten=gayretli
kakkerlak=hamamböceği
bloed=kan
vogel=kuş
şimdilik bunlarda benden...
zonnig=güneşli
zonsondergang=güneşin batışı
zonsopgang=güneşin doğuşu
zonsondergang=güneşin batışı
zonsopgang=güneşin doğuşu
rook = duman
boer = çiftçi
kuil = çukur
gevoel = his
muts = bere
kaas = peynir
droom = rüya
tuin = bahçe
boer = çiftçi
kuil = çukur
gevoel = his
muts = bere
kaas = peynir
droom = rüya
tuin = bahçe
lerares(de)=bayan öğretmen
nu=şimdi
maar=fakat, ama
heb=var
daarom=onun için, o yüzden
noemen= diyoruz(böyle isimlendiriyoruz)
zonder= olmadan, -sız/ -siz
overal=heryerde
nu=şimdi
maar=fakat, ama
heb=var
daarom=onun için, o yüzden
noemen= diyoruz(böyle isimlendiriyoruz)
zonder= olmadan, -sız/ -siz
overal=heryerde
afrukken = çekip almak
bestaan = varolmak - mevcut olmak
cd- speler = cd çalar
detail = detay
eebrichtingsverkeer = tek yol - tek yön
frisbee = frisbi
gastenboek = ziyaretçi kayıt defteri
ham = jambon - domuz pastırması
incasseren = tahsil etmek
jubileum = jübile
kassabon = makbuz
landgoed = mal - mülk
maatregel = tedbir - önlem
nalantenschap = miras - kalıt
oksel = koltuk altı
pasklaar = provaya hazır
quasi = sanki - güya
rancune = garaz - kin
sabbelen = emmek
tigris = dicle
uitstellen = tehir etmek - ertelemek - geciktirmek
vallei = vadi
waarde = değer - kıymet
x- benen = çarpık bacaklar
yoghurt = yoğurt
zaaitijd = ekim zamanı
bestaan = varolmak - mevcut olmak
cd- speler = cd çalar
detail = detay
eebrichtingsverkeer = tek yol - tek yön
frisbee = frisbi
gastenboek = ziyaretçi kayıt defteri
ham = jambon - domuz pastırması
incasseren = tahsil etmek
jubileum = jübile
kassabon = makbuz
landgoed = mal - mülk
maatregel = tedbir - önlem
nalantenschap = miras - kalıt
oksel = koltuk altı
pasklaar = provaya hazır
quasi = sanki - güya
rancune = garaz - kin
sabbelen = emmek
tigris = dicle
uitstellen = tehir etmek - ertelemek - geciktirmek
vallei = vadi
waarde = değer - kıymet
x- benen = çarpık bacaklar
yoghurt = yoğurt
zaaitijd = ekim zamanı
de HAPotheek(nobetci Acil Recete Eczanesi) ........
http://search.live.com/results.aspx?mkt=nl-nl&FORM=TOOLBR&q=DE+HAPotheek&FORM=TOOLBR
huisartsenpost(HAP)Nobetci Aci Ev Doktorlari Merkezi.......
http://www.primair-hap.nl/
stuff=Beyaz madde(Zehir) Uyusturucu maddesi.hasj-Hasis-Esrar .....Maddeleri icen Maddeler(Insan Sagligina Zarar Getirir!!Kullanmayiniz
Genclerimiz(Annelerin Dikkatine Cocugunuzda Kapali Yasam Insanlardan Uzaklasma Korku sepepsiz Hareketler Gordugunuzde Okuldan Bolge Aile Hekimliginden Yardim Isteyiniz(Pisiatri /Psychiatrie ,lerden Ruh ve Sinir Madde Bagimligi Uzman Hastanelerinden
AfkikCentrum.......Acil MeddeBagimlilari Iyilestirme Merkezi!!!
http://search.live.com/results.aspx?mkt=nl-nl&FORM=TOOLBR&q=afkikcentrum&FORM=TOOLBR
Burdaki Doktorlardan Merkezi kilinizden sahsi randevu aliniz!! )burda(Egitimciler yada Okul Arkadas Gruplasma Hatali(Ahlak Disi Kimlik Arama Bunalimina Tesviklenmistir)....sonucu kotu,, Cinsel kimlik arayis hastaligi....psycoloog , psikoloji destek aliniz!!! zaman kaypina cocuklarinizi birakmayiniz!! bilgileniniz! 14 yasi ustunde ilk ve Orta Egitim okulda bu tur Hastaliga Dusmekdeler!!!Zeka Acici Densede Zaralidir(SOK YASAMLA YASAMAK OLMAZ!!Oyle Oylaydi..Neden Hastalar Iyilesmiyor!!Uzak Durunuz Her Turlu ucucu maddelerden!!!!
crepe=krep(kumas Adi)
creperen=crepeerde=is gecrepeerd=aclikdan ici kebermek)aclikdan nallari dikmek.tahtali koye gitmek(boylamak).nallari tikmek.kuyrugu titremek.
aclikdan olume terk edilme!!
crimineel=ceza.cezai.ceza gerektiren.kriminel.
criminele psychologie=ceza ruhbilimi
misdadig=kriminel,sabikali.suc isleyen.suc islemeye yatkin.
crisiscentrum= Acil buyuk aile kavgalarinda( ruhsal acil hastaliklarda, ilkyadim hizmetleri afet.kriz merkezi.olagan ustu(Ramp) durumlarda mudahale merkezi!!!
http://search.live.com/results.aspx?q=crisiscentrum&FORM=SSNO
saglik terimleri..
calcificatie=calsifikasyon-verkalking=kalk=kreclesme.kireclenme..... organlarimizda vucudumuzda olan kireclesme, ornegin bobrek yollarinda ilgili ,eklemlerde(vucutumuzda)ensemizde,belimizde kalcalarda oldugu gibi...........!
calcificatie in het prostaat=prostat,da kreclesme!
prostaat=prostata=prostat.....
psychosomatik=ruhsal ve bedensel sikayetler.....
depressie.depresyon,ruhsal cokuntu,bunalim.durgunluk,
overstuur=ruhsal bozukluk,kafayi yemek,bunalim gecirmek,cinnet gecirme,hayalet gormek..hafizasi calismamak,ne yaptigini bilmemek.
http://search.live.com/results.aspx?mkt=nl-nl&FORM=TOOLBR&q=DE+HAPotheek&FORM=TOOLBR
huisartsenpost(HAP)Nobetci Aci Ev Doktorlari Merkezi.......
http://www.primair-hap.nl/
stuff=Beyaz madde(Zehir) Uyusturucu maddesi.hasj-Hasis-Esrar .....Maddeleri icen Maddeler(Insan Sagligina Zarar Getirir!!Kullanmayiniz
Genclerimiz(Annelerin Dikkatine Cocugunuzda Kapali Yasam Insanlardan Uzaklasma Korku sepepsiz Hareketler Gordugunuzde Okuldan Bolge Aile Hekimliginden Yardim Isteyiniz(Pisiatri /Psychiatrie ,lerden Ruh ve Sinir Madde Bagimligi Uzman Hastanelerinden
AfkikCentrum.......Acil MeddeBagimlilari Iyilestirme Merkezi!!!
http://search.live.com/results.aspx?mkt=nl-nl&FORM=TOOLBR&q=afkikcentrum&FORM=TOOLBR
Burdaki Doktorlardan Merkezi kilinizden sahsi randevu aliniz!! )burda(Egitimciler yada Okul Arkadas Gruplasma Hatali(Ahlak Disi Kimlik Arama Bunalimina Tesviklenmistir)....sonucu kotu,, Cinsel kimlik arayis hastaligi....psycoloog , psikoloji destek aliniz!!! zaman kaypina cocuklarinizi birakmayiniz!! bilgileniniz! 14 yasi ustunde ilk ve Orta Egitim okulda bu tur Hastaliga Dusmekdeler!!!Zeka Acici Densede Zaralidir(SOK YASAMLA YASAMAK OLMAZ!!Oyle Oylaydi..Neden Hastalar Iyilesmiyor!!Uzak Durunuz Her Turlu ucucu maddelerden!!!!
crepe=krep(kumas Adi)
creperen=crepeerde=is gecrepeerd=aclikdan ici kebermek)aclikdan nallari dikmek.tahtali koye gitmek(boylamak).nallari tikmek.kuyrugu titremek.
aclikdan olume terk edilme!!
crimineel=ceza.cezai.ceza gerektiren.kriminel.
criminele psychologie=ceza ruhbilimi
misdadig=kriminel,sabikali.suc isleyen.suc islemeye yatkin.
crisiscentrum= Acil buyuk aile kavgalarinda( ruhsal acil hastaliklarda, ilkyadim hizmetleri afet.kriz merkezi.olagan ustu(Ramp) durumlarda mudahale merkezi!!!
http://search.live.com/results.aspx?q=crisiscentrum&FORM=SSNO
saglik terimleri..
calcificatie=calsifikasyon-verkalking=kalk=kreclesme.kireclenme..... organlarimizda vucudumuzda olan kireclesme, ornegin bobrek yollarinda ilgili ,eklemlerde(vucutumuzda)ensemizde,belimizde kalcalarda oldugu gibi...........!
calcificatie in het prostaat=prostat,da kreclesme!
prostaat=prostata=prostat.....
psychosomatik=ruhsal ve bedensel sikayetler.....
depressie.depresyon,ruhsal cokuntu,bunalim.durgunluk,
overstuur=ruhsal bozukluk,kafayi yemek,bunalim gecirmek,cinnet gecirme,hayalet gormek..hafizasi calismamak,ne yaptigini bilmemek.
arkadaslar bırazda benden ıns ıse yarar
aan: [pr] -de, kenarında.
aandacht: [de] ilgi, dikkat.
aankomen: [v] ulaşmak, varmak.
aanmaning: [de] uyarı.
aansluiten: [v] bağlamak.
aantal: [het] adet, sayı.
aantrekken: [v] çekmek.
aantrekkelijk: [adj] çekici.
aanvankelijk: [bw] başlangıçta.
aanwezig: [adj] var olan.
aanzienlijk: [adj] önemli.
aarde: [de] dünya, yeryüzü.
achter: [pr] arkasında.
adellijk: [adj] soylu.
advies: [het] öneri, tavsiye, öğüt.
adviseren: [v] önermek, tavsiye etmek.
af en toe: [bw] bazen.
afgelopen: [v] bitmek.
afhankelijk: [adj] bağlı [ÖRNEK-0005].
afkoelen: [v] soğumak.
afkorting: [de] kısaltma.
afloop: [de] son.
afscheid: [het] veda.
afstand: [de] uzaklık.
afstuderen: [v] mezun olmak.
al: [adj] tüm, hepsi; [bw] zaten, şimdiden.
algemeen: [adj] genel (in het algemeen: genellikle; çoğunlukla).
alleen: [adj] yalnız; [bw] yalnızca.
allerlei: [adj] türlü, çeşitli.
als: [co] eğer; [pr] olarak.
altijd: [bw] her zaman.
ander: [adj] başka.
anders: [bw] başka biçimde.
antwoord: [het] yanıt, cevap.
atmosfeer: [de] atmosfer.
auto: [de] araba, otomobil (pl. auto's).
avond: [de] akşam.
band: [de] (otomobil, bisiklet vs için) lastik.
bang: [adj] korkmuş (ik ben bang = korkarım).
bank: [de] kanepe.
bedienen: [v] çalıştırmak, işletmek (bedienen het fototoestel).
bedrijf: [het] şirket, işyeri.
beetje: [adj] biraz.
begrijpen: [v] anlamak.
beginnen: [v] başlamak.
behalve: [co] -den başka.
behulp: [het] yardım [ÖRNEK-0003].
belangrijk: [adj] önemli.
belangstelling: [de] ilgi.
bepalen: [v] belirlemek [ÖRNEK-0003].
berg: [de] dağ.
beschrijven: [v] tanımlamak.
beschouwen: [v] bakmak, seyretmek.
bestaan: [v] var olmak (bestaan uit: oluşmak [ÖRNEK-0007]).
bestellen: [v] ısmarlamak, sipariş etmek.
bestuderen: [v] incelemek [ÖRNEK-0001].
betekenen: [v] anlamına gelmek.
betekenis: [de] anlam, mana.
beurt: [de] sıra ("sıra bende" tümcesindeki gibi).
bevroren: [adj] donmuş.
bewaren: [v] saklamak.
bewegen: [v] hareket ettirmek.
beweging: [de] hareket [ÖRNEK-0002].
bewijs: [het] kanıt, delil.
bewonderen: [v] hayran olmak.
bezig: [adj] yoğun, meşgul.
bezitten: [v] sahip olmak.
bijna: [bw] hemen hemen, yaklaşık.
bijnaam: [de] takma ad.
bijvoorbeld: [bw] örneğin.
bijwoord: [het/dilbilgisi] belirteç, zarf.
bijzonder: [adj] özel; kendine özgü.
biljet: [het] bilet.
binden: [v] bağlamak.
bladzijde: [de] sayfa.
blank: [adj] beyaz.
blijken: [v] görünmek.
blijven: [v] kalmak.
boek: [het] kitap.
boekenkast: [de] kitaplık.
boer: [de] köylü, çiftçi [ÖRNEK-0002].
bol: [de] top, yuvarlak, küre.
boog: [de] yay.
botsing: [de] çarpışma.
bout: [de] cıvata.
boven: [bw] yukarıya, yukarıda, üstte.
bovendien: [bw] ayrıca.
brandstof: [de] yakıt.
breed: [adj] geniş.
breken: [v] kırmak.
bril: [de] gözlük.
Britse Gemenebest: [het] İngiliz Milletler Topluluğu.
broer: [de] erkek kardeş.
bron: [de] kaynak.
bui: [de] sağanak.
buitenlander: [adj] yabancı.
cassette: [de] kaset.
collega: [de] iş arkadaşı.
conjunctief: [de/dilbilgisi] bağlaç.
continent: [het] kıta, anakara.
cursist: [de] öğrenci.
daar: [bw] orada.
daarna: [bw] sonra.
daarom: [bw] bu yüzden.
dag: [tw] merhaba; [tw] hoşçakal; [de] gün.
dampkring: [de] atmosfer.
datum: [de] tarih; [het] veri.
deelgenoot: [de] sırdaş, dost.
Deens: [het] Danca, Danimarkaca.
deken: [de] örtü.
demokratie: [de] demokrasi.
Denemarken: [het] Danimarka.
depot: [het] depo.
deskundig: [adj] uzman.
deze: [vn] bu.
dichtbij: [adj] yakın.
dik: [adj] kalın.
dikwijls: [bw] çoğunlukla.
dit: [vn] bu.
docent: [de] öğretmen.
docente: [de] bayan öğretmen.
doen: [v] yapmak.
donker: [adj] karanlık.
doof: [adj] sağır.
door: [co] dolayısıyla.
dorp: [het] köy.
draaien: [v] dönmek.
drie: [adj] üç.
dromen: [v] rüya görmek, düş görmek.
droom: [de] düş, rüya.
druk: [adj] meşgul.
drukken: [v] basmak.
duidelijk: [adj] açık, belli, bariz.
dun: [adj] ince.
durven: [v] cesaret etmek.
dus: [co] yani.
duur: [adj] pahalı.
een: [adj] bir.
eenvoudig: [adj] kolay.
eiland: [het] ada.
eindigen: [v] bitmek.
elk: [vn] her.
elkaar: [vn] birbiri.
en: [co] ve.
Engeland: İngiltere.
enkelvoud: [adj] tekil.
enz: [afkorting] bkz. enzovoort.
enzovoort: vesaire.
enig: [adj] birkaç.
er: [bw] orada.
erfelijk: [adj] kalıtsal; babadan oğula geçen.
erg: [bw] çok.
ergen: bkz. ergens.
ergens: [bw] bir yerde.
eten: [v] yemek.
evenals: [bw] gibi, aynı biçimde [ÖRNEK-0008].
excursie: [de] gezi, gezinti, tur.
fiets: [de] bisiklet.
fijn: [adj] iyi.
fonkelen: [v] parlamak [ÖRNEK-0001].
foto: [de] fotoğraf.
fototoestel: [het] fotoğraf makinesi.
fout: [de] yanlış, hata; [adj] yanlış.
gaan: [v] gitmek.
gaar: [adj] pişmiş.
gade: [de] eş, karı ya da koca.
gang: [de] koridor, sofa, hol.
gat: [het] delik.
gauw: [bw] çabuk.
gebeurtenis: [de] olay [ÖRNEK-0005].
gebied: [het] alan, yer.
gebruiken: [v] kullanmak.
gedragen: [v] davranmak.
geen: [vn] değil.
geldig: [adj] geçerli.
gelegenheid: [de] fırsat.
gelijktijdig: [bw] aynı zamanda.
gemakkelijk: [adj] kolay.
gesloten: [adj] kapalı.
geschiedenis: [de] tarih.
gevaar: [de] tehlike.
geval: [het] durum, hal.
geven: [v] vermek.
gevoel: [het] duygu.
gezellig: [adj] hoş.
gezicht: [het] yüz, surat.
gierig: [adj] cimri.
gids: [de] kılavuz, rehber (telefoongids: telefon rehberi).
goed: [adj] iyi.
goedkoop: [adj] ucuz.
gordijn: [het] perde.
graf: [het] mezar.
grammatica: [de] dilbilgisi.
grap: [de] şaka.
groen: [adj] yeşil.
Groenland: [het] Grönland.
groente: [de] sebze.
groeien: [v] büyümek, gelişmek.
groot: [adj] büyük.
Groot-Brittannië: Büyük Britanya.
grotendeels: [bw] büyük çoğunlukla.
gum: [de] silgi.
hand: [de] el.
handtekening: [de] imza.
hebben: [v] -i olmak, sahip olmak.
heel: [adj] bütün.
heelal: [het] evren.
heen: [pr] doğru.
heet: [adj] sıcak.
-heid: -lik (noodzakelijkheid = zorunluluk).
hemel: [de] gök, gökyüzü.
her en der: [bw] şurada burada.
herfst: [de] sonbahar, güz.
herhalen: [v] yinelemek, tekrar etmek.
herkennen: [v] tanımak.
heten: [v] adı ... olmak, adlandırılmak.
hij: [vn] o.
hoe: [bw] nasıl.
hoeveel: [adj] kaç tane.
hoeveelheid: [de] miktar.
honderd: [adj] yüz.
honger: [de] açlık.
hoofd: [het] baş, kafa.
hoogstends: [bw] en çok.
horen: [v] duymak.
houden: [v] tutmak.
huis: [het] ev.
hun: [adj] onların.
huren: [v] kiralamak.
ieder: [vn] her.
iedereen: [vn] herkes.
iemand: [vn] birisi.
Ierland: İrlanda.
ijzer: [het] demir.
ik: [vn] ben.
immers: [co] zira.
in: [pr] -de, içinde.
inbreken: [v] zorla girmek.
inrichting: [de] yerleşim, düzen.
integendeel: [co] aksine, tersine.
inzet: [de] çaba.
Iran: [het] İran.
jaar: [het] yıl.
je: [adj] senin.
jij: [pn] siz.
jongen: [de] oğlan.
jouw: [adj] senin.
jullie: [pn] siz.
juist: [adj] doğru.
kabinet: [het] hükümet, kabine.
kalf: [het] dana.
kamer: [de] oda.
kant: [de] yan, taraf.
kantoor: [het] ofis, büro.
kat: [de] kedi.
keer: [de] kez.
kegel: [de] koni.
kennen: [v] bilmek.
kennis: [de] tanıdık, dost.
kenteken: [het] plaka.
kern: [de] çekirdek.
keuken: [de] mukfak.
keuze: [de] seçenek.
kijken: [v] bakmak; seyretmek, izlemek.
kind: [het] çocuk (pl. kinderen).
klaren: [v] bitmek.
klas: [de] sınıf.
kleed: [het] halı; [het] örtü.
kleur: [de] renk.
klein: [adj] küçük.
klont: [de] topak.
kloppen: [adj] kapıyı çalmak.
knap: [adj] zeki.
knikker: [de] bilye.
koepel: [de] kubbe.
koken: [v] pişirmek.
kolom: [de] sütun.
komen: [v] gelmek.
koninkrijk: [het] krallık.
kookpan: [de] tencere.
kool: [de] kömür.
kooldioxyde: [de] karbondioksit.
koolstof: [de] karbon.
korst: [de] kabuk.
kort: [adj] kısa.
korting: [de] indirim.
kou: [de] soğukluk.
koud: [adj] soğuk.
kraan: [de] vinç.
krant: [de] gazete.
krijgen: [v] almak.
kunnen: [v] -bilmek.
kussen: [het] yastık.
kust: [de] kıyı, sahil.
laag: [de] katman, tabaka.
laag: [adj] alçak.
laboratorium: [het] laboratuvar.
lade: [de] çekmece.
land: [het] ülke.
lang: [adj] uzun.
langs: [bw] boyunca.
langzaam: [adj] yavaş.
lawaaierig: [adj] gürültülü.
leeftijd: [de] yaş.
leeg: [adj] boş.
leerling: [de] öğrenci.
lelijk: [adj] çirkin.
lente: [de] ilkbahar, bahar, ilkyaz.
leraar: [de] (erkek) öğretmen.
lerares: [de] (bayan) öğretmen.
leren: [v] öğrenmek.
les: [de] ders.
leven: [het] yaşam, hayat.
lezen: [v] okumak.
lichaam: [het] vücut, beden; kütle.
licht: [adj] aydınlık.
lijst: [de] liste.
lidmaatschap: [het] üyelik [ÖRNEK-0007].
lidwoord: [het] tanımlık, artikel.
logeren: [v] (birinde, otelde vb) yatılı kalmak, konaklamak.
lopen: [v] yürümek.
lopend: [adj] yürüyen; [adj] geçerli.
lossen: [v] boşaltmak.
luisteren: [v] dinlemek.
lusten: [v] hoşlanmak, istemek.
maal: [de] kez.
maan: [de] ay (dünyanın uydusu).
maand: [de] ay.
maandag: [de] pazartesi.
maar: [co] fakat.
maken: [v] yapmak.
man: [de] adam.
mand: [de] sepet.
markt: [de] pazar, market.
Marokko: [het] Fas.
mee: [bw] bile.
meegaan: [v] eşlik etmek.
meer: [de] göl.
meervoud: [adj/dilbilgisi] çoğul.
meestal: [bw] çoğu zaman.
meneer: [de] bay.
mengsel: [het] karışım.
merkwaardig: [adj] dikkat çekici.
met: [pr] ile.
mevrouw: [de] bayan.
meisje: [het] kız.
mijn: [adj] benim.
miljard: [het] milyar.
misschien: [bw] belki.
moeilijk: [adj] zor.
moeder: [de] anne.
moeten: [v] -meli.
mogelijk: [adj] olası, mümkün.
mogelijkheid: [de] olasılık, ihtimal.
mogen: [v] -ebilmek.
mooi: [adj] güzel.
moment: [het] an.
monarch: [de] monark, kral.
monarchie: monarşi, krallık.
mond: [de] ağız.
monteur: [de] tamirci.
morgen: [bw] yarın.
na: [pr] sonra.
naam: [de] ad.
nacht: [de] gece.
nachtmerrie: [de] kabus, karabasan.
nadruk: [de/dilbilgisi] vurgu.
naar: [pr] -e.
naast: [pr] yanında.
natuurlijk: [bw] doğal olarak.
Nederland: [het] Hollanda.
Nederlands: [het] Hollandaca.
nee: [tw] hayır.
negen: [adj] dokuz.
netwerk: [het] ağ, şebeke.
neus: [de] burun.
niemand: [pn] hiçkimse.
niet: [bw] değil.
nieuw: [adj] yeni.
nikkel: [de] (chem.) nikel.
nodig: [adj] lazım, gerekli.
noemen: [v] adlandırmak.
nog: [bw] daha.
nogal: [bw] oldukça.
nogmaals: [bw] yeniden, tekrar.
nood: [de] gereksinim.
noodzakelijk: [adj] zorunlu, kaçınılmaz, gerekli.
nooit: [bw] asla.
Noordzee: Kuzey Denizi.
normaal: [adj] normal, olağan.
nota: [de] fatura.
nu: [bw] şimdi.
nummer: [het] sayı, numara.
ochtend: [de] sabah.
oefening: [de] alıştırma.
of: [co] ya da, veya.
ogenblik: [het] saniye.
om: [pr] hakkında.
oma: [de] büyükanne.
omdat: [co] çünkü.
omgeving: [de] çevre (in de omgeving van de zon: güneşin çevresinde).
omkeren: [v] döndürmek.
onbemand: [adj] insansız (onbemande ruimtevaartuigen: insansız uzay araçları).
ondanks: [pr] karşın, rağmen.
onderhalf: [adj] bir buçuk.
onderlopen: [v] su basmak, suyla dolmak.
ondertussen: [bw] bu arada.
onderwerp: [het/dilbilgisi] özne.
onderzoek: [het] araştırma.
ondraaglijk: [adj] dayanılmaz.
ongeveer: [bw] yaklaşık.
ongezellig: [adj] nahoş, sevimsiz.
onrecht: [adj] haksız.
ontdekken: [v] keşfetmek, bulmak.
ontdekking: [de] keşif.
onthouden: [v] hatırlamak.
ontkenning: [de] red.
ontstaan: [het] oluşum, oluşma, meydana geliş; [v] var olmak; oluşmak.
ontvangen: [v] almak, teslim almak.
onweer: [het] şimşekli ve yıldırımlı fırtına.
ook: [bw] de, bile.
oorzaak: [de] neden, sebep.
Oostzee: [de] Baltık Denizi.
op: [pr] -de, üzerinde.
open: [adj] açık.
oplossing: [de] çözüm.
opnieuw: [bw] yeniden.
oud: [adj] eski; [adj] yaşlı.
ouderdom: [de] yaşlılık.
over: [pr] üstünde.
overblijven: [v] artmak, kalmak.
overmorgen: [bw] öbür gün.
overvaller: [de] saldırgan.
overzicht: [het] genel bakış, genel görünüm.
paar: [het] çift.
pakken: [v] yakalamak, tutmak.
pan: [de] tava.
papier: [het] kağıt.
parlement: [het] parlamento, meclis.
pen: [de] kalem.
persen: [v] bastırmak, sıkıştırmak.
plakken: [v] yapışmak.
planeet: [de] gezegen.
plant: [het] bitki.
praten: [v] konuşmak.
precies: [adj] tam.
prettig: [adj] iyi.
prins: [de] prens.
prinses: [de] prenses.
proberen: [v] denemek.
prooi: [de] av.
raam: [het] pencere.
raden: [v] tahmin etmek.
reactie: [de] yanıt; tepki.
reductie: [de] indirim.
regel: [de] satır; [de] kural.
regelmatig: [bw] düzenli olarak.
regen: [de] yağmur.
reis: [de] yolculuk, seyahat.
reiziger: [de] yolcu.
rekenen: [v] hesaplamak.
restaurant: [het] restoran, lokanta.
richting: [de] yön.
roeren: [v] karıştırmak [ÖRNEK-0006].
rond: [adj] yuvarlak.
rots: [de] kaya.
ruim: [adj] geniş; [adj] -den çok (ruim vierduizend jaar: dört bin yıldan çok).
ruimte: [de] uzay [ÖRNEK-0005].
rustig: [adj] rahat. sakin.
ruw: [adj] işlenmemiş, çiğ; pürüzlü.
ruzie: [de] kavga.
samenstelling: [de] komposizyon.
Scandinavisch: [adj] İskandinav.
schadelijk: [adj] zararlı.
scheiden: [v/pp. met hebben] ayırmak; [v/pp. met zijn] boşanmak.
scheren: [v] traş etmek; zich ~: traş olmak.
schijn: [de] görünüş.
schijf: [de] disk.
school: [de] okul.
schoon: [adj] temiz.
schrijven: [v] yazmak.
Schotland: İskoçya.
seizoen. [het] mevsim.
situatie: [de] durum.
slaaf: [de] köle.
slaan: [v] dövmek; vurmak.
slagen: [v] başarılı olmak, başarmak.
slank: [adj] şişman olmayan, zayıf.
slapen: [v] uyumak.
snel: [adj] hızlı.
snelkookpan: [de] düdüklü tencere.
soep: [de] çorba.
soms: [bw] bazen.
spelen: [v] oynamak.
spiegel: [de] ayna.
spreken: [v] konuşmak.
stad: [de] şehir.
stam: [de/dilbilgisi] kök.
straling: [de] ışıma, radyasyon.
station: [het] istasyon, gar.
steeds: [bw] sürekli, her zaman.
stelsel: [het] düzen, sistem.
ster: [de] yıldız.
sterrenkunde: [de] gökbilim, astronomi.
stikstof: [de] azot.
stoel: [de] sandalye, iskemle.
stollen: [v] katılaşmak.
stolp: [de] fanus.
storen: [v] rahatsız etmek.
straat: [de] cadde, sokak.
streek: [de] bölge.
stroming: [de] akıntı.
student: [de] öğrenci.
sturen: [de] göndermek (email sturen).
suiker: [de] şeker.
taal: [de] dil.
tafel: [de] masa.
tamelijk: [bw] oldukça.
te: [bw] fazla, çok.
tegenkomen: [v] karşılaşmak, rastlaşmak.
tegenwoordig: [bw] bugün, günümüzde.
tekst: [de] metin.
telefoon: [de] telefon.
telescoop: [de] teleskop.
televisie: [de] televizyon (alıcısı).
tellen: [v] saymak.
tevens: [bw] de, da, dahi.
tien: [adj] on.
tijd: [de] zaman.
tijdschrift: [het] dergi, mecmua.
toer: [de] tur, dönme, dönüş.
toestemming: [de] onay.
toneel: [het] sahne.
trein: [de] tren.
troon: [de] taht.
troonopvolger: [de] taht varisi.
trouwen: [v/pp. met zijn] evlenmek.
trouwens: [bw] zaten.
tunnel: [de] tünel.
Turkije: [het] Türkiye.
tussenwerpsel: [het/dilbilgisi] ünlem.
twee: [adj] iki.
twintig: [adj] yirmi.
uur: [het] saat.
uw: [bw] sizin.
uit: [pr] -den.
uitgestrekt: [adj] geniş, engin [ÖRNEK-0004].
uitnodigen: [v] davet etmek.
uitspreken: [v] telaffuz etmek.
uitstoten: [v/düzensiz] dışarı atmak, çıkarmak.
universiteit: [de] üniversite.
vaak: [bw] sık sık.
vaardigheid: [de] beceri, yetenek.
vader: [de] baba.
vakantie: [de] tatil, izin.
van: [pr] -in.
vast: [adj] sabit; katı (ant. vloeibaar).
veel: [bw] çok.
ver: [adj] uzak.
verbum: [het/dilbilgisi;pl. verba] eylem, fiil.
verdwijnen: [v] yok olmak.
Verenigd Koninkrijk: [het] Birleşik Krallık.
vergeten: [v] unutmak.
vergeven: [v] bağışlamak.
verkiezing: [de] seçim.
verleden: [het] geçmiş.
verloop: [het] geçiş (verloop van tijd: zamanın geçişi).
verloren: [v] yitirmek, kaybetmek.
verontschuldigingen: [v] özür dilemek.
veroorzaken: [v] neden olmak.
verrekijker: [de] dürbün.
verschijnen: [v] ortaya çıkmak.
verschil: [het] fark.
verschillend: [adj] farklı.
verstaan: [v] anlamak.
verstanbaar: [adj] anlaşılır.
vertaling: [de] çeviri.
vertellen: [v] anlatmak.
vervelen: [v] can sıkmak, rahatsız etmek; zich ~ canı sıkılmak.
vervelend: [adj] sıkıcı.
verwerven: [v] kazanmak.
vervijderen: [v] uzaklaştırmak.
vier: [adj] dört.
vies: [adj] kirli.
vijf: [adj] beş.
vijftien: [adj] on beş.
vinden: [v] bulmak.
vlakbij: [adj] yakın.
vlam: [de] alev.
vliegtuig: [het] uçak.
vliegveld: [het] havaalanı.
vloeibaar: [adj] sıvı, akışkan.
vloot: [de] filo.
vlug: [adj] hızlı.
voelen: [v] hissetmek.
voeren: [v] yapmak.
vol: [adj] dolu.
volgen: [v] izlemek, takip etmek.
volgende: [adj] gelecek, sonraki.
volgorde: [de] dizim, sıra.
voor: [pr] için.
voorkomen: [v] engellemek, önüne geçmek.
voornaamwoord: [het] zamir, adıl.
vooroordeel: [het] önyargı.
voorstellen: [v] tanıştırmak; canlandırmak, sahnelemek, sahneye koymak.
voortdurend: [bw] sürekli, hep.
vorm: [de] biçim.
vorst: [de] kral, monark (vorstin: kraliçe).
vraag: [de] soru.
vragen: [v] sormak; istemek.
vroelen: [v] hissetmek.
vroeg: [adj] erken.
vrolijk: [adj] neşeli, şen.
vrouw: [de] bayan, kadın.
vrij: [adj] serbest; [bw] oldukça.
vrijdag: [de] cuma.
vullen: [v] doldurmak.
vurig: [adj] kızgın, ateşli.
vuur: [het] ateş.
waar: [bw] nerede; [adj] gerçek, doğru.
waarom: [bw] neden, niçin.
waarschijnlijk: [bw] olasılıkla, muhtemelen.
wachten: [v] beklemek.
Wales: Galler.
wandelen: [v] gezmek.
wanneer: [bw] ne zaman.
want: [co] çünkü.
warm: [adj] sıcak.
warmte: [de] sıcaklık.
wat: [pn] ne.
we: [pn] biz.
week: [de] hafta.
weekend: [het] haftasonu.
weerstaan: [v] karşı koyamak
weg: [de] yol.
weggooien: [v] atmak.
wel: [bw] iyi.
welk: [adj] hangi.
werken: [v] çalışmak.
werkwoord: [het] bkz. verbum.
weten: [v] bilmek.
wie: [pn] kim.
wij: [pn] biz.
wijzen: [v] işaret etmek (wijzen naar).
willen: [v] istemek.
winter: [de] kış.
wolk: [de] bulut.
wonen: [v] oturmak, ikamet etmek.
woord: [het] sözcük.
woordenboek: [het] sözlük.
wrijving: [de] sürtünme.
zaaien: [v] (tohum) ekmek [ÖRNEK-0002].
zaterdag: [de] cumartesi.
ze: [pn] onlar.
zee: [de] deniz.
zeelieden: [de] denizciler, gemiciler [ÖRNEK-0003].
zeer: [bw] çok.
zeggen: [v] söylemek.
zichtbaar: [adj] görünür.
ziek: [adj] hasta.
ziekenhuis: [het] hastane.
zien: [v] görmek.
zij: [pn] o; [pn] onlar.
zijn: [adj] onun.
zin: [de] anlam; tümce.
zitten: [v] oturmak.
zo: [bw] böylece.
zomer: [de] yaz.
zon: [de] güneş.
zondag: [de] pazar.
zuid: [het] güney.
zulk: [adj] böyle.
zuur: [adj] ekşi.
zuurstof: [de] oksijen.
zwaar: [adj] ağır.
zwaarte: [de] ağırlık.
zwaartekracht: [de] yerçekimi.
zwanger: [adj] hamile.
Zweden: [het] İsveç.
zweven: [v] süzülmek, gezinmek.
zwerver: [de] gezgin.
aan: [pr] -de, kenarında.
aandacht: [de] ilgi, dikkat.
aankomen: [v] ulaşmak, varmak.
aanmaning: [de] uyarı.
aansluiten: [v] bağlamak.
aantal: [het] adet, sayı.
aantrekken: [v] çekmek.
aantrekkelijk: [adj] çekici.
aanvankelijk: [bw] başlangıçta.
aanwezig: [adj] var olan.
aanzienlijk: [adj] önemli.
aarde: [de] dünya, yeryüzü.
achter: [pr] arkasında.
adellijk: [adj] soylu.
advies: [het] öneri, tavsiye, öğüt.
adviseren: [v] önermek, tavsiye etmek.
af en toe: [bw] bazen.
afgelopen: [v] bitmek.
afhankelijk: [adj] bağlı [ÖRNEK-0005].
afkoelen: [v] soğumak.
afkorting: [de] kısaltma.
afloop: [de] son.
afscheid: [het] veda.
afstand: [de] uzaklık.
afstuderen: [v] mezun olmak.
al: [adj] tüm, hepsi; [bw] zaten, şimdiden.
algemeen: [adj] genel (in het algemeen: genellikle; çoğunlukla).
alleen: [adj] yalnız; [bw] yalnızca.
allerlei: [adj] türlü, çeşitli.
als: [co] eğer; [pr] olarak.
altijd: [bw] her zaman.
ander: [adj] başka.
anders: [bw] başka biçimde.
antwoord: [het] yanıt, cevap.
atmosfeer: [de] atmosfer.
auto: [de] araba, otomobil (pl. auto's).
avond: [de] akşam.
band: [de] (otomobil, bisiklet vs için) lastik.
bang: [adj] korkmuş (ik ben bang = korkarım).
bank: [de] kanepe.
bedienen: [v] çalıştırmak, işletmek (bedienen het fototoestel).
bedrijf: [het] şirket, işyeri.
beetje: [adj] biraz.
begrijpen: [v] anlamak.
beginnen: [v] başlamak.
behalve: [co] -den başka.
behulp: [het] yardım [ÖRNEK-0003].
belangrijk: [adj] önemli.
belangstelling: [de] ilgi.
bepalen: [v] belirlemek [ÖRNEK-0003].
berg: [de] dağ.
beschrijven: [v] tanımlamak.
beschouwen: [v] bakmak, seyretmek.
bestaan: [v] var olmak (bestaan uit: oluşmak [ÖRNEK-0007]).
bestellen: [v] ısmarlamak, sipariş etmek.
bestuderen: [v] incelemek [ÖRNEK-0001].
betekenen: [v] anlamına gelmek.
betekenis: [de] anlam, mana.
beurt: [de] sıra ("sıra bende" tümcesindeki gibi).
bevroren: [adj] donmuş.
bewaren: [v] saklamak.
bewegen: [v] hareket ettirmek.
beweging: [de] hareket [ÖRNEK-0002].
bewijs: [het] kanıt, delil.
bewonderen: [v] hayran olmak.
bezig: [adj] yoğun, meşgul.
bezitten: [v] sahip olmak.
bijna: [bw] hemen hemen, yaklaşık.
bijnaam: [de] takma ad.
bijvoorbeld: [bw] örneğin.
bijwoord: [het/dilbilgisi] belirteç, zarf.
bijzonder: [adj] özel; kendine özgü.
biljet: [het] bilet.
binden: [v] bağlamak.
bladzijde: [de] sayfa.
blank: [adj] beyaz.
blijken: [v] görünmek.
blijven: [v] kalmak.
boek: [het] kitap.
boekenkast: [de] kitaplık.
boer: [de] köylü, çiftçi [ÖRNEK-0002].
bol: [de] top, yuvarlak, küre.
boog: [de] yay.
botsing: [de] çarpışma.
bout: [de] cıvata.
boven: [bw] yukarıya, yukarıda, üstte.
bovendien: [bw] ayrıca.
brandstof: [de] yakıt.
breed: [adj] geniş.
breken: [v] kırmak.
bril: [de] gözlük.
Britse Gemenebest: [het] İngiliz Milletler Topluluğu.
broer: [de] erkek kardeş.
bron: [de] kaynak.
bui: [de] sağanak.
buitenlander: [adj] yabancı.
cassette: [de] kaset.
collega: [de] iş arkadaşı.
conjunctief: [de/dilbilgisi] bağlaç.
continent: [het] kıta, anakara.
cursist: [de] öğrenci.
daar: [bw] orada.
daarna: [bw] sonra.
daarom: [bw] bu yüzden.
dag: [tw] merhaba; [tw] hoşçakal; [de] gün.
dampkring: [de] atmosfer.
datum: [de] tarih; [het] veri.
deelgenoot: [de] sırdaş, dost.
Deens: [het] Danca, Danimarkaca.
deken: [de] örtü.
demokratie: [de] demokrasi.
Denemarken: [het] Danimarka.
depot: [het] depo.
deskundig: [adj] uzman.
deze: [vn] bu.
dichtbij: [adj] yakın.
dik: [adj] kalın.
dikwijls: [bw] çoğunlukla.
dit: [vn] bu.
docent: [de] öğretmen.
docente: [de] bayan öğretmen.
doen: [v] yapmak.
donker: [adj] karanlık.
doof: [adj] sağır.
door: [co] dolayısıyla.
dorp: [het] köy.
draaien: [v] dönmek.
drie: [adj] üç.
dromen: [v] rüya görmek, düş görmek.
droom: [de] düş, rüya.
druk: [adj] meşgul.
drukken: [v] basmak.
duidelijk: [adj] açık, belli, bariz.
dun: [adj] ince.
durven: [v] cesaret etmek.
dus: [co] yani.
duur: [adj] pahalı.
een: [adj] bir.
eenvoudig: [adj] kolay.
eiland: [het] ada.
eindigen: [v] bitmek.
elk: [vn] her.
elkaar: [vn] birbiri.
en: [co] ve.
Engeland: İngiltere.
enkelvoud: [adj] tekil.
enz: [afkorting] bkz. enzovoort.
enzovoort: vesaire.
enig: [adj] birkaç.
er: [bw] orada.
erfelijk: [adj] kalıtsal; babadan oğula geçen.
erg: [bw] çok.
ergen: bkz. ergens.
ergens: [bw] bir yerde.
eten: [v] yemek.
evenals: [bw] gibi, aynı biçimde [ÖRNEK-0008].
excursie: [de] gezi, gezinti, tur.
fiets: [de] bisiklet.
fijn: [adj] iyi.
fonkelen: [v] parlamak [ÖRNEK-0001].
foto: [de] fotoğraf.
fototoestel: [het] fotoğraf makinesi.
fout: [de] yanlış, hata; [adj] yanlış.
gaan: [v] gitmek.
gaar: [adj] pişmiş.
gade: [de] eş, karı ya da koca.
gang: [de] koridor, sofa, hol.
gat: [het] delik.
gauw: [bw] çabuk.
gebeurtenis: [de] olay [ÖRNEK-0005].
gebied: [het] alan, yer.
gebruiken: [v] kullanmak.
gedragen: [v] davranmak.
geen: [vn] değil.
geldig: [adj] geçerli.
gelegenheid: [de] fırsat.
gelijktijdig: [bw] aynı zamanda.
gemakkelijk: [adj] kolay.
gesloten: [adj] kapalı.
geschiedenis: [de] tarih.
gevaar: [de] tehlike.
geval: [het] durum, hal.
geven: [v] vermek.
gevoel: [het] duygu.
gezellig: [adj] hoş.
gezicht: [het] yüz, surat.
gierig: [adj] cimri.
gids: [de] kılavuz, rehber (telefoongids: telefon rehberi).
goed: [adj] iyi.
goedkoop: [adj] ucuz.
gordijn: [het] perde.
graf: [het] mezar.
grammatica: [de] dilbilgisi.
grap: [de] şaka.
groen: [adj] yeşil.
Groenland: [het] Grönland.
groente: [de] sebze.
groeien: [v] büyümek, gelişmek.
groot: [adj] büyük.
Groot-Brittannië: Büyük Britanya.
grotendeels: [bw] büyük çoğunlukla.
gum: [de] silgi.
hand: [de] el.
handtekening: [de] imza.
hebben: [v] -i olmak, sahip olmak.
heel: [adj] bütün.
heelal: [het] evren.
heen: [pr] doğru.
heet: [adj] sıcak.
-heid: -lik (noodzakelijkheid = zorunluluk).
hemel: [de] gök, gökyüzü.
her en der: [bw] şurada burada.
herfst: [de] sonbahar, güz.
herhalen: [v] yinelemek, tekrar etmek.
herkennen: [v] tanımak.
heten: [v] adı ... olmak, adlandırılmak.
hij: [vn] o.
hoe: [bw] nasıl.
hoeveel: [adj] kaç tane.
hoeveelheid: [de] miktar.
honderd: [adj] yüz.
honger: [de] açlık.
hoofd: [het] baş, kafa.
hoogstends: [bw] en çok.
horen: [v] duymak.
houden: [v] tutmak.
huis: [het] ev.
hun: [adj] onların.
huren: [v] kiralamak.
ieder: [vn] her.
iedereen: [vn] herkes.
iemand: [vn] birisi.
Ierland: İrlanda.
ijzer: [het] demir.
ik: [vn] ben.
immers: [co] zira.
in: [pr] -de, içinde.
inbreken: [v] zorla girmek.
inrichting: [de] yerleşim, düzen.
integendeel: [co] aksine, tersine.
inzet: [de] çaba.
Iran: [het] İran.
jaar: [het] yıl.
je: [adj] senin.
jij: [pn] siz.
jongen: [de] oğlan.
jouw: [adj] senin.
jullie: [pn] siz.
juist: [adj] doğru.
kabinet: [het] hükümet, kabine.
kalf: [het] dana.
kamer: [de] oda.
kant: [de] yan, taraf.
kantoor: [het] ofis, büro.
kat: [de] kedi.
keer: [de] kez.
kegel: [de] koni.
kennen: [v] bilmek.
kennis: [de] tanıdık, dost.
kenteken: [het] plaka.
kern: [de] çekirdek.
keuken: [de] mukfak.
keuze: [de] seçenek.
kijken: [v] bakmak; seyretmek, izlemek.
kind: [het] çocuk (pl. kinderen).
klaren: [v] bitmek.
klas: [de] sınıf.
kleed: [het] halı; [het] örtü.
kleur: [de] renk.
klein: [adj] küçük.
klont: [de] topak.
kloppen: [adj] kapıyı çalmak.
knap: [adj] zeki.
knikker: [de] bilye.
koepel: [de] kubbe.
koken: [v] pişirmek.
kolom: [de] sütun.
komen: [v] gelmek.
koninkrijk: [het] krallık.
kookpan: [de] tencere.
kool: [de] kömür.
kooldioxyde: [de] karbondioksit.
koolstof: [de] karbon.
korst: [de] kabuk.
kort: [adj] kısa.
korting: [de] indirim.
kou: [de] soğukluk.
koud: [adj] soğuk.
kraan: [de] vinç.
krant: [de] gazete.
krijgen: [v] almak.
kunnen: [v] -bilmek.
kussen: [het] yastık.
kust: [de] kıyı, sahil.
laag: [de] katman, tabaka.
laag: [adj] alçak.
laboratorium: [het] laboratuvar.
lade: [de] çekmece.
land: [het] ülke.
lang: [adj] uzun.
langs: [bw] boyunca.
langzaam: [adj] yavaş.
lawaaierig: [adj] gürültülü.
leeftijd: [de] yaş.
leeg: [adj] boş.
leerling: [de] öğrenci.
lelijk: [adj] çirkin.
lente: [de] ilkbahar, bahar, ilkyaz.
leraar: [de] (erkek) öğretmen.
lerares: [de] (bayan) öğretmen.
leren: [v] öğrenmek.
les: [de] ders.
leven: [het] yaşam, hayat.
lezen: [v] okumak.
lichaam: [het] vücut, beden; kütle.
licht: [adj] aydınlık.
lijst: [de] liste.
lidmaatschap: [het] üyelik [ÖRNEK-0007].
lidwoord: [het] tanımlık, artikel.
logeren: [v] (birinde, otelde vb) yatılı kalmak, konaklamak.
lopen: [v] yürümek.
lopend: [adj] yürüyen; [adj] geçerli.
lossen: [v] boşaltmak.
luisteren: [v] dinlemek.
lusten: [v] hoşlanmak, istemek.
maal: [de] kez.
maan: [de] ay (dünyanın uydusu).
maand: [de] ay.
maandag: [de] pazartesi.
maar: [co] fakat.
maken: [v] yapmak.
man: [de] adam.
mand: [de] sepet.
markt: [de] pazar, market.
Marokko: [het] Fas.
mee: [bw] bile.
meegaan: [v] eşlik etmek.
meer: [de] göl.
meervoud: [adj/dilbilgisi] çoğul.
meestal: [bw] çoğu zaman.
meneer: [de] bay.
mengsel: [het] karışım.
merkwaardig: [adj] dikkat çekici.
met: [pr] ile.
mevrouw: [de] bayan.
meisje: [het] kız.
mijn: [adj] benim.
miljard: [het] milyar.
misschien: [bw] belki.
moeilijk: [adj] zor.
moeder: [de] anne.
moeten: [v] -meli.
mogelijk: [adj] olası, mümkün.
mogelijkheid: [de] olasılık, ihtimal.
mogen: [v] -ebilmek.
mooi: [adj] güzel.
moment: [het] an.
monarch: [de] monark, kral.
monarchie: monarşi, krallık.
mond: [de] ağız.
monteur: [de] tamirci.
morgen: [bw] yarın.
na: [pr] sonra.
naam: [de] ad.
nacht: [de] gece.
nachtmerrie: [de] kabus, karabasan.
nadruk: [de/dilbilgisi] vurgu.
naar: [pr] -e.
naast: [pr] yanında.
natuurlijk: [bw] doğal olarak.
Nederland: [het] Hollanda.
Nederlands: [het] Hollandaca.
nee: [tw] hayır.
negen: [adj] dokuz.
netwerk: [het] ağ, şebeke.
neus: [de] burun.
niemand: [pn] hiçkimse.
niet: [bw] değil.
nieuw: [adj] yeni.
nikkel: [de] (chem.) nikel.
nodig: [adj] lazım, gerekli.
noemen: [v] adlandırmak.
nog: [bw] daha.
nogal: [bw] oldukça.
nogmaals: [bw] yeniden, tekrar.
nood: [de] gereksinim.
noodzakelijk: [adj] zorunlu, kaçınılmaz, gerekli.
nooit: [bw] asla.
Noordzee: Kuzey Denizi.
normaal: [adj] normal, olağan.
nota: [de] fatura.
nu: [bw] şimdi.
nummer: [het] sayı, numara.
ochtend: [de] sabah.
oefening: [de] alıştırma.
of: [co] ya da, veya.
ogenblik: [het] saniye.
om: [pr] hakkında.
oma: [de] büyükanne.
omdat: [co] çünkü.
omgeving: [de] çevre (in de omgeving van de zon: güneşin çevresinde).
omkeren: [v] döndürmek.
onbemand: [adj] insansız (onbemande ruimtevaartuigen: insansız uzay araçları).
ondanks: [pr] karşın, rağmen.
onderhalf: [adj] bir buçuk.
onderlopen: [v] su basmak, suyla dolmak.
ondertussen: [bw] bu arada.
onderwerp: [het/dilbilgisi] özne.
onderzoek: [het] araştırma.
ondraaglijk: [adj] dayanılmaz.
ongeveer: [bw] yaklaşık.
ongezellig: [adj] nahoş, sevimsiz.
onrecht: [adj] haksız.
ontdekken: [v] keşfetmek, bulmak.
ontdekking: [de] keşif.
onthouden: [v] hatırlamak.
ontkenning: [de] red.
ontstaan: [het] oluşum, oluşma, meydana geliş; [v] var olmak; oluşmak.
ontvangen: [v] almak, teslim almak.
onweer: [het] şimşekli ve yıldırımlı fırtına.
ook: [bw] de, bile.
oorzaak: [de] neden, sebep.
Oostzee: [de] Baltık Denizi.
op: [pr] -de, üzerinde.
open: [adj] açık.
oplossing: [de] çözüm.
opnieuw: [bw] yeniden.
oud: [adj] eski; [adj] yaşlı.
ouderdom: [de] yaşlılık.
over: [pr] üstünde.
overblijven: [v] artmak, kalmak.
overmorgen: [bw] öbür gün.
overvaller: [de] saldırgan.
overzicht: [het] genel bakış, genel görünüm.
paar: [het] çift.
pakken: [v] yakalamak, tutmak.
pan: [de] tava.
papier: [het] kağıt.
parlement: [het] parlamento, meclis.
pen: [de] kalem.
persen: [v] bastırmak, sıkıştırmak.
plakken: [v] yapışmak.
planeet: [de] gezegen.
plant: [het] bitki.
praten: [v] konuşmak.
precies: [adj] tam.
prettig: [adj] iyi.
prins: [de] prens.
prinses: [de] prenses.
proberen: [v] denemek.
prooi: [de] av.
raam: [het] pencere.
raden: [v] tahmin etmek.
reactie: [de] yanıt; tepki.
reductie: [de] indirim.
regel: [de] satır; [de] kural.
regelmatig: [bw] düzenli olarak.
regen: [de] yağmur.
reis: [de] yolculuk, seyahat.
reiziger: [de] yolcu.
rekenen: [v] hesaplamak.
restaurant: [het] restoran, lokanta.
richting: [de] yön.
roeren: [v] karıştırmak [ÖRNEK-0006].
rond: [adj] yuvarlak.
rots: [de] kaya.
ruim: [adj] geniş; [adj] -den çok (ruim vierduizend jaar: dört bin yıldan çok).
ruimte: [de] uzay [ÖRNEK-0005].
rustig: [adj] rahat. sakin.
ruw: [adj] işlenmemiş, çiğ; pürüzlü.
ruzie: [de] kavga.
samenstelling: [de] komposizyon.
Scandinavisch: [adj] İskandinav.
schadelijk: [adj] zararlı.
scheiden: [v/pp. met hebben] ayırmak; [v/pp. met zijn] boşanmak.
scheren: [v] traş etmek; zich ~: traş olmak.
schijn: [de] görünüş.
schijf: [de] disk.
school: [de] okul.
schoon: [adj] temiz.
schrijven: [v] yazmak.
Schotland: İskoçya.
seizoen. [het] mevsim.
situatie: [de] durum.
slaaf: [de] köle.
slaan: [v] dövmek; vurmak.
slagen: [v] başarılı olmak, başarmak.
slank: [adj] şişman olmayan, zayıf.
slapen: [v] uyumak.
snel: [adj] hızlı.
snelkookpan: [de] düdüklü tencere.
soep: [de] çorba.
soms: [bw] bazen.
spelen: [v] oynamak.
spiegel: [de] ayna.
spreken: [v] konuşmak.
stad: [de] şehir.
stam: [de/dilbilgisi] kök.
straling: [de] ışıma, radyasyon.
station: [het] istasyon, gar.
steeds: [bw] sürekli, her zaman.
stelsel: [het] düzen, sistem.
ster: [de] yıldız.
sterrenkunde: [de] gökbilim, astronomi.
stikstof: [de] azot.
stoel: [de] sandalye, iskemle.
stollen: [v] katılaşmak.
stolp: [de] fanus.
storen: [v] rahatsız etmek.
straat: [de] cadde, sokak.
streek: [de] bölge.
stroming: [de] akıntı.
student: [de] öğrenci.
sturen: [de] göndermek (email sturen).
suiker: [de] şeker.
taal: [de] dil.
tafel: [de] masa.
tamelijk: [bw] oldukça.
te: [bw] fazla, çok.
tegenkomen: [v] karşılaşmak, rastlaşmak.
tegenwoordig: [bw] bugün, günümüzde.
tekst: [de] metin.
telefoon: [de] telefon.
telescoop: [de] teleskop.
televisie: [de] televizyon (alıcısı).
tellen: [v] saymak.
tevens: [bw] de, da, dahi.
tien: [adj] on.
tijd: [de] zaman.
tijdschrift: [het] dergi, mecmua.
toer: [de] tur, dönme, dönüş.
toestemming: [de] onay.
toneel: [het] sahne.
trein: [de] tren.
troon: [de] taht.
troonopvolger: [de] taht varisi.
trouwen: [v/pp. met zijn] evlenmek.
trouwens: [bw] zaten.
tunnel: [de] tünel.
Turkije: [het] Türkiye.
tussenwerpsel: [het/dilbilgisi] ünlem.
twee: [adj] iki.
twintig: [adj] yirmi.
uur: [het] saat.
uw: [bw] sizin.
uit: [pr] -den.
uitgestrekt: [adj] geniş, engin [ÖRNEK-0004].
uitnodigen: [v] davet etmek.
uitspreken: [v] telaffuz etmek.
uitstoten: [v/düzensiz] dışarı atmak, çıkarmak.
universiteit: [de] üniversite.
vaak: [bw] sık sık.
vaardigheid: [de] beceri, yetenek.
vader: [de] baba.
vakantie: [de] tatil, izin.
van: [pr] -in.
vast: [adj] sabit; katı (ant. vloeibaar).
veel: [bw] çok.
ver: [adj] uzak.
verbum: [het/dilbilgisi;pl. verba] eylem, fiil.
verdwijnen: [v] yok olmak.
Verenigd Koninkrijk: [het] Birleşik Krallık.
vergeten: [v] unutmak.
vergeven: [v] bağışlamak.
verkiezing: [de] seçim.
verleden: [het] geçmiş.
verloop: [het] geçiş (verloop van tijd: zamanın geçişi).
verloren: [v] yitirmek, kaybetmek.
verontschuldigingen: [v] özür dilemek.
veroorzaken: [v] neden olmak.
verrekijker: [de] dürbün.
verschijnen: [v] ortaya çıkmak.
verschil: [het] fark.
verschillend: [adj] farklı.
verstaan: [v] anlamak.
verstanbaar: [adj] anlaşılır.
vertaling: [de] çeviri.
vertellen: [v] anlatmak.
vervelen: [v] can sıkmak, rahatsız etmek; zich ~ canı sıkılmak.
vervelend: [adj] sıkıcı.
verwerven: [v] kazanmak.
vervijderen: [v] uzaklaştırmak.
vier: [adj] dört.
vies: [adj] kirli.
vijf: [adj] beş.
vijftien: [adj] on beş.
vinden: [v] bulmak.
vlakbij: [adj] yakın.
vlam: [de] alev.
vliegtuig: [het] uçak.
vliegveld: [het] havaalanı.
vloeibaar: [adj] sıvı, akışkan.
vloot: [de] filo.
vlug: [adj] hızlı.
voelen: [v] hissetmek.
voeren: [v] yapmak.
vol: [adj] dolu.
volgen: [v] izlemek, takip etmek.
volgende: [adj] gelecek, sonraki.
volgorde: [de] dizim, sıra.
voor: [pr] için.
voorkomen: [v] engellemek, önüne geçmek.
voornaamwoord: [het] zamir, adıl.
vooroordeel: [het] önyargı.
voorstellen: [v] tanıştırmak; canlandırmak, sahnelemek, sahneye koymak.
voortdurend: [bw] sürekli, hep.
vorm: [de] biçim.
vorst: [de] kral, monark (vorstin: kraliçe).
vraag: [de] soru.
vragen: [v] sormak; istemek.
vroelen: [v] hissetmek.
vroeg: [adj] erken.
vrolijk: [adj] neşeli, şen.
vrouw: [de] bayan, kadın.
vrij: [adj] serbest; [bw] oldukça.
vrijdag: [de] cuma.
vullen: [v] doldurmak.
vurig: [adj] kızgın, ateşli.
vuur: [het] ateş.
waar: [bw] nerede; [adj] gerçek, doğru.
waarom: [bw] neden, niçin.
waarschijnlijk: [bw] olasılıkla, muhtemelen.
wachten: [v] beklemek.
Wales: Galler.
wandelen: [v] gezmek.
wanneer: [bw] ne zaman.
want: [co] çünkü.
warm: [adj] sıcak.
warmte: [de] sıcaklık.
wat: [pn] ne.
we: [pn] biz.
week: [de] hafta.
weekend: [het] haftasonu.
weerstaan: [v] karşı koyamak
weg: [de] yol.
weggooien: [v] atmak.
wel: [bw] iyi.
welk: [adj] hangi.
werken: [v] çalışmak.
werkwoord: [het] bkz. verbum.
weten: [v] bilmek.
wie: [pn] kim.
wij: [pn] biz.
wijzen: [v] işaret etmek (wijzen naar).
willen: [v] istemek.
winter: [de] kış.
wolk: [de] bulut.
wonen: [v] oturmak, ikamet etmek.
woord: [het] sözcük.
woordenboek: [het] sözlük.
wrijving: [de] sürtünme.
zaaien: [v] (tohum) ekmek [ÖRNEK-0002].
zaterdag: [de] cumartesi.
ze: [pn] onlar.
zee: [de] deniz.
zeelieden: [de] denizciler, gemiciler [ÖRNEK-0003].
zeer: [bw] çok.
zeggen: [v] söylemek.
zichtbaar: [adj] görünür.
ziek: [adj] hasta.
ziekenhuis: [het] hastane.
zien: [v] görmek.
zij: [pn] o; [pn] onlar.
zijn: [adj] onun.
zin: [de] anlam; tümce.
zitten: [v] oturmak.
zo: [bw] böylece.
zomer: [de] yaz.
zon: [de] güneş.
zondag: [de] pazar.
zuid: [het] güney.
zulk: [adj] böyle.
zuur: [adj] ekşi.
zuurstof: [de] oksijen.
zwaar: [adj] ağır.
zwaarte: [de] ağırlık.
zwaartekracht: [de] yerçekimi.
zwanger: [adj] hamile.
Zweden: [het] İsveç.
zweven: [v] süzülmek, gezinmek.
zwerver: [de] gezgin.
niezen....hapsurmak ;)
luiteren....dinlemek
regelmatig....duzenli
dogrumu yazdim bilmiyorum yanlisim varsa simdiden ozur bende yeni ogreniyorum basarilar
luiteren....dinlemek
regelmatig....duzenli
dogrumu yazdim bilmiyorum yanlisim varsa simdiden ozur bende yeni ogreniyorum basarilar
selam Senay
aramiza hosgeldin
bi harf eksik yazmisin, bundan baska yanlisin yok..! ;)
LUISTEREN
kolay gele
aramiza hosgeldin
bi harf eksik yazmisin, bundan baska yanlisin yok..! ;)
LUISTEREN
kolay gele
verliefd: Asik olmak
nieuwsgerig: merakli
genootschap:cemiyet
geweten:vicdan
idee: fikir
afraden:caydirmak
nieuwsgerig: merakli
genootschap:cemiyet
geweten:vicdan
idee: fikir
afraden:caydirmak
VERRADEN:ELE VERMEK
SLIKKEN:YUTMAK
ONTPLOFFEN:PATLAMA(k)
PISTOOL:SILAH
VRESELIJK:BERBAT
VOEL:HISSETMEK (voelen= hissetmek)
SLIKKEN:YUTMAK
ONTPLOFFEN:PATLAMA(k)
PISTOOL:SILAH
VRESELIJK:BERBAT
VOEL:HISSETMEK (voelen= hissetmek)
nerveus: sinirli
nerveus : heyecanli
ik ben nerveus==> heyecanliyim
boos : sinirli
ik ben boos ==> sinirliyim
stralend: parlak
perfect :mükemmel
lachen :gülmek
nagel :tırnak
hulpvaardig: yardımsever
nerveus : heyecanli
ik ben nerveus==> heyecanliyim
boos : sinirli
ik ben boos ==> sinirliyim
stralend: parlak
perfect :mükemmel
lachen :gülmek
nagel :tırnak
hulpvaardig: yardımsever
afstand:mesafe
bevrijden:kurtulmak
bevolking:nufus
bedekter:ortulu
bloot:ciripciplak
bevrijden:kurtulmak
bevolking:nufus
bedekter:ortulu
bloot:ciripciplak
geboorteakte=Dogum kayit.ornegi=
Formule A=Uluslar arasi Dogum Kayit Ornegi:
huwelijk akte=Evlilik kayit ornegi..
Formule B=Uluslar arasi Evlilik kayit Ornegi..
uittreksel.....nufus kayit ornegi=nufus ilmuhaberi=GBA-
inschrijving=yazilma=kayit=basvuru=ihale=kayit sureti.kayit belgesi=
Gemeente=Belediye=muhtarlik=
Hallo.Merhaba=Selam=Slm=hey!bakar misin! bir bakar misin!
halswervel=boyun omuru.
halsslagader=sah damar.boyun damari.karotis.
neckbreuk=boyun fitigi=
hernia=bel fitigi=
ct scan=bt=bilgisayar tomografi=cekup=
cervicaal=servikal=
Republiek turkije=t.c.turkiye cumhuriyeti=
ministerie van gezondheid=saglik bakanligi=
staatsziekenhuis=Devlet hastanesi=
onderzoek=inceleme-incelemesi=
gehele onderbuik=tum batin=
Rapport van onderzoekingsresultaat=tetkit sonuc rapor formu
conclusie=Sonuc=
’Attestatie de Vitae’ (=bewijs van in leven zijn)=berhayat belgesi(sagmi'/olu''mu,sunuz)hayattamisiniz diye belge/hala yasadiginizi bildiren Acik Adresli belge nufusdan!
Formule A=Uluslar arasi Dogum Kayit Ornegi:
huwelijk akte=Evlilik kayit ornegi..
Formule B=Uluslar arasi Evlilik kayit Ornegi..
uittreksel.....nufus kayit ornegi=nufus ilmuhaberi=GBA-
inschrijving=yazilma=kayit=basvuru=ihale=kayit sureti.kayit belgesi=
Gemeente=Belediye=muhtarlik=
Hallo.Merhaba=Selam=Slm=hey!bakar misin! bir bakar misin!
halswervel=boyun omuru.
halsslagader=sah damar.boyun damari.karotis.
neckbreuk=boyun fitigi=
hernia=bel fitigi=
ct scan=bt=bilgisayar tomografi=cekup=
cervicaal=servikal=
Republiek turkije=t.c.turkiye cumhuriyeti=
ministerie van gezondheid=saglik bakanligi=
staatsziekenhuis=Devlet hastanesi=
onderzoek=inceleme-incelemesi=
gehele onderbuik=tum batin=
Rapport van onderzoekingsresultaat=tetkit sonuc rapor formu
conclusie=Sonuc=
’Attestatie de Vitae’ (=bewijs van in leven zijn)=berhayat belgesi(sagmi'/olu''mu,sunuz)hayattamisiniz diye belge/hala yasadiginizi bildiren Acik Adresli belge nufusdan!
gaan:gitmek
komen:gelmek
slapen:uyumak
werken:calismak mesela ik werk bij DHL
geven:vermek
afmaken:bitirmek
zitten:oturmak
pakken:almak
arkadaslar size tavsiyem once gelmek gitmek boyle seyleri ogrenin daha sonrasi inaninki geliyor ama en onemlisi tek yardimcimiz olan YUCE MEVLADAN kalbimizi ayirmamak,ALLAH hepinizin yar ve yardimcisi olsun.
beni soracak olacaksaniz bende sizler gibi zorluklar cekerek buraya evlenerek geldim,ama sukur simdi ne sinav derdim kaldi nede ntv2 hepsini kazandim,unutmayin kim olursaniz olun ve nereye giderseniz gidin sizin yaninazda olan YUCE MEVLADAN ayrilmayin,selamaetle kalin hepiniz sorulaniz olursa bende yardimci olurum.
komen:gelmek
slapen:uyumak
werken:calismak mesela ik werk bij DHL
geven:vermek
afmaken:bitirmek
zitten:oturmak
pakken:almak
arkadaslar size tavsiyem once gelmek gitmek boyle seyleri ogrenin daha sonrasi inaninki geliyor ama en onemlisi tek yardimcimiz olan YUCE MEVLADAN kalbimizi ayirmamak,ALLAH hepinizin yar ve yardimcisi olsun.
beni soracak olacaksaniz bende sizler gibi zorluklar cekerek buraya evlenerek geldim,ama sukur simdi ne sinav derdim kaldi nede ntv2 hepsini kazandim,unutmayin kim olursaniz olun ve nereye giderseniz gidin sizin yaninazda olan YUCE MEVLADAN ayrilmayin,selamaetle kalin hepiniz sorulaniz olursa bende yardimci olurum.
islam isimler=islamitisch namenboek
Namaz vakitleri=De tijden van het Gebed=
Kurani kerim=De Helligeboek Koran
woede=Abdest almak namaz icin=
misvak=siwak/tandenstokje
buyuk Abdest almak =istinjaa=de wasing voor het gebed
Hadis=hadith=
De profeet=Beygamber
Tehemmum=droge wassing
Bismillah=in de naam van Allah=
la ilahe illah=Er is geen god dan Allah
subhanellah=verheerlijk is Allah
VElhemdulillah=Geprezen zij Allah en
Vela ilahe illallah=Er is geen god dan Allah
VAllahu Ekber=Allah is de Allergrooste
Elhemdulillah=Geprezen zij Allah
Lailahe illah=Er is geen god dan Allah
Subhane Alah=Verheerlijk is allah
velhemdurullah=De lofprijzing is voor Allah en
ve la ilage illah=Er is geen god dan Allah en
ve la hevle vela kuvvete illa billah=Er is geen macht en geen kracht behalve bij Allah
cami=moskee=stilte mecit=ibadet yeri=De plaats van het gebed
nafile namaz=het nafi-extra gebed=
tekbir=de takbir
Namaz Hocasi=gids voor gebed
dua=doeá=smeekbeden
fecir=het fajr-gebed=dageraadgebed
zuhur=het Dhuhr-gebed=middaggebed
Asr=het asr-gebed=namiddaggebed
magrip=het maghrib-gebed=zonsondergangsgebed
ishah=het isjaa-gebed=nachtgebed
imsak vakti=schemer
Gunes vakti=gunesin dogusu=zonsopgang
ogle namazi=middag
ikindi namazi=na middag
Aksam namazi=gunesin batisi=zons ondergang
yatsi namazi=voor nacht
Kible=Qible(mekke)
Amin=Amen
imam=Gorevli imam=hoca=voorganger
Ramazan=Ramadan
Ramazan Bayrami=Ramadanfeest=Suikerfeest
sadaka=almoes/gift
vrijdag=cuma
Turizm Danisma kurumu=Turizim Rehberlik Dernegi=Turizm Tanisma vereniging voor vremdelingenverkeer/vvv
makkeme karar=vonnis
Aile bakimi=aile bakma=Aile bakim evi=gezinsverzorging
aile bakimcisi= Diplomali aile bakicisi=gezinsverzorgster
aile risi=gezinshoofd
Aile yardimi=gezinshulp
katma deger vergisi=kdv=btw
ozel sanal Ag =vpn=virtualprivate network
Namaz vakitleri=De tijden van het Gebed=
Kurani kerim=De Helligeboek Koran
woede=Abdest almak namaz icin=
misvak=siwak/tandenstokje
buyuk Abdest almak =istinjaa=de wasing voor het gebed
Hadis=hadith=
De profeet=Beygamber
Tehemmum=droge wassing
Bismillah=in de naam van Allah=
la ilahe illah=Er is geen god dan Allah
subhanellah=verheerlijk is Allah
VElhemdulillah=Geprezen zij Allah en
Vela ilahe illallah=Er is geen god dan Allah
VAllahu Ekber=Allah is de Allergrooste
Elhemdulillah=Geprezen zij Allah
Lailahe illah=Er is geen god dan Allah
Subhane Alah=Verheerlijk is allah
velhemdurullah=De lofprijzing is voor Allah en
ve la ilage illah=Er is geen god dan Allah en
ve la hevle vela kuvvete illa billah=Er is geen macht en geen kracht behalve bij Allah
cami=moskee=stilte mecit=ibadet yeri=De plaats van het gebed
nafile namaz=het nafi-extra gebed=
tekbir=de takbir
Namaz Hocasi=gids voor gebed
dua=doeá=smeekbeden
fecir=het fajr-gebed=dageraadgebed
zuhur=het Dhuhr-gebed=middaggebed
Asr=het asr-gebed=namiddaggebed
magrip=het maghrib-gebed=zonsondergangsgebed
ishah=het isjaa-gebed=nachtgebed
imsak vakti=schemer
Gunes vakti=gunesin dogusu=zonsopgang
ogle namazi=middag
ikindi namazi=na middag
Aksam namazi=gunesin batisi=zons ondergang
yatsi namazi=voor nacht
Kible=Qible(mekke)
Amin=Amen
imam=Gorevli imam=hoca=voorganger
Ramazan=Ramadan
Ramazan Bayrami=Ramadanfeest=Suikerfeest
sadaka=almoes/gift
vrijdag=cuma
Turizm Danisma kurumu=Turizim Rehberlik Dernegi=Turizm Tanisma vereniging voor vremdelingenverkeer/vvv
makkeme karar=vonnis
Aile bakimi=aile bakma=Aile bakim evi=gezinsverzorging
aile bakimcisi= Diplomali aile bakicisi=gezinsverzorgster
aile risi=gezinshoofd
Aile yardimi=gezinshulp
katma deger vergisi=kdv=btw
ozel sanal Ag =vpn=virtualprivate network
bu basliga gozum carpti cok asagilara inmis guzel bi baslik bence buraya bakarak bilmedigimiz kelimeleri gorenebilirz diye dusundum bi kac kelimede ben ekleyeyim dedim,,yanlislarim olursa duzeltin lutfen,,,
ik ben hier wachten:ben burada bekliyorum
huilen:aglamak
roepen:cagirmak
horen:duymak
hier aanmelden:buraya basvurunuz,muracaat ediniz.
korting:indirim
gratis:bedava
feest:bayram
kaartje:bilet
trein:tren
dank u wel:tesekkurler
eet smakelijk:afiyet olsun
drink:icecek
simdilik bu kadar aklima geldikce yazmaya devam,,,
ik ben hier wachten:ben burada bekliyorum
huilen:aglamak
roepen:cagirmak
horen:duymak
hier aanmelden:buraya basvurunuz,muracaat ediniz.
korting:indirim
gratis:bedava
feest:bayram
kaartje:bilet
trein:tren
dank u wel:tesekkurler
eet smakelijk:afiyet olsun
drink:icecek
simdilik bu kadar aklima geldikce yazmaya devam,,,
1
2
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol