Yabancılar hukuku uzmanı Volker Westphal, Adalet Divanı’nın kararını Almanya’nın ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin görmezden gelemeyeceğini söyledi. Türk vatandaşlarının hizmet sektöründe vizesiz Almanya’ya seyahat edebilmelerinin önünü açan Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın ‘Soysal’ kararını Almanya incelemeye devam ediyor. Uzmanlar ise Almanya’nın karara karşı yavaş hareket etmesinin altında özellikle 2007’de yürürlüğe giren Göç Yasası nedeni ile Türklerin ülkeye seyahatlerini zor şartlara bağlamış olmasının yattığını belirtiyorlar.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) 19 Şubat 2009 tarihinde verdiği Türklerin hizmet sektöründe vizesiz seyahat edebilecekleri yönündeki emsal ‘Soysal’ kararı Almanya’da incelenmeye ve tartışılmaya devam ediyor. Konu hakkında görüşlerini aldığımız “Polisler için Yabancılar Hukuku“ kitabının yazarı ve Federal Polis’in Yabancılar Hukuku Uzmanı Volker Westphal, Adalet Divanı’nın kararını Almanya’nın ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin görmezden gelemeyeceğini vurguladı.
Zaman’ın sorularını cevaplayan ve kararın sadece Türk tır şoförleri ile sınırlı kalamayacağını belirten uzman Westphal, “Bu karar bir mal yada ürün alım- satımı için görüşmeye gelmek isteyen iş adamları başta olmak üzere hizmet almak için gelmek isteyen üniversite öğrencileri, dil kursu öğrencileri, tedavi amaçlı seyahat etmek isteyenler ve 3 aya kadar turist olarak gelmek isteyenleri kapsamaktadır†dedi.
Federal İçişleri bakanlığı, Almanya’nın sınırlarında görev yapan 40 bin polisin devamlı vazgeçilmez kaynak olarak başvurdukları Volker Westphal ve Edgar Stoppe’nin kurmuş oldukları kişisel internet sayfasına “Türklere vizesiz seyahat yolu açıldı†yazmaları sonrası erişimi engellemişti. Olayın basına yansıması üzerine içişleri bakanlığı Westphal ve Stoppe’nin internet sitesine olan engellemeyi kaldırmıştı. Almanya’nın Soysal kararına temkinli yaklaştığını belirten Westphal bunun nedeni olarak da Türklerin ülkeye seyahatlerinin 1973’ten önceki döneme göre zor şartlara bağlanmış olmasının olabileceğini ileri sürdü. 2007 yılında hükümet tarafından yürürlüğe konan „Göç Yasası’nın“ durumu biraz daha zorlaştırdığını sözlerine ekledi. Uzman Westphal, Adalet Divanı’nın Soysal kararında Almanya için diğer bir sonunun da bu karar doğrultusunda kimlerin vizesiz ülkeye gelebileceğinin sınırlarının belirlenmesi olduğunu söyledi.Aynı zamanda Federal Polis teşkilatının yabancılar hukuku uzmanı olan Volker Westphal, Adalet Divani kararı ile ilgili sözlerinin kendi şahsı düşüncesi olduğunu sözlerine ekledi.
Avrupa Adalet Divani’nin Türklerin hizmet sektöründe vizesiz seyahat edebileceği yönündeki Soysal kararı Almanya’da en çok konuşulan konulardan biri haline geldi.1973’ten bugüne Türklerin Almanya’ya seyahatlerini yakından ilgilendiren birçok düzenleme yapılarak yıldan yıla zorlaştırıldı. En son 2007 yılında yürürlüğe giren Göç Yasası’nın en çok Türkleri mağdur ettiği yorumları yapıldı. Transport firması sahibi Osman Çat’ın 13 yıllık mücadelesi sonrası Adalet Divanı’nın Çat lehine karar vermesi Almanya’da şaşkınlık meydana getirdi. Almanya’nın Adalet Divanı kararını görmezden gelip uygulamama gibi bir seçeneği yok. Karar gereği iç hukukta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.Vizesiz ülkeye gelmek isteyenlere karşı Almanya’nın olumsuz tavır takınacağı tahmin ediliyor ama diğer taraftan da uzmanlar vizesiz ülkeye girişi engellenenlerin mahkemeye gidebileceklerini ve tazminat haklarının oluşacağını belirtiyorlar. Öte yandan hukuki sürecin Soysal olayında olduğu gibi 13 sene sürmeyeceğini, çünkü elde emsal teşkil eden bir karar olduğunu hatırlatıyorlar. Almanya’da Yabancılar Hukuku alanında otorite kabul edilen Volker Westphal’da Almanya’nın Adalet Divani kararını görmezden gelemeyeceğini düşünüyor.
Avrupa Adalet Divanı’nın kısa süre önce vermiş olduğu “Soysal“ kararı sizce ne anlama geliyor?
Adalet Divanı’nın Soysal kararı, Türkiye ile daha önceki Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında yapılan 1972 Ek Uyum Sözleşmesince “Askıda Bağlayıcılık/Stand- Still- Klausel†prensibi gereği bağlayıcıdır. Adalet Divanı’nın 2007 yılında vermiş olduğu Tüm&Darı kararından sonra aslında uzmanlar Türkler için seyahat kurallarının belirlendiği konusunda hem fikirdi. Soysal kararı vize konusunda soru işaretlerine son noktayı koydu vize muafiyetini getirdi.
Adalet Divani karar ne kadar bağlayıcı? Almanya’nın bunu uygulamama hakkı olur mu?Almanya’nın tavrı niçin net değil ve yavaş davranıyor?
Avrupa Adalet Divanı kararı itiraz kabul edilemez bir karardır. Hiçbir Avrupa Birliği ülkesi bu kararları uygulamayı reddedemez. Bunun yanında ulusal mahkemeler Adalet Divanı’nın kararını içtihat olarak kabul etmek zorundalar. Almanya’nın Soysal kararı sonrası yavaş hareket etmesinin sebebi, ulusal hukukun 1973’ tekinin aksine Türklerin ülkeye seyahat etmelerinin önüne zor şartlar getirmiş olmasıdır. Özellikle 2007 yılında uygulamaya konan Göç Yasası, Türklerin Almanya’ya gelişleri ile ilgili yeni kurallar getirdi. Şimdi Soysal kararı sonrası bu haktan faydalanarak vizesiz seyahat edecek Türk vatandaşlarının sınırlarını ve kapsamının belirlenmesi Almanya’nın yavaş hareket etmesinin önemli bir etkeni ve bir soru işareti olarak duruyor.
Adalet Divanı kararı kimleri kapsıyor? Kimler Almanya’ya vizesiz gelebilir? Turist olarak gelmek isteyenler gelebilir mi?
Almanya için hizmet sektörü kapsamında hizmet alacak yada hizmet sunacak insanları kapsıyor. Buna Soysal kararında belirtilen Tır şoförleri, ticari mal alım satımı için görüşme yamak isteyen iş adamları, eğitim almak isteyen üniversite öğrencileri, dil kursu öğrencileri tedavi ve tıbbi müdahale almak isteyen kişiler ve turist olarak gelmek isteyenler dahil. Ziyaret amaçlı seyahat etmek isteyenler için Berlin İdari Mahkemesi şuan bunun hizmet kapsamına alınıp alınamayacağı konusunda aktüel bir karar vermek üzere. Benim şahsı düşünceme göre ziyaretçiler de turistik hizmet kapsamında değerlendirilmelidir. Ama Adalet Divanı kararından doğan bütün bu haklar üç aylık bir süre için bağlayıcıdır. Uzun süreli oturum hakkı yada aile birleşimi bu kararın dışında kalıyor.
Bir insan bu karara göre vizesiz giriş yapmak isterse ne olur? Giriş yapmak isteği geri çevrildiğinde mahkemeye giderse sonuç ne olur?
Ben hizmet alma yada sunma kapsamında seyahat etmek isteyen bir kişinin Alman mahkemelerinden haklarını alacakları konusunda eminim. Eğer bir kimse seyahat etme isteği sınırda yada hava yolu şirketinin uçağa almaması nedeni ile haksız şekilde engellenirse tazminat talep etme hakkı da doğar. İdari Mahkemeler verecekleri hızlı bir kararla sınır güvenlik kurumlarını vizesiz seyahat etmeye izin vermeleri konusunda mecbur tutabilir.
Karar sonrası İçişleri Bakanlığının müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu direkt içişleri bakanlığının yetki alanına giren bir konu mu?
Federal içişleri bakanlığı bu konu ile ilgili muhataplardan birisi ve burada Alman federal hükümeti adına konuşuyor. Buna ek olarak kesinlikle Dışişleri Bakanlığı ve diğer yetkili kurumlarla ortak bir karar verilecektir.
AB Komisyonu yakın zamanda bu konu ile ilgili toplanacağı söyleniyor? Sizce AB Komisyonunun kararı Almanya’yı ne kadar bağlayacaktır?
Hollanda basını kısa süre önce (De Telegraaf 10.03.2009), Hollanda hükümetinin de Soysal kararında Almanya’nın takındığın tavır gibi hizmet alıp- hizmet sunanlar kapsamına kimlerin girdiğini Avrupa Birliği Komisyonu ile bir açıklığa kavuşturmak istediğini yazdı. AB Komisyonu’nun tek başına Soysal kararını göz önüne alarak bağlayıcı bir karar alması söz konusu olamaz. Fakat Komisyon, Adalet Divanı kararını uygulamayan yada sadece kısmen uygulayan üye ülkelere karşı “Sözleşme şartlarını ihlal etmekten†işlem başlatıp para cezasına mahkum edebilir. Kısa süre önce, Adalet Divanı’nın Soysal kararı gereğince Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Cem Özdemir (Almanya) ve Joost Lagendijk (Hollanda) tarafından AB Komisyonu’ndan , “Sözleşmenin koruyucusu/hamisi†olarak harekete geçmesi talep edildi.
Adalet Divanın Soysal karırının AB üyesi diğer adaylar için bağlayıcılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Avrupa Birliği’nin diğer üye ülkeleri için hukuki duruma biraz temkinli yaklaşmak gerekiyor. Buradaki durumu “hakkı saklı tutmak“ olarak anlamak gerekiyor. Bu 01.01.1973 yılından sonra AB’ye üye olmuş ülkeler için böyle. Bu kararın diğer AB üyesi ülkeler ile ilgili bağlayıcılığını değerlendirirken üye oldukları tarihteki iç hukuk uygulamaları önemli. Mesela Avusturya 1995 senesinde AB’ye üye oldu. Bu zamana kadar Türk vatandaşlarına vize uyguluyordu ve hala uygulamaya devam ediyor. Fakat benim şahsı araştırmalarıma göre 13.12.1957 Avrupa Konseyi’nin vize mecburiyetini kaldıran sözleşmesi uyarınca Türk vatandaşları Almanya’da olduğu gibi Belçika, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Luxemburg ve İngiltere’de vizesiz seyahat haklarına sahip.
Almanya bu kararı sadece tır sürücüleri için öngörebilir mi?
Karar Türkiye- Avrupa Birliği arasında yapılan anlaşma gereğince bütün hizmet alan ve hizmet sunanları kapsıyor.
İçişleri bakanlığının sizin web sayfanıza federal polisin erişimini engellemesini nasıl karşılıyorsunuz?
Web sayfasına erişim sadece sınırlarda görev yapan federal polis memurları için engellendi. Bu özel bir internet sayfası. Ben şahsi olarak bir tepki göstermedim ama polis arkadaşlar kendilerini vesayet altında hissederek Polis Sendikalarına itiraz ettiler. Böylece bu konu medyaya yansıdı. Sonrasında bu erişim engelleme bir hafta içinde kaldırıldı ve bu konu benim için kapandı.
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol