Üyeliğinizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız ufoss@dilogren.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Dilogren.com Forum Arşivi
Hollanda • Yabancı Dil • Eğitim • Yaşam Arşiv: 2021 ve öncesi
Sponsorlarımız

FIKRALAR BOLUMU :)

Yorum için giriş yap 49 mesaj · 63.613 görüntülenme
iLK FIKRA BENDEN. SIZDE EKLEYIN

Fikralarla Dolu Bir site http://fikra.ufoss.com


Hayırsız Evlat :))

--------------------------------------------------------------------------------

Adamın 4 oğlu varmış ve bir evde oturuyorlarmış.

Bir akşam beraber televizyon izlerlerken babası

susamış ve büyük oğluna:

- Oğlum bir bardak su getirirmisin, demiş.

Oglu duymamış bile. Adam ümidini yitirmemiş ve bir

küçüğüne söylemiş. Aynı tepkiyi alınca ondan bir

küçüge dönecek olmuş o da hiç oralı olmamış.

Bütün bunları izleyen en küçük evlat babaya

bağlılığını göstermiş ve:

- Baba bunların hepsinin Allah belasını versin,

bunlardan sanahayır gelmez. Kalk git suyunu iç de

bir bardak da bana getir demiş.
CENNETTE 3 KADIN

Üç kadın arkadaş bir kaza sonrasında hayatlarını kaybedip cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan

melek : "Bizim burada uymanız gereken tek kural var..O da ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın" der.

Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler. Gerçekten de etrafta ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır.

Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar.Hemen Cebrail belirir.Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve "Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama

kelepçeli olarak yaşayacaksın" der. İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve Cebrail anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar.

Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma acayip dikkat etmeye başlar.Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz. Derken bir gün Cebrail belirir.Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır.Cebrail hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider. Kadın artık mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve "Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayı hak ettim" der. Adam suratı asık bir şekilde cevap verir. >"Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım" der. :lol:
BAŞKA ÇİMSE YOK Mİ:)

Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:

-Çimse yok miiii!

Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:

-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!

Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:

-Başka çimse yok miiii!
Adamın biri en iyi arkadaşının karısının cenazesine gitmiş.Cenazede bir bakmış tabutun üzerınde bir olta.Cenaze merasiminden hemen sonra taziyelerini bildirmek üzere arkadaşının yanına gitmiş.Baş sağlıgını diledikten sonra,

-tabutun üzerinde bir olta gördüm...Herhalde eşinle ilgili özel bir anısı vardı? diye sormuş.

Adamda:

-yoooo, cenazeden sonra balığa gidicem de.. diye cevap vermiş.. :lol:
Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Holandalı, bir de bizim Temel barda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeye..


İngiliz,

"Arkadaslar. ." demiş "Bizim biramız cok meşhurdur.. içmeye kıyamazsınız


Fransız hemen girmis konuya

"Bizim kızlarımız meşhurdur.." demiş, "öpmeye kıyamazsınız"


Alman içini cekip " Hey gidi memleketim.. " demiş,

"Biz öyle arabalar üretiriz ki binmege doyamazsınız. ."


Holandalı hemen atılmış, "Evlerimiz.. " demiş,

"Bizim dünya şirini evlerimiz meşhurdur.."


Bizim en meşhur şeyimiz KGB'dir.." demiş Rus,

"Dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır ! ..


Sıra ona gelince İranli ya

" Halılarımız. ." demiş, "Yumuşacıktır ve çok meşhurdur.."


Sonra hepsi birden suskun oturan Temele dönmüşler..

Sakin sakin bakmış onlara ve gülerek baslamış söylemeye..


"Bizim delikanlılarımız meşhurdur.


Öyle ki ;


Alır Fransızın kızını , içer ingilizin birasını , Atar Almanın arabasına , Götürür Holandalının evine , Yatırır iran halısının üzerine , Degil kocasının, KGB'nin bile ruhu duymaz.
KaraDenizli ,,Temel Avrupa Gezindeyken Meshur Lale Ulkesi,,Holanda ya da Ugramis Ugramis Ama Ceske UgramasayDim , Burada Benim Dilden AnlaYan Da Varmis Demekk i,,,(Ha Bende Size OgretTim Da... DuyMadiginiz KElimeYi)

http://search.live.com/results.aspx?mkt=nl-nl&FORM=TOOLBR&q=de+HAPotheek&FORM=TOOLBR

Gelir gelmez HAP HAP HAP der ken YEL DEgirMenlerine Her BakMakDa , Karsimina Cikan Bayan ,,, Hemem ...de HAPotheek !e Getirmis, Kapi Girisinde de Su BuyuK Yaziyi Gorunce ,, HarfE Ne Yaziyorda Bir YaKinDan Bir UzakDan Okumus>>>>>

Gorunce HAPSIiiiiiiiii Demesin MI? HAP , HAP , HAP, (HuisArtsenPost)..... Kisaltilmis Halini Gorunce, HAP.........

Ha Bunlar Saglam Adamlari Da Hasta Gorup Tedavi Ediyorlar.......HA bEN De GideYum DAAAAAAAAAAAAAA

Benim Doktorum Evde Bekleyur Da!!!!!!! FAdIMe,,,,, Demis........... Hazirlayan...Bir Kelime Ogretenin Kolesi Olurum, arar_55

HAP HAP Yani HABUNU BIR YERDEN TANIYURUM AMA NERDEN KI
ellerinize sağlık arkadaşlar..fatih senin fıkrayı okumuştum ama benim okuduğumun sonu biraz farklıydı :lol: :lol: ayıp olmasın diye koymadım bende :lol: :mrgreen: :lol: :mrgreen:
BUSH PULU


Başkan Bush'un yeni talimatı:


- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.


Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.


Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;


- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?


- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;


- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."
eTİLKİ VE ORUÇ

Tilki ormanda gezmekdedir. bir agacin dalinda asili bir geyik budu görür.

Açtir ama süphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.

Geyik budu bir iple bombaya baglidir. Epeyce uzağa gider

ve başini kollarinin üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt

gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye sorar "napiyorsun dostum"

Tilki cevap verir "hiiiiç... yatiyorum"

-Burda bir but var

-Evet var

-Neden yemedin ? Tilki sakince cevap verir ;

-"BU GÜN ORUCLUYUM" Kurt kendinden emin ;

-"Ben yiyeyim o zaman" Tilki "Buyur afiyet olsun" der.

Kurt but 'a uzanir uzanmaz bir patlama, ortalik toz duman, kurt

yarali, hareketsiz, 10 metre uzakta perisan halde yatarken tilki

sakince budu yemeye baslar. Bunu gören kurt ;

-"LAN ŞEREFSİZ HANİ ORUÇLUYDUN???"

Tilki pişkin pişkin ;

-"Biraz önce top patladi duymadin mi ?"
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."
İşte Kadın Zekası :twisted:


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:


"Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.


Müthiş heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla.


"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:


"Sen içmeyecek misin?"


Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"


KAYSERİLİ

Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor.

Kayseri'li musteri bagirmis..

- "Durdur su arabayi.."

Sofor panik icinde haykirmis..

- "Durduramiyorum!.."

- "O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili.


KAZA

Bir araba yaslı Temel'e çarpar. Arabanın soförü bagırır,

- Suç sende ben 20 yıllık soförüm!..

Temel karsılık verir,

- Pen de 80 yıldır yüreyrum!
:lol: :lol: :lol: arkdsm cok guzelmis fikralar yaa walla baya guldum,,,ellerine saglik,,,


not:aman dikkat kayserili arkdslr alinmasin sonra :?:
Öğretmen orhanın defterine "oğlunuz çok konuşuyor" yazıp eve yollar.


Notu okuyan baba notun altına şunu yazıp gönderir:

"Buda birşeymi siz birde annesini görün"
Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:

Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana sonuçlari

bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin.

Telefona annem çikarsa zayifim olmaz da eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var, dersin.

Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var, dersin.

Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi var dersin.

Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.

Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona ögrencinin annesi çikar.


-"Teyze, oglunuza söyle Ümmet-i Muhammed'in selâmi var"
Bir gün ali sinif da arkadaslariyla konusuyormus ögretmenleri görmüs. Ve bunlari tahtaya kaldirmis ve demis 4 kelime yazip yarin getirceksiniz. Ali eve gelir:


- baba bana bi kelime söyler misin


- git len basimdan. Ali yazar.Annesine gider annesinin yagi bitmistir annesi de:


- sana sana der Ali yazar. Abisine gider abisi de tarzan kitabi okudugu icin sorusuna cevap olarak


- tarzan tarzan der Ali gene yazar ve telefonla sevgilisiyle konusan ablasina gider


- Abla bana bi kelime soyler misin der ablasi da telefonla konusurken:


- Gelemem sekerim randuvum var.


Sabah okulda ogretmen Ali yi kaldirir. Ali de okumaya baslar:


"git len basimdan" ogretmen


"banami?"


"sana sana"


"sen kendini ne saniyorsun"


"tarzan tarzan"


"yuru bakalim dogru mudure"


"gelemem sekerim randevum var".
BABAYA MEKTUP


Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu.


Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde

-Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu:


Sevgili Baba ;

Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim.


Gerçek tutku ve aşkı ben Joanla buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam...

Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri,derisine

işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla

onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu.

Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...


Baba Joan hamile !

Joanın dediğine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor.


Joan benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokain ve ekstasiye ulaşacağız.


Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Joan sağlığına kavuşsun diye.. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor.


Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak, seveceksin.


Oğlun Cohn


NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben Mehmet'lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim. :)
FARE MISIN?


Adamin biri kendini fare zannettigi için akil hastenesine düsmüs.Tedavisi bittikten sonra doktor sormus.


-"Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi?"


-"Fare olur mu doktor bey ben bir insanim."


-"O zaman artik gidebilirsin iyilestin artik" demis.Deli kapidan çikmis ve imdaaaaaat diye bagirarak tekrar içeri girmis doktor ne oldu demis... Deli :


-"Bir kedi gördüm de ondan korktum demis." Doktor :


-"Sen hani sen artik kendini bir fare zannetmiyordun"demis.Delide:


-"Ben fare olmadigimi biliyorum da kedi nerden bilsin demis..."
sansli yazdı:
Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:

Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana sonuçlari

bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin.

Telefona annem çikarsa zayifim olmaz da eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var, dersin.

Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var, dersin.

Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi var dersin.

Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.

Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona ögrencinin annesi çikar.


-"Teyze, oglunuza söyle Ümmet-i Muhammed'in selâmi var"



Hahay! Bizim oğlanın karnesine benzemiş. :lol:


Hepsi çok güzel fıkralar. Klavyeniz dert görmesin. :D
Hahay! Bizim oğlanın karnesine benzemiş. :lol:


Hepsi çok güzel fıkralar. Klavyeniz dert görmesin. :D


umarim birazda olsa stresimizi atmisizdir bu fikralarla bende okudugumda cok guldum ve bunu sitedeki arkdslrma anlatmam gerek onlarda gulerler belki bi anda olsa dertlerini unutup gulumserler diye dusundum ve yazdim begendiginize sevindim,,,ben daha cok ogrendikce fikra arkasi gelicek,,,,saygilar
KARNE


Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:

-"Getir bakayım şu karneyi!"

-"Al baba..."

Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.

-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"

-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

:)
sansli yazdı:

umarim birazda olsa stresimizi atmisizdir bu fikralarla bende okudugumda cok guldum ve bunu sitedeki arkdslrma anlatmam gerek onlarda gulerler belki bi anda olsa dertlerini unutup gulumserler diye dusundum ve yazdim begendiginize sevindim,,,ben daha cok ogrendikce fikra arkasi gelicek,,,,saygilar



Saygılar bizden efendim. ;)


Gülmeye ihtiyacımız var. Hele de benim. Siz sınava girdikçe ben stres oluyorum, deeermişim. :mrgreen:


Devamını bekleriz.
SOBADAKI HIKMET


Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
ATEIST


Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamiş. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayi adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamiş. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: - "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş. Adam utanç içinde: - "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: - "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya baslamis. Herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamiş: - "Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere."
ozur dilerim


Adamın biri yolda yürürken bir şişeye tekme atmış; şişeden cin çıkmış. Cin "dile benden ne dilersen" demiş, adam da "özür dilerim; bir daha olmaz abi", demiş.
SAkip aga


Sakıp Sabancı Ağa'ya bir gün demişler ki: - "Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık. Nereye baksak her tarafta senin şirketleri, fabrikaları görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA). Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?" Sakıp Ağa gülmüş: - "Öte yanda da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA.."
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar dinlenmek için yaşar.

Madde 2 : Çalışmak yorar.

Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.

Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.

Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.

Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.

Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.

Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.

Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş

Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle.
Bir gün Temel askere gitmiş.Askerde uçma dersi veriliyormuş.Komutanı Temele uçaktan atladığında ilk olarak birinci, ikinci olarak ikinci ipi çek o zamanda paraşüt açılmassa Meryemanaya dua et demiş.Temel Komutanıyla beraber atlamış.Komutanının paraşütü hemen açılmış ama Temel birinci ipi çekmiş paraşüt açılmamış,ikinci ipi çekmiş yine açılmamış daha sonra Temel Komutanına ' Komutanım o karinin adı neydi' demiş.

:lol: :lol:
Laz'ın biri, takasının içinde oturmuş, Allah'a yal­ varmaktadır: — Allahum, bu cün tuttuğum ilk paluğu pi fakirevereceğum, der. Ve lâz oltasını atarak beklemeye başlar. Neden sonra oltayı çeker. Bakar ki bir de ne görsün? Ucunda koskocaman bir balık! — Haçan hiç pu da fakire verulur mu daa! Birden balık bir çırpınışta oltadan kurtulur ve denize atlar. Lâz üzgün ve şaşkın: — Allahum, ben şakacıktan demuştum daa... der.


bızım lazda cok uyanıkmıs arkadaslar :D :D
Öğretmen çocuğa sormuş, 'Oğlum elini pantalonun sağ cebine attın ve bir 10 milyon lira çıkarttın, sol cebinden de 5 milyon lira çıktı. Senin şimdi neyin var? Öğretmen çocuğun '15 milyon liram var' cevabını vermesini beklerken Çocuk cevap vermiş 'Her halde üzerimde başka birinin pantalonu var!'


arkadaslar umarım begenırsınız benım fıkraları,,aklımda kalan seyler bukadar valla,,eger hatırlarsam veya bulursam yazarım yıne,,,İyi gülmeler :lol:
:ugeek: :) :) :)


evet baya uyanikmis...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapmanız gerekiyor.

Giriş Yap Üye Ol