Yepyeni bir teknoloji SSD'lerin eski nesil sabit disklere olan avantajlarını göz ardı etmemek
gerekli!
Bu konuda okuyacaklarınız:
1-Yepyeni bir teknoloji
2-Geleneksel ve modern
3-Maliyet düşürme
SSD'lerin eski nesil sabit disklere olan avantajlarını göz ardı etmek hem güvenlik, hem hız
hem de maliyet açından büyük kayıpları göze almak anlamına geliyor.
Günümüzde büyük ölçekli bilgi işlem merkezlerinde birçok uygulama, "arama
yoğunluğuna", "disk kapasitesine" ya da "I/O kapasitesine" bağlı olarak sınırlanmak zorunda
kalıyor. Nano saniyelerde çalışan Merkezi İşlem Birimleri bir veriyi işlemek için erişim süreleri
milisaniyeler seviyesinde olan diskleri atıl olarak beklemek zorunda. Dolayısıyla
uygulamalardaki gecikme süresinin azaltılması ve kullanıcı programlarının getirdiği yükün
hafifletilebilmesi için oldukça fazla disk kapasitesine ve bunu destekleyecek ekstra
mikroişlemci şasilerine (sunuculara) ihtiyaç duyuluyor.
Minimum gecikme
Mekanik disklerin olduğu sistemlerde ortaya çıkan fiziksel gecikmelerin hiçbiri SSD'lerde yok.
Ancak, bu tür çözümler de hızı ve performansı gerektiği şekilde artıramadığı için, bu ekstra
donanımlar için harcanan milyonlarca dolar aslında boşa gitmiş oluyor. Bu, oldukça engebeli
ve uzun yolda aslında uygun bir arazi aracına ihtiyacınız varken, içine arazi motoru
takılmış "şehir-içi" modeli bir araba kullanmanıza benziyor. Kısa bir süre sonra yolda kalmanız
ve eğer bu bir yarış ise, bu yarışı kaybetmeniz ise kaçınılmaz oluyor.
Geleneksel ve modern
Geleneksel disklerdeki mekanik parçalar hızın önünde en büyük engel Dönen parçalarının
fiziksel özellikleri nedeniyle, günümüzde dakikada 15K devirde dönen diskler en hızlı
geleneksel sabit disk sürücülerdir. Bu disklerde, kayıt ortamının döndürülmesinin (2-4 ms)
yanı sıra, veriyi aramak için (1-2 ms) bir disk kafası hareket ettirilmektedir. Disk arama süresi
ve rotasyonel gecikme kombinasyonu, erişim gecikmesinin 5 milisaniyeyi aştığı, yük altında
her bir disk sürücü başına 250'den daha az IOPS elde edilebildiği bir ortam içinde, birçok
uygulamayı "veri arama" nedeniyle sınırlandırıyor.
SSD'ler, "arama yoğunluklu" uygulamaların performans sorunlarını büyük ölçüde çözüyorlar.
Erişim gecikmeleri azaltılabildiği gibi bir saniyedeki giriş çıkış sayısı (IOPS) teorik olarak 100
kattan 500 kata kadar artırılabiliyor. Böylece uygulamaların büyük bir kısmı 10 kattan 100
kata kadar hızlandırılıyor ve kurumsal-sınıf SSDler büyük ölçekli bilgi işlem merkezlerine
oldukça büyük avantajlar sağlıyorlar.
Tek bir kurum bünyesinde, yüzlerce hatta binlerce uygulama olabilir ve bunların her birinin
kendine ait performans, maliyet ve kapasite sorunları vardır. Yaygın olarak kullanılan bir
uygulamanın (örneğin veritabanı); veritabanının büyüklüğüne, güncelleme oranlarına ve
kullanıcının talep ettiği sorgulama hızına ve uygulamanın karmaşıklığına bağlı olarak, çok farklı
ve çeşitli gereksinimleri olabilir. SSD çözümlerinin de tüm bu farklı gereksinimleri
karşılayabilecek şekilde tasarlanması gerekmektedir.
Maliyet düşürme
Hem ilk yatırım hem de işletme maliyetlerini aşağı çekebilirsiniz. SSD çözümlerinin
ölçeklenebilirliği (kapasite, yoğunluk ve performans) depolama piyasasındaki fırsatlar
boyutunu belirlemektedir. Yüksek yoğunluğun, güç ve soğutma ihtiyacı ile ilgili olarak hem ilk
yatırım maliyetlerini, hem de işletme maliyetlerini aşağı çekme gibi ikincil bir etkisi
vardır. "Ölçeklenebilir bellek çözümleri, teknoloji alım gücünü daha geniş bir uygulama
aralığına yükseltecek ve SSD pazarının büyümesini sağlayacaktır"
Violin Memory Inc, endüstrinin en hızlı, en güvenilir (donanıma yerleşik optimize edilmiş
RAID4) ve en ölçeklenebilir DRAM veya FLASH bellek tabanlı depolama aygıtlarını üretyor.
Violin 3000 serisi olarak bilinen 3U boyutundaki SSD aygıtları, Bilgi İşlem Merkezlerinin en
temel ihtiyaçlarından başlayıp, büyük veri seti uygulamaları için yüksek performanslı
depolama altyapısı oluşturabilmek için tasarlanmış. Tek bir Violin 3000 cihazı, 3U'luk bir rack
ünitesi içinde 84 Violin Akıllı Bellek Modülünü (Violin Intelligent Memory Module, VIMM)
destekliyor. Tek bir kabin içinde ise 16 Violin 3000 aygıtı yer alabilmekte ve böylece 19" bir
rack kabinde 1250 VIMM modülü, yani 8 TB DRAM ya da 128TB SLC NAND FLASH
desteklenirken, benzeri sistemlere kıyasla %80 daha az enerji ve alana ihtiyaç duyuluyor.
21 adet 128 GB Flash VIMM içeren Violin 3000 depolama aygıtı ile yapılan bağımsız testlerde
(4K Blok) yük altında, sürdürebilir 220K Yazma ve 350K Okuma IOPS değerleri elde edilirken,
tek bir kanaldan elde edilen veri aktarım hızı ise 1.3 Gb/s gibi bir rakama ulaşabiliyor.
Bu nedenle çok daha üstün güvenirlilik, ölçeklenebilirlik özelliklerinin yanı sıra, sadece
performans olarak bakıldığında bile bilgi işlem merkezinin kullandığı disaster recovery
yazılımına bağlı olarak (FalconStor, Compellent...), HDDler kullanıldığında onlarca saat süren
büyük ölçekli disaster recovery işlemi, Violin 3020 ile çok daha hızlı bir şekilde birkaç saat
hatta dakikalar içinde tamamlanabiliyor.
Yorum Yaz
Giriş Yap Üye Ol