Üyeliğinizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız ufoss@dilogren.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Dilogren.com Forum Arşivi
Hollanda • Yabancı Dil • Eğitim • Yaşam Arşiv: 2021 ve öncesi
Sponsorlarımız

CAFE ( fikra-komik yazi )

Yorum için giriş yap 195 mesaj · 46.257 görüntülenme
Asağıda QUANTAS pilotlarının gerçek arıza ve şikayet bildirimleri ve tamir bakım mühendislerinin tamir sonrası cevapları yer almaktadır.

(Bu arada, Quantas havayolları kuruldugu günden bugüne dek hiç kaza geçirmemiş tek büyük havayolu şirketidir.)


Açıklama: P = Pilotun arıza bildirimi. S = Tamir bakımcının tamir sonrası notu.


P: Sol iç tekerleğin kısmen değiştirilmesinde fayda var.

S: Sol iç tekerlek kısmen değiştirildi.


P: Test uçusu OK, fakat otomatik iniş biraz sert.

S: Bu uçakta otomatik iniş sistemi yok.


P: Kokpitte bir şey gevşemiş.

S: Kokpitte bir sey sıkıştırıldı.


P: Ön camda ölü böcek var.

S: Canlı böcek sipariş edildi.


P: Otomatik pilotu sabit yükseklikte uçusa ayarlayınca dakikada 100 metre alçalıyor.

S: Böyle bir problem gözlenmedi. (uçak yerdeyken test edilmis)


P: Sağ tekerlek hidroliğinde yağ kaçağı olduğunu gösteren bir yağ birikintisi var.

S: Yağ birikintisi temizlendi.


P: DME'nin volümü inanılmayacak kadar yüksek.

S: DME'nin volümü inanılabilir seviyeye ayarlandı.


P: Gaz manivelasi kilitleri kapatılınca manivela yerinden oynamıyor.

S: Kilitler zaten o işe yarar.


P: IFF çalışmıyor.

S: IFF, OFF konumundayken asla çalışmaz.


P: Sanırım camda çatlak var.

S: Sanırım haklısın.


P: 3 numaralı motor kayıp.

S: Biraz arastırınca motorun sağ kanatta takılı olduğu anlaşıldı.


P: Lövyeyi ileri itince uçak saçmalıyor.

S: Kendine çekin düzen vermesi, doğru dürüst uçması ve ciddi olması için uçaga ihtar verildi.


P: Radardan mırıltılar geliyor.

S: Radar havlaması için yeniden programlandı.


P: Kokpitte fare var.

S: Kedi install edildi.


Zekaya her zaman hayranım. Ya siz?
(Cok manidar bir kose yazisi)


Korsan bu defa ucuz kurtuldu...


KAÇIRILAN uçak nereden geldi?

Kıbrıs'tan.

Kıbrıs denince akla kim gelir ilk?

Bülent Ecevit.

NTV'nin uçak Antalya'ya iner inmez, bilirse o bilir diye, telefonla bağlandığı gazetecinin ismi neydi?

Bülent Ecevit.

*

Enteresan bir ülkedir burası.

*

En gergin hadiselerin matrağa dönüşmesi an meselesidir.

*

Zaten bana sorarsanız, bu hava korsanlarında hiç kafa çalışmıyor kardeşim...

Dünyada kaçırılacak en son uçak, Türk uçağıdır.

*

Bak kaçırdın...

Sen daha "bomba momba" diyene kadar, pilotlar camdan kaçtı...

Pilotları tutayım derken, yolcular kapıdan kaçtı.

Kaldın mı uçağın içinde tek başına!

*

Söyledik sana...

*

Iddia ediyorum, son saniyeye kadar kaçmayıp, içerde en son kalan iki üç yolcu da, ya meraktan kalmıştır, ya da operasyon yapmak için.

Çünkü yabancılar anlamakta güçlük çekebilir ama, dünyada korsanı tekme tokat döven tek millet, bu millet... Havacılık tarihinde örneği yok!

*

Hatırlayın...

Korsanın biri, "oyuncak ayımın içinde bomba var" diyerek, gene bu arkadaşlar gibi, Iran'a kaçırmak istemişti Türk uçağını...

Diyarbakır'a inmişlerdi.

Yarım saat geçti geçmedi...

Galiba avukat bir abi vardı, iri kıyım... Korsanın ağzını burnunu kırıp, polislere teslim etmişti.

*

Dün gibi gözümün önünde...

"Sinirlendim biraz" demişti.

Sonra da anlatmıştı...

Korsan uçağı kaçırınca, bu avukat abi, tuvalete gidiyor, oradan yengeyi arıyor cep telefonuyla, diyor ki, "bizi kaçırdılar, aç da

seyret bak televizyonu."

Yenge malını biliyor tabii...

"Aman bey" diyor, "sen asabisin, gözünü seveyim karışma..."

Abinin zaten kafası bozuk, kaçırılmış, bi de üstüne dırdır...

Dayanamıyor, kapatıyor telefonu, tuvaletten çıkar çıkmaz girişiyor korsana...

*

23 yıllık meslek hayatımda, ağzı burnu kan içinde, kafasında bandajla uçaktan inen korsanı, ilk o gün görmüştüm... Yanında avukat abi, "in ulan aşağı" diye bağırıyordu. Kulakları çınlasın...

Asabiydi hakikaten.

*

Başka?

*

Bir başka uçağımızı kaçırmışlardı... Hangi yıldı, karıştırıyorum, zırt pırt kaçırıyorlar çünkü... "Çek Sofya'ya" demişti korsan... Saftorik

bir arkadaştı. Havada turlayıp, "Sofya'ya geldik" diye Ankara'ya indirdiler.

Esenboğa'nın bütün ışıklarını söndürmüşlerdi, korsan sağda solda Türkçe yazı görüp, uyanmasın diye.

10 dakika sonra...

Yolcuların neredeyse tamamı, ana haber bültenlerine canlı bağlantıya geçmişti... "Korsan koridorda yürüyor", "korsan hostesten su istedi", "arkadan beşinci pencereye zoom yapın, el sallıyorum", "korsan fena çocuk değil", "biraz sonra dövücez" falan...

Az daha pahalıya mal oluyordu bu cep telefonu merakı...

Çünkü korsanın arkadaşları da, korsanı aramıştı cep telefonundan, "oğlum seni ayakta yiyorlar, orası Sofya değil" diye.

*

Allah sizi inandırsın, "müsaitse, korsanı telefona rica edebilir miyim" diyen spiker biliyorum ben.

;) ;) ;)
CAN YÜCELDEN MAL BİLDİRİMİ...


1-Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen

2-Gökyüzünde bi bulut

3-Bitlis'te beş minare

4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili

5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri

yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı

6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü

7-Palandökende bir palan, iki döken

8-Kastamonu'da üç kasto

9-Üç fay hattı

10-Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma

11-Dünyada mekan

12-Ahirette iman

13-Denizde kum

14-Uzayda yerçekimsizlik

15-Bi çuval gazoz kapaği

16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti

17-On sekiz saç biti

18-Biri ingilizce 6 adet küfür

19-Yirmi tane boş naylon poşet

20-Sevenlerin kalbinde kurulmus bir taht

21-Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün

22-Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank

23-Bi ayakkabı çekeceği

24-İki büyük taş kütlesi

25-Bir adet ağaç gölgesi

26-Üç kuş kanadı sesi

27-Bi sürü kedi köpek

28-Bi marmara denizi

29-Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci

30-Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu

31-Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili

32-Nakit 15 kuruş

33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür
(belçika polis tutanaklarından)


“Taşıt, daha iyi ilerlemek için geri geri gitmeye başladı...”

“Sanığın derhal bir tımarhaneye götürülmesi gerekiyordu. Komiserliğe

getirdik...”

“Ceset katilini derhal tereddütsüz tanıdı...”

“Üç zanlıdan beşi serbest bırakıldı...”

“Adam ifadesini verdikten sonra bizim anlamsız bakışlarımız önünde

bayılıverdi...”

“Kadından istifade edemeyince tecavüz etti...”

“Adamın yüzünde ve boynunda gördüğümüz 9 bıçak yarası, bunun doğal bir ölüm olmadığını anlamamıza yardımcı oldu...”

“Büronun camları açık olmasaydı kapalı olurdu. Demek ki camdan kaçmış...”

“Sanık ifadesini yarım ağız imzaladı...”

“Kollarındaki bıçak darbeleriyle hastane yatağına çivilenmişti...”

“Adam, bilincinin yerinde olmadığını kabul edecek kadar bilinçliydi...”

“Polis, cesaretini toplayıp geri çekilme kararı aldı...”

“Sürücünün ölümüne neden olan kaza ölümcül bir kazaydı...”

“Adam karısı kadar sağırdı ve karısını hiç duymuyor gibiydi,

anlaşamıyorlardı...”

“Sanığın oradan çıkması için elbette önce girmesi gerekiyordu...”

“Çok sarhoş olan sanık, polis olduğumuzu bilmeden bize ‘pis polisler’

dedi...”

“Kadın, kimliğini gözyaşlarının arkasına saklamak istiyordu...”
tarihten enteresan notlar


l 1964’de Pepsi’nin reklam ajansının “Canlanın, siz pepsi kuşağındansınız” sloganı, tercümanların beceriksizliği yüzünden Almanca’ya, “Mezarnızdan diri olarak çıkın”a, Çince’ye ise “Pepsi atalarınızı mezarlarından çıkarır” olarak çevrilmişti.


l Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı. Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi. Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler.


l 1932 yilinda Los Angeles Olimpiyatları’nda Fransiz atlet Jules Noel’in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi.


l Amerika Florida’da bir soyguncu parmak izlerinden yakalanınca şaşırdı. Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen göstermişti, fakat yarım parmaklı golf eldiveni kullanıyordu.


l İngiliz avukat F.E. Smith, bir otobüs kazasında kolu yaralandığı için dava açan ve kolunu sadece omuz mesafesine kadar kaldırabildiğini belirten bir bir adama, “Kazadan önce kolunu ne kadar yükseğe kaldırabildiğini” sordu. Adam kolunu başının üzerine doğru kaldırarak gösterince, davayı Smith kazandı.


l1971’de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilimadamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yaratmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilimadamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.

l 16. yüzyılda bir müzisyen kedi orgunu icat etti. Kediler rezonanslı bir kutuya konuyor, kuyrukları ise kutunun altındaki deliklerden dışarıya çıkarılıyordu. Sonra müzisyen kuyrukları çekerek orgu çalıyordu.


l 1840’da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington’da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptiği uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.


l Meksika’daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.


l 17. yüzyıl Avrupası’nda hapşırmak, iyi bir aileden gelmenin ve iyi yetiştirilmiş olmanın bir işareti olarak kabul edilirdi. Bu yüzden üst sınıflar enfiye çekmeye başladı.
tarihten enteresan notlar 2


* Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan, patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağırdı ve botlarla birlikte yürümek o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.

* 12. yüzyılda Avrupalılar kuşları ağaçların doğurduğuna inanıyordu.

-Binlerce yil kuyruklu yildizlarin, insanlarin günahlarinin sikistirilmis hali olduguna inanildi.

* Washington Valisi Marion Barry şehri ile övünürken, “Cinayetler dışında, Amerika’daki en düşük suç oranına sahibiz” demişti.

* 1985’de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.

* Bazi Afrika kabilelerinde öpüşmek insan yeme tehdidi olarak algılanırdı. Çünkü öpüşme eylemi insanlara, yılanların kurbanlarını yemeden önce yalamalarını hatırlatırdı.

* 1975’te İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.

* Viktorya İngiltere’sinde, kütüphane kurallarına göre kadınlarla erkeklerin yazdığı kitaplar, kişiler evli olmadığı sürece aynı rafta yan yana bulunamazdı.

* 1983’de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.

* Clinton-Levinsky skandalından sonra Avustralya’nın Sidney kentindeki Madam Tussaud balmumu heykel müzesinin yetkilileri Clinton’un balmumu heykeli yüzünden zor anlar yaşadılar. Ziyaretçiler şaka olsun diye Clinton’un balmumu heykelinin pantolonunun fermuarını açıp duruyorlardı. Müze yetkilileri sonunda fermuarı mühürleyerek kapatmak zorunda kaldılar.

* Alman besteci Richard Wagner ne zaman Felix Mendelssohn’un bir eserini yönetse eldiven giyerdi. Müzik bittiğinde de eldivenleri atardı. Çünkü Mendelssohn Yahudi’ydi.

* 1600’lerde Fransa’da idam edilen katillerin kalıntılarının şans getirdiğine inanılırdı. Yanan veya kafası kesilen insanlardan kalanları didiklemek için kalabalıklar toplanirdi.
% 100 YAŞANMIŞLARDAN


Bir gün Izmir' de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaslarla.

Bizim arkadas bos yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yasli bi amca geldi. Arkadas da killigina adama yer vermedi. Adam o arkadasin oturdugu koltugun yanina geldi ve ayakta arkadasin yer vermesini bekliyor. Fakat arkadas yerini vermedi. Neyse adamcagizin da yazik, bastonu otobüs hareket ettikçe bi o tarafa bi bu tarafa kayiyo. Arkadas dayanamadi ve yasli amcaya: 'Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz'dedi.

Adam söyle bakti, sonra 'o lastigi zamaninda baban taksaydi simdi sen olmazdin, ben de orda oturuyo olurdum' deyince bütün otobüs koptu. Arkadas o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.


*****


Bu komik olayi arkadasim anlatti. Arkadasim, okulun Ingilizce hazirlik bölümünde gereken "More ReadingPower" adli kitabi almak için okulun yakinina tezgah açan kitapçiya gitmis. Kitapçiya kitabin ismini söylediginde adam ona üzerinde yalnizca "ReadingPower" yazan mor renkli

bir kitap uzatmis. Arkadas dogal olarak kitabin o kitap olmadigini, "More ReadingPower" adli kitabi istedigini yinelemis. Adam ise su cevabi vermis:

- Kardesim bu mor ya iste. Alacaksan al sunu,almiyosan tezgahin önünü kapama!


*****


Bir kiz arkadasim ve ablasi beraber Zeki Triko'ya gidiyolar mayo bakmaya. Neyse bi bayan ilgileniyo, arkadasimin ablasi bi mayo begeniyo, bayan diyo ki "aa çok güzel bi tercih yaptiniz, zaten onun çizimini Zeki Bey'le ikimiz yaptik, ben Zeki Bey'in yegeniyim."

Ablamiz "aa sizin de mi soyadiniz triko" deyince, arkadasim arkasina bakmadan olay mahallinden uzaklasiyor.


*****


Bir gün böle 3-4 arkadas Ankara'da Ankara Metrosu istasyonundayiz; bekliyoruz metroyu. Tam da okullarin çikis saati filan, etraf hinca hinç dolu. Neyse 2-3 dk. sonra metro geldi herkes hücum etti; biz baktik "tren çok doldu bi sonrakine binelim" dedik ve gittik ordaki banklardan birine

oturduk. Daha tren gitmemis bir ding-dong ve anons:

"-Istasyonlarimizda gereksiz bekleme yapmak yasaktir."

Biz sallamadik, nolcak filan derken bir ding-dong daha ve ikinci anons:

"-Hist gençler size söylüyorum binin lan trene!


******


Ishanimizin kapicisi Ismet Abi'ye bir gün laf olsun diye "Ismet Abi binada dinozor görmüsler. Ilaçlamazsan çogalirlar, hastalik yaparlar" dedim. O da, "Ula dinozor ne ki?" diye sordu. Yemi yuttugunu görünce siraladim:"Küçük, fare gibi bir hayvan, çabuk ürer." Bir süre detayli attim.

Hepsine inandi. Yarim saat sonra: "İsmet Abi, sana saka yaptim, dinozor filan yok burada," dedim. Cevabi yüzünden iki dakika kendime gelemedim:

"-Ben biliyordum zaten. Hayvanat bahçesinde hiç mi dinozor görmedim ki!"
Cehennem Seçimi

Dört samimi arkadaş aynı arabada yolculuk ederken trafik kazasında ölürler.

Azrail "Türk cehennemine mi yoksa avrupa cehennemine mi gitmek istersiniz?" diye sorar. Azrail’e "Fark nedir?" diye sorarlar. Azrail "Avrupa cehenneminde her gün bir kepçe Türk cehenneminde ise her gün bir kova tezek yersiniz" der.

*Üç tanesi "biz Türk doğduk, Türk ölürüz" der. Bir tanesi ise uyanıklık edip Avrupa cehennemini seçer. Ve aradan epey zaman geçer Avrupa cehennemindeki adam artık kepçe kepçe tezek yemekten bıkmıştır, arkadaşlarının durumunu merak eder, hallerini görmek için ziyarete gider.

* Arkadaşları şen şakrak gülerek karşılarlar onu. Dayanamaz sorar: "Ben bir kepçesini hazmedemezken siz her gün bir kova tezek yiyip nasıl bu kadar neşeli olursunuz?". Arkadaşları bu soruya cevap verirler :

- Oğlum burası Türk cehennemi, bir gün tezek olur kova olmaz bir gün kova olur tezek olmaz. Anlayacağın 3 aydır bir b.. yediğimiz yok!

;) ;)
israil radyosu


1967'de, Mısır-İsrail savaşı sırasında en gizli kalması gereken askeri sırların bile İsrailli ajanlarca öğrenildiğini gören Mısır devlet başkanı Nasır, bakanlar kurulu toplantısının yeraltındaki sığınakta yapılmasına karar verdi.

Toplantının başlamasından üç saat sonra, bakanlardan biri tuvalete gitmek üzere yerinden kalkınca Nasır sesini yükseltti:

- Toplantı bitmeden kapıdan çıkılmayacak!

Altı saat sonra toplantı bitti, sığınaktan çıkıldı.

O zamana kadar kendini tutamamış olan bakan, karısını kapıda buldu. Elinde temiz çamaşırları...

- Durumu bildiğim için seni bekliyordum, dedi kadın.

- Nereden bilebilirsin ki...

- İsrail radyosu söyledi!
ABD Başkanı Bush, İtalya Başkanı Berlusconi ve Türk Başbakanı ...., Şeytanın karşısına geçip gelecekle ilgili sorular sormuşlar :

önce BUSH : "ABD, dünyanın ve ortadoğunun ne zaman hakimi olacak"

ŞEYTAN : "1255 yıl sonra" demiş. Bush, başlamış ağlamaya Şeytan dayanamamış sormuş : "Neden Ağlıyorsun?"

BUSH :"Ben görmeyeceğim, ondan...." demiş.

İtalya Başkanı BERLUSCONİ sormuş:"İtalya, ne zaman dünyanın hakimi olacak?"

ŞEYTAN:"3700 yıl sonra" demiş. Berlusconi''de ağlamaya başlamış.

ŞEYTAN ona da sormuş :"sen neden ağlıyorsun?" diye.

BERLİSCONİ:"Ben, göremeyeceğim ondan ağlıyorum" demiş.

Sıra Başbakan ....''e gelmiş.

....:"Türkiye ne zaman Avrupa Birliğine girecek" demiş.

ŞEYTAN, başlamış ağlamaya....

Başbakan ... Sormuş:"Neden Ağlıyorsun?"

ŞEYTAN:"Ben, görmeyeceğim, ben görmeyeceğim....." demiş.















;) ;) ;) ;)

sevgilerimle.
Tamamen gerçek bir olay!!Yaşanmış bir iş başvuru hikayesi Yeni Şafak Gazetesi yazarı Mustafa Özel'in köşesine taşıdığı, yaşanmış çok ilginç bir iş başvurusu hikayesi:


Alttaki işbaşvuru formunu dolduran Mehmet Tartar'ın başvuru formuna yazdığı cevaplar:


1. Adınız Soyadınız:

Mehmet Tartar


2.Yaşınız:

Yirmi sekiz.


3.Şirketimizdeki hangi pozisyon için Başvuruyorsunuz?

Mümkünse yatay bir pozisyon için. Eğer daha ciddi bir cevap istiyorsanız, ne iş

olsa yaparım. Şart öne sürebilecek durumda olsaydım, burada bu formu dolduruyor olmazdım.


4. Düşündüğünüz ücret:

Aylık 5.000 YTL maaş artı yıllık kardan yüzde 10 hisse! Eğer bu mümkün değilse, siz bir ücret Önerin, ben size evet yahut hayır derim.


5. Eğitiminiz?

İdare eder


6. Son işiniz

Sadist bir şefin deneme tahtası olmak.


7. Son ücretiniz:

Hak ettiğimin çok altında.


8. Önemli başarılarınız:

Arakladığım kalemlerden muhteşem bir kolleksiyonum

var; evde sergiliyorum.


9. İşten ayrılma sebebiniz:

Bkz. Cevap 6.


10. Size ulaşabileceğimiz saatler:

Banka atm'si gibiyim: 7/24.


11. Çalışmak istediğiniz saatler:

Pazartesi, Salı ve Perşembe 13.00-15.00 arası.


13. Şimdiki işvereninizle görüşebilir miyiz?

İşverenim olsa burada olmazdım.


14. Fizik durumunuz 20 kilogramdan fazla taşımanıza engel Mİ?

Belli olmaz, ne taşıdığıma bağlı.


15. Otomobiliniz var mı?

Evet, ama soru yanlış sorulmuş. "Çalışır durumda bir otomobiliniz var mı?" diye

sorsaydınız, cevabım farklı olurdu.


16. Daha önce bir yarışma veya madalya kazandınız mı?

Madalyam yok ama lotoda iki kere 3 tutturdum.


17. Sigara içiyor musunuz?

Otlanacak bir enayi bulabilirsem.


18. Beş yıl sonra ne yapmayı hayal ediyorsunuz?

Bana tutkun zengin bir fotomodelle Bahama Adaları'nda yaşamayı. Bir yolunu biliyorsanız bunu beş yıl beklemeden de yapabilirim.


19. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu taahhüt ediyor musunuz?

Hayır, ama sıkıyorsa aksini iddia edin.


20. Sizi bu başvuruyu yapmaya iten gerçek sebep nedir?

Birbiriyle tutarlılık derecesini kestiremediğim iki cevabım var:


a) İnsan sevgisi ve tüketicilerin iyi beslenmesine katkıda bulunma arzum.

b) Gırtlağıma kadar borca batmış olmam..


Sonuç: Mehmet Tartar işe alındı ;)
guzel elinize saglik arkadaslar devami gelsin ama
saol alperim.zaman buldukca devam edicez insallah.



bu ilana bir bakin ;) ;) ;) ;)



yorumsuz



yorumsuz ;)
Olay tamamiyle gerçekmiş.Dalga amaçlı değildir... (Sabah Gaz. )


Artık klasik kandil mesajlarından sıkılan imam bu kısır döngüyü kırmış tüm herkese kadir gecesi şoyle bir mesaj atmış:


Buraları yıkılıyor,nurdan yıkılıyor,hergün peşime şeytan takılıyor,Ben İslam’ı şeçtim tercihm doğru indir başını hadi secdeye doğru. ;) ;)
+18


ask,ihtiras...


gülermisin ağlarmısın .....okuyunda bakın.


Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?

Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)


* Kimlere zekat verilmez?

Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)


* Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?

Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)


* Mondros'u açıklayınız.

Cevap: Mondros kimdir bilmiyor (Orhan/8)


* İneğin midesi kaç bölümdür?

Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)


* Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?

Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)


* Üremeyi açıklayınız.

Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gül şah/Lise 1)


* Canlıların ortak özellikleri nelerdir?

Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.


* Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir?

Cevap: Elektirik kesintisi (Gülümser/6)


* Türkiye'nin geçitlerini yazınız.

Cevap: Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Serkan/7)


* Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır?

Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)


* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır?

Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)


* İzmir'i kim işgal etti?

Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)


* Ailenin reisi kimdir?

Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)


* Koşma nedir?

Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)


* Canlıların en küçüğüne ne ad verilir?

Cevap: Bebek


* Kasabayı kim yönetir?

Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)


* Mübarek geceler hangileridir, yazınız.

Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul 5)
Çİn Seddİ Üzerİne DeyİŞler


-imparatorum bu seddi yapacağımıza barış yapsaydık daha kolay olmaz mıydı?

-gel bakayım sen şöyle!


-çin seddini yapanlardan birinin annesi:

-oğlum bak sen ap tal değilsin demekki çalışınca oluyomuş.


-imparatorum emriniz üzerine çin seddini bitirdik efendim

-manyak mısınız.. ben sizinle dalga geçmiştim o kadar duvar örülür mü hiç


-güzel oldu ama şimdi ilerde birileri çıkıp bunu uzaylılar yaptı derler.


-ben sana set yapamazsın demedim , duvarcı ustası olamazsın dedim


-oh hele şükür bitti çing

-ne bitti çang?

-çin seddi mi çang !

-sana kim yap dedi ki çang ?

-.......


-oha felan oldum abi ya

-anaaa dalmışız örmeye kaç metre olmuş bu be?!


- yanlış olmuş yıkın!

- ne ne neeyyy?

- ehuhehe şaka lan şaka


-imparator diye başımıza getirdiğimiz adama bak.ne pis bi insanmış bu ya


-fazla mı gaza geldik lan, uzun oldu sanki..?!?


-ustabaşı : yüce imparatorum dünyanın en uzun duvarının yapımını tamamladık. -imparator : aslında işlevi önemli.


- abi o kadar yaptık acaba uzaydan görünür mü?

- o ne ki?

- bilmem içimden geldi öyle.


- keşke daha derli toplu bir şey yapsaydık. fotoğraf makinesine sığmaz bu.


-olm ilerde taklit etmesinler bunu?

-oha, yok daha neler?

-berline de duvar falan yaparlarsa ya?

-berlin neresi be?

-ne bilim budha sööletti heralde...


-şimdi ben bunu yaptım ama bi sor bakalım neden yaptım.

-neden yaptın abi?

-yapamazsın dediler.


-aaa? lan duvarı dışardan örmüşüz, biz nası gircez lan içeri ???


- abi biz bu seddi yaptık ama türkler göç etmiş be abi..

- hasssssss...


- korktuğumuz çok belli oluyomudur acaba?

- oluyor canım, uzaydan görünüyor....
Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu

bekliyordum. Sigaramın kalmadığı

aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs

geldi.

Apar

topar bindim.

Şoföre parayı uzatıp, 'Bir Monte Carlo'

dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,

- 'Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi!

İşte o an benim ve şoförün bittiği andır


*******************************************


- Mükemmel bir yerde inebilir miyim?

(yolcunun kafası karşık sanırım,

kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine) Şöför kadını indirirken:

- Buyrun size layık değil ama!


************************************************


Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;

- Musait bi yerde iner misiniz?

Şöför :

- Niye sen mi kullancan ?

***********************************************


Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim'e dogru gidiyoruz. Adamın biri

Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla

- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim??

Bizim soför olaya hakim:

- Tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi ?


************************************************


Ankara'da, cok sıcak bir gunde, dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle -

"Şöfeer

bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu"

demisti. Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra,

kapıyı


acıp acıp kapatmaya basladı


************************************************


Şişli-Taxim dolmuşunda, kapıyı ermeni bir teyze actı, son derece

belirgin

bir ermeni aksanı ile:

- Pardon şöför bey, acaba Harbiye'den geçeyooor ?

şöför şöle bi koltuga kolunu atıp arkasını dondu ve aynen aksanı

taklit

ederek

- Yok uçarak gideyooor !!!

(Dip not: Sisli'den Taxim'de Harbiye'den gecmeyen bi hat yok )


************************************************


İstanbul'dayiz ... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkicak,

elemanın

bir

açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ...

Eleman

hala bir umut sordu:

- "Kaptan, yer var mi?". Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:

- "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım"


***********************************************


Trabzon- sürmene arasında çalışan dolmuştayız.

İleride yol üstünde

duran bir bayan dolmusa el kaldırdı, elinde çantaları vardı. dolmuş

şoforu

zaman kazanmak için kadının önünde durur durmaz arabadan indi ve

dolmuşun

arkasına bagajı açmak için yöneldi. bu sırada kadın dolmuşa bınmek

için

kapıyı açtı; -Aaa bu dolmuşun soforu yok.. deyıp bınmeden kapıyı

kapattı.


************************************************


Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda

kavga

ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi

birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre

parayı

uzattı

- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?

))))))))))


**********************************************


Mekan bornova-evka 4 otobüsü / izmir) otobüs tıklım tıklımdır ve

arka

kapıya kadar ilerlemek imkansızdır. şöförün insafına sığınıp ön

kapıdan

inmeye teşebbüs eder bir teyze...

Şöför bey ön kapıyı açar mısınız?

Niye hava mı alcaanız?
Normal yasaminda gayet normal iletisim kurabilen insanlar nedense televizyon programlarinda, özellikle canli yayinlarda bu yetilerini kaybedebiliyorlar.

Buyrun bakalım arkadaşlar...


Ömer Çavusoglu: Elini vicdanina koy!..

Ihsan Kalkavan: Tamam koydum...


Muhabir: How was Sergen's freekick goal?

Van Hooijdonk: It was fantastic...

Lig Tv muhabiri: Evet sayin seyirciler çok fantastikti diyor...


Gülben Ergen: 6 kilo verdim, toplam 5 ayda. Ayda 2 kilo kadar yani... (2X5=6)


Ibrahim Tatlises: Ben Müslüm Baba'nin terini bardaga koyup içerim!..


Emre Asik: 90 dakika boyunca terimizi islattik... (Fenerbahçe-Besiktas maçi sonrasi)


Sansal Abi: Ne kazanan memnun hakemden ne deee... Tabii kazanan yok kazanan Türk futbolu... (2-2 biten FB-BJK maçi sonrasi toparlamaya çalisiyor.)


Ümit Aktan: Cordoba topu kucagina alma yetkisi olan iki adamdan biri, digeri Recep...


Erman Hoca: Yav Letonya'nin defansi kalas gibi, kessen iki oturma takimi bir masa yaparsin...


Güntekin Onay: Italyan yönetmen bu maçi simdilik iyi yönetiyor... (2.Yarida) Alman hakem iyi yönetiyor, yaptigimiz hiçbir faulü görmüyor!.. (Lazio-Besiktas maçinda)


Ahmet Çakar: Hasan kossa anlarim ama durarak hareket ediyor...


Hakan Sükür: Benim de hiç hatam oldu demiyorum...


Güntekin Onay: Sergen 1 metre içerdeydi ve adeta Stam`in belinden su aldi... (Lazio-Besiktas maçinda)


Show Radyo Sunucusu: Zago`nun kel kafasindan kayan top hiz kazaniyor... (Gençlerbirligi-Besiktas maçinda)
Bir Japon, Istanbul'da geçirdigi bir haftanin sonunda fikri soruldugunda sunlari söylüyor:

Türkler'in evine gittiginizde, tanimasalar da buyur ediyorlar. Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor. En iyi yere sizi oturtuyorlar. Siz yemege baslamadan kimse baslamiyor. Zorla her yemekten tattiriyorlar. Siz kalkmadan kimse, evin çocugu bile sofradan kalkmiyor. Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor. Herkes sizi rahat ettirmek için ugrasiyor. Kumandayi elinize veriyorlar. Sirtiniza, altiniza yastik konuyor. Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmiyor. Gitmeye yeltendiginizde bu kez birakmiyorlar. Yataklarini veriyorlar, kendileri kanepede, koltukta yatiyor. Sonra evden çikiyorsunuz ayni adamlar 180 derece degisiveriyor. Herkes arabasini üstünüze sürüyor. Arabanin burnunu çikarmazsaniz kimse yol vermiyor. Kornalar, küfürler. Serit degistirmek bile mümkün degil. Yayaysaniz isik olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz. ;) ;) ;)
Dünyanın en garip yasaları


Otomobilinin karşısına at arabası çıkan sürücü, otosunu kenara çekmek zorundadır. (Danimarka)

Demiryolunda öpüşmek yasaktır. (Fransa)

Domuzlara “Napolyon” isminin verilmesi yasaktır. (Fransa)

Yağmur yağarken çimler sulanamaz. (Kanada)

Koleje gitmek için entelektüel biri olmak zorundasınız. (Çin)

Kapılar ve pencereler pembe renkte olmak zorundadır. (Kanada-Kanata)

Ağaca tırmanmak yasaktır. (Kanada-Oshawa)

Bank Street'te pazar günleri dondurma yemek yasaktır. (Kanada-Ottawa)

Yong Caddesi'nde ölü atları pazar günü sürüklemek yasaklanmıştır. (Kanada-Toronto)

Kadınların toplu taşım araçlarında çikolata yemesi yasaktır. (İngiltere)

Tropikal balık satıcıları hariç, kadınların halka açık yerde üstsüz gezmesi yasaktır. (İngiltere-Liverpool)

Etek giyen erkekler tutuklanır. (İtalya)

Pazar günleri balık avlamak yasaktır. (İskoçya)

İnek sahiplerinin sarhoş olması yasaktır. (İskoçya)

Kapınızı çalıp sizden “klozetinizi isteyen birini” içeri almak zorundasınız. (İskoçya)

Pazar günü çamaşır asmak yasaktır. (İsviçre)

Çocukların sigara satın alması yasak, içmesi serbesttir. (Avustralya)

Patikada sağ elinin üzerinde amuda kalkarak yürümek yasaktır. (Avustralya)

Pazar günleri pembe pantolon giymek yasaktır. (Avustralya-Victorio)

Araba kullandığınız zaman gömlek giymek zorundasınız. (Tayland)

İç çamaşırsız gezmek yasaktır. (Tayland)

Metroda sakız çiğneyen tutuklanır. (Singapur)

Kuaförde saç kurutucusunun altında uyuyan kadın ve salon sahibi para cezasına çarptırılır. (ABD-Florida)

Hollywood Bulvarı'nda 2 binden fazla koyun varsa araba kullanmak yasaktır. (ABD-Hollywood)

Sanık sandalyesinde ağlamak yasaktır. (ABD-Los Angeles)

U dönüşü yapmak yasaktır. (ABD-Teksas)

Evde içki içmek yasaktır. (ABD-Indiana)

Birisinin arkasından konuşmak ve dedikodu yapmak illegaldir. (ABD-Indiana)

Berberlerin çocukların kulağını kesmesi yasaktır. (ABD-Indiana)

Polisler, ikaz etmek amacıyla köpekleri ısırabilir. (ABD-Ohio)

Birine yılan atmak yasaktır. (ABD-Ohio)

Eşeklerin banyo küvetinde uyuması yasaktır. (ABD-Arizona)

Çorbayı höpürdeterek içmek yasaktır. (ABD-New Jersey)

Ayakkabıyla uyumak yasaktır. (ABD-Oklahoma)

Lolipop yemek yasaktır. (ABD-Washington)

Buzdolabının kapısı açıkken önünde uyumak yasaklanmıştır. (ABD-Pennsylvania)

Banyoda şarkı söylemek yasaktır. (ABD-Pennsylvania)

Ana caddede traş olmak yasaktır. (ABD-Mississippi )


;) ;) ;)
ne geri zekali adamlar var yav allah allahh















Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapmanız gerekiyor.

Giriş Yap Üye Ol