Üyeliğinizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız ufoss@dilogren.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Dilogren.com Forum Arşivi
Hollanda • Yabancı Dil • Eğitim • Yaşam Arşiv: 2021 ve öncesi
Sponsorlarımız

CAFE ( fikra-komik yazi )

Yorum için giriş yap 195 mesaj · 46.260 görüntülenme















turistlerin istekleri


Antalya'da geçen yıl hizmete açılan ücretsiz ‘‘Alo Turist Hattı’’na birbirinden ilginç telefonlar geldi. Turistlerin bazıları tatil sırasında, bazıları da ülkelerine döndükten sonra havalimanında dağıtılan broşürlerde yazılı 0800 511 07 07 08 numaralı telefonu arayarak garip isteklerde bulundu.

İstekler arasında beraber olduğu Türk erkeğin adresinin bulunmasını isteyenler, gay barların ve genelevin adresini soranlar bile var. Alo Turist Hattı'na bir yıl içinde gelen 12 bin telefondan bazıları şunlar:


ŞOFÖR AŞKIM NEREDE


Fransa'dan arayan evli bir kadın, ‘‘Geçtiğimiz yıl tatil için Antalya'ya geldim. Tur otobüsünün şoförüyle aşk yaşadım. Onu bir türlü unutamıyorum. Aracın plakasını versem, bana onu bulabilir misiniz?’’ diye sordu.


GAY BARLARIN ADRESİ


Hollandalı eşcinseller, ‘‘Antalya'da gay'lere hizmet veren bar ve diskolar var mı, varsa nerelerdedir?’’ diye adres istedi.


KIBRIS'A TREN VAR MI


Manavgat'da tatil yapan bir Rus turist, ‘‘Antalya-Kıbrıs arasındaki tren ya da otobüs seferlerinin saatlerini öğrenebilir miyim?’’ diye sordu.


GÖBEK DANSI İSTERİM


Bir Alman turist, ‘‘Bar ve restoranlarda neden göbek dansı yok?’’ dedi.


ALTIN FİYATLARI


İsviçreli kadın turist ‘‘Tatil yaptığım oteldeki odamdan arıyorum, altın fiyatlarını öğrenebilir miyim?’’ dedi.


GENELEV NEREDE


Yalnız tatil yaptığını belirten bir Alman erkek turist ‘‘Genelevin adresini verir misiniz’’ dedi.


SEKS SHOP ARIYORUM


Hollandalı turist grubu ise ‘‘Seks Shop'ları nerede bulabiliriz‘‘ diye sordu.


TARKAN'I İSTERİZ


Ayrı ayrı telefon eden Belçikalı ve Hollandalı turistler ‘‘Tarkan Antalya'da konser verecek mi‘‘ diye sordular.


DİYABETLİ MÖNÜSÜ


İsviçreli erkek turist, şeker hastası olduğunu belirterek ‘‘Oteller arasında şeker hastaları için özel mönü hazırlayanları var mı‘‘ dedi

(hurriyet gazetesi,alinti)






Gectigimiz haftalarda ABD' de bir gazetenin ilan

sayfalarini tarayanlar söyle bir ilanla karsilastilar:

"Bekar bayan, erkek arkadas ariyor:

Yas, irk vs.önemli degil. Ben güzel ve eglenceli bir

bayanim, seni cok mutlu edebilirim..

Her aksam seni eve döndugun zaman kapida

karsilarim.. birlikte uzun yürüyüslere cikariz..

kampa, balik avlamaya, yada ormanda ava gideriz.. soguk kis gecelerinde

atesin önünde seninle birlikte uzanir ve cok eglenebiliriz.. Bana mum

isiginda kendi elinle yemek yedirirsin.. hoslandigim yerlerimi oksarsan

sana karsiligini fazlasiyla veririm.. sicacik bir sarilisin ve islak bir

öpücükle bana istedigini yaptirabilirsin... Lutfen 555- 2527'yi ara ve

Daisy'yi iste...."


Numara bir hayvanseverler dernegine aitti, Daisy de 8 haftalik bir

Labrador Retriever'di... Ve Daisy'yi 2 gun icinde tam 6430 kisi aramisti ;) ;) ;)
Komik Dilekce Ornekleri


Bir sigorta sirketine gelen dilekcelerden ornekler. Hepsi de gerçek...:O)))))


- Alkollü arac kullanirken kaza yaptigi icin sigortadan para alamayan bir kisi yaziyor: "Kanimda 2.10 miligram alkol buldular ve bu yüzden para vermiyorsunuz. Insaf edin. Soruyorum size; insanin 8 litre kaninda bu kadarcik alkol olsa, cok mu?"


- Temkinli ve ileri goruslu bir kisinin mektubu: "Arabami birkac gun icin arkadasima odunc verecegim. Ancak arkadasim cok sakar ve beceriksizdir, buyuk bir ihtimalle kaza yapar. Boyle olursa bana odeme yapar misiniz?"


- Adam arabasiyla giderken bir bisikletliye carpmis. Sigorta sirketine yaziyor: "Itiraf edeyim ki, kimsenin gelip gelmedigine bakmadan kavsaga girdim. Ama ne yapabilirdim, daha bir saat once de oradan gecmistim ve kimse yoktu."


- Bir kaza bildirim tutanagindan: "Ileriye dogru cikmak isterken ondeki arabanin arka farlarina carpip kirdim. Tabii hemen geri cekildim. Ama geriye giderken bu defa arkamdaki arabanin on farlarina carpip onu da kirdim. Gecmis olsun demek icin kapiyi actigimda ise bu defa yandan gecen bisikletliye carpip yere devirdim."


- Ehliyetinde "gozlukle kullanir" ibaresi yer almasina ragmen gozluksuz olarak arac kullanan ve kaza yapan surucu yaziyor: "Ehliyetimde yazildigi uzere, kaza sirasinda gozluklerimi takmadigim icin bana odeme yapilmayacagini ogrenince cok sasirdim. Sizi temin ederim ki, o bisikletliye carpmamda hicbir kabahatim yok. Cunku onu gormedim."

;) ;) ;) ;)



Sayın Türk Telekom Çalışanları,


Kurumunuzun bir müşterisiyim. Her ne kadar başka bir seçme şansım

olmadığı

için, yani mecburi olarak müşteriniz olsam da, verdiğiniz hizmet

çeşitliliği

ve hizmet kalitesini gördükçe, aklıma sürekli ne kadar şanslı olduğum

fikri

geliyor. Neden mi? Nedeni çok basit. Uganda'sını, Endonezya'sını, Papua

Yeni

Gine'sini ve hatta Afrika'da adını henüz bilemediğim ama en az diğerleri


kadar süper gelişmiş muz cumhuriyetlerini kıskandıracak kalitede

internet

kullanıyoruz sayenizde. Eminim bu saydığım ülkelerdeki insanlar bizim

internet konusunda yaşadığımız hızı ve kaliteyi gördükçe hasetlerinden

çatır

çatır çatlamaktadırlar. Muhakkak kendi ülkelerindeki telekomünikasyon

kuruluşlarına değerli kurumunuzu gösteriyorlardır örnek almaları için.


Yaptığınız hizmetlerden bahsederken hemen aklıma 2003 senesinde Cezayir

depreminden sonra yaşadıklarımız geliyor. Kurumunuzun, çöken yurtdışı

erişimimize yıldırım gibi müdahale edip 1 ay gibi kısa bir sürede sorunu


halletmesine hepimiz şaşırıp kalmıştık. Basınımızın "başka ülkeler bu

sorunu

sadece 3 günde halletti, 1 aydır siz ne yapıyorsunuz" gibi yalan,

mesnetsiz

iddialarının kurumunuzun başarılarının kıskanılmasından dolayı ortaya

atıldığını hemen farkedip, ulusça gülüp geçtik.


Son 10 gündür yaşanan yurtdışı çıkışları probleminde ise, kimsenin

zikretmediği ama kesinlikle varolan muazzam komplonun yine farkındayız

tabi.

İddialara göre, Marmara'da çapa atan bir balıkçı teknesi fiber optik

kablomuzu kopartmış ve ülkemizin yurtdışı çıkışlarını felce uğratmıştır.

Ama

biz biliyoruz ki işin aslı böyle değildir elbette. Gerçekte, yine

kurumunuzun inanılmaz performansını hazmedemeyen birtakım dış mihraklar

(ki

yabancı ülkelerin telekomları şüpheli durumdadır bu olayda), bir

denizaltı

marifetiyle kablomuzu kesmişlerdir. Hatta daha da ileri giderek,

kurumunuz

tarafından yapılan onarıma da müdahale ederek, onarım için gelen gemiyi

de

bahsi geçen denizaltıdan atılan torpido marifetiyle batırmışlardır.

Zaten,

10 gündür perişan olan yurtdışı çıkışlarının halen onarılamamasının

başka

bir mantıklı sebebi olamaz. Kahrolası dış mihraklar, yine yapacaklarını

yapmışlardır.


Ama kurumunuz yine fedakarca çalışarak yapacağını yapmış, kapasite

arttırımına giderek yurtdışı çıkışımızı tam tamına 5 Gbps mertebelerine

ulaştırmayı bilmiştir. Basında çıkan "internet yerlerde sürünüyor"

şeklinde

haberler, muhakkak ki yine kurumunuzu yıpratma amacıyla çıkarılmış

maksatlı

haberlerden başka şeyler değildir. Zaten 5 Gbps çok büyük bir rakamdır.

Gerçi, insanın aklına 7 milyonluk İsrail'in 26 Gbps, 16 milyonluk

Hollanda'nın 173 Gbps yurtdışı çıkışı kullandığı geliveriyor tabi ama,

eminim bunlar da yalandır.


Ya 444 0 375 numaralı ADSL teknik destek hattınızda verilen hizmete ne

demeli? Allah'ım biz ne şanslı bir milletiz!!! O ne teknik destektir

öyle??!!! Hiçbir kurum konusunda bu kadar bilgili personel çalıştırmayı

başaramamıştır tarihinde. Personelin problem çözme yeteneği, arızalara

ortalama 4-5 gün gibi kısa bir sürede adeta hızır gibi yetişme

kabiliyeti

gerçekten takdire şayandır. Gerçi, "hanımefendi benim ping sürelerim

oldukça

yüksek, hattımı kontrol edin lütfen" şeklindeki bir talebime aynı

saygıdeğer

hanımefendi "sen bana ilk başta ping ne demek anlat, sonra bakarız bir

çaresine" gibi ve bunun benzeri birkaç diyalog yaşayanlarımız çok gibi

gözükse de eminim bu kabul edlebilir sınırlar içinde kalmıştır.


Bütün bunları düşündükten sonra, bizleri hüzünlendiren tek konu bu

yaptığınız büyük hizmetlere karşın kurumunuz tarafından alınan hizmet

mukabili ücretlerin düşüklüğüdür. Bu kalitedeki hizmetin böyle komik

ücretlerle verilmesi kurumunuz aleyhinde büyük bir haksızlıktır. Gerçi

başka

ülkelerdeki internet kullanıcılarının 2 Mbps hızındaki bağlantıları

yaklaşık

36 YTL mukabilinde kullandıklarını duyuyoruz ama, hiç şüphemiz yok ki

bunlar

da yalandır. Böyle birşey mümkün olamaz! Eğer gerçekten böyle şeyler

varsa,

kesinkes bu ülkelerin telekomları hesap kitap bilmiyorlardır! Zaten

böyle

birşey mümkün olsa, biz Türk halkına değer veren ve bilgiye erişmenin

insanların doğal hakkı olduğunun ve bir ulusun gelişiminde önemli rol

oynadığının tamamen idrakında olan değerli kurumunuz en başta yapardı.

Hele

hele birçok kullanıcının zikrettiği "10 gündür kullanamadığımız

internete

neden ay sonunda tam fatura ödüyoruz" şeklindeki sorular tamamen bölücü

zihniyetin ve hasta beyinlerin ürettiği fikirlerden başka şeyler

değildir.

Lütfen siz bunları söyleyenleri dinlemeyin ve aslanlar gibi

faturalarımızı

basıp yollayın bizlere. Hatta bence, bu ay bu kablo onarımıyla alakalı

masrafları da biz kullanıcılarınız üstlenelim ki, 2004 senesinde

ettiğiniz

2,1 katrilyonluk kar'ınıza zeval gelmesin.


Sonuç olarak, verdiğiniz üstün hizmetlerden dolayı şahsım adına

teşekkürü

borç biliyor, aynı takdiri, kurumunuzun verdiği değerli hizmetlerin

farkına

varamayan nankörlerin de göstermesi dileğiyle yazıma son veriyorum.


Saygılarımla.
İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler.Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı. Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi: "Siz de dedi haki renkte kumaş var mı?" Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım var, gösterelim" dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi. "Çok beğendim", dedi. "Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise yaptıracağız. Ancak tabii ki benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalimin de oluru lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman "ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler. Gelmesin diye dua ederek. 12'ye 5 kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafi açtı, okudu ve sevinçle seslendi: "Müjde Moiz, baban ölmüş!.."

;) ;) ;)



;) ;) ;) ;) ;)






İtiraflardan seçmeler


Bugün bir arkadaşımla pizzacıya gittik. Siparişlerimizi beklerken yan tarafa genç bir çift geldi. Garson, "Pizzaları kaç parçaya bölmemi istersiniz? Sekiz mi, altı mı?" diye sordu. İşte kızdan gelen magmalık cevap: "Ay sekiz çok olur yaa! Bitiremem. Altı olsun!


1997'de Paris'e gitmiştim. Bilenler bilir, Eyfel Kulesi'nin tepesinde, ülke başkentlerinin Eyfel Kulesine olan uzaklıklığını gösteren, yanlarında da o ülkenin bayrağının asılı olduğu bir salon var. Merakla Ankara'yı ve bizim bayrağımızı aradım. Buldum da. Hemen yanında ise şöyle bir yazı vardı: "Nilüfer seni seviyorum!"


Msn üzerinden yazıştığım bir erkek arkadaşım var, sürekli tanışmak istediğini söylüyor. Ben ise ona prensiplerim olduğunu ve görüşmek için en az 3 ay yazışmamız gerektiğini söyledim. Gerçek sebebim ise prensipler filan değil, ona olduğumu söylediğim kiloya inebilmem için en az 3 aya ihtiyacım var. Ah be yakışıklım ben 10 kilo daha zayıf olsaydım hiç bekletir miydim seni?


;) ;) ;) ;)
BIZDE TELEFON BANKACILIGI >


>>> > - - - Aşağıdakiler gerçekten yaşanmış olaylardır

>>> > ***************************************** - - - - -

>>> > - Iyi günler, hosgeldiniz, nasil yardimci olabilirim?

>>> > - Para çekemiyorum ben...

>>> > - Sifrenizi yanlis giriyormussunuz Ahmet bey!...

>>> > - Sifre mi? Benim sifrem hep aynidir, Istanbul'un kurtulusu...

>>> > - Lütfen, bana sifreyi söylemeyin efendim.

>>> > - Hah, tamam hatirladim, 1956!!!

>>> > - Efendim o Istanbul'un kurtulusu degil ama..

>>> > - Yaaaa!... Kaçti Istanbul'un kurtulusu?

>>> > - Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.

>>> > - Niye sen de mi bilmiyosun?...

>>> > - Biliyorum, ama güvenlik açisindan benim sifreyi bilmemem gerekiyor.

>>> > - Ben sana sifreyi sormuyorum ki! Istanbul'unkurtulusunu soruyorum.

>>> > - Evet, ama


>>>------------------------------------------------------------------------


>>> > -Buyrun Bankacilik Destek


>>> > -Alo ben Konya, Ya benim bu printer çalismiyor!... (dikkat edin teknik servisi aramıyor, telefon bankacılığı ile iritbatta)

>>> > -Windowstami çalisiyor?

>>> > -Evet

>>> > -Bilgisayar printeri görüyor mu Konya?

>>> > -Evet, karsi karsiyalar!..


>>>----------------------------------------------------------------------


>>> > Gerçek bir Temel Fıkrası

>>> > -Su an bankanizin Trabzon Merkez Sube ATM'sinden maasimi alamiyorum.

>>> > -Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü su an tüm sistemlerimiz off'tadir.

>>> > (Bir saat kadar sonra yine arar)

>>> > -Ben şu an Of'dayim (Trabzon) ve hala parami çekemiyorum...


>>>>---------------------------------------------------------------------


>>> > -Güvenliginiz için bir kaç soru sormam gerekiyor.

>>> > -Dogum yeriniz?

>>> > -Erzurum...

>>> > -Dogum tarihiniz?

>>> > -23 Ocak 1957

>>> > -Annenizin evlenmeden önceki soyadi?

>>> > -Anami karistirma lan bu ise!


>>> > ----------------------------------------------


>>> > -Merhaba ben Serkan nasil yardimci olabilirim?

>>>> > -Benim telefonda bi problem var bankomatta islem yapamadim

>>> > -Peki ilk Önce telefonunuzun ''menü" tusuna sonra da

>>> ''5'' tuşuna basın...


>> > -Evet... Tamam...


>>> > -Ekranda ne var simdi?

>>> > -Show TV...

>>> > -???


>>>----------------------------------------------------------------------


>>> > bu bomba


>> > -Iyi günler kredi karti basvurunuz için aramistim sizi...


>>> > -Tabi buyrun..

>>> > -Mesleginiz nedir acaba?


>>> > -Hayat kadini...


>>> > -Özel sektör yaziyorum ben...


>>> > -O da olur


>> >

------------------------------------------------------


>>> > -Kadin : Merhaba ben kredi kartinizla köpek almistim...

>>> > -Yetkili: Evet efendim?...

>>> > -Kadin : Bu köpegin kulaklari duymuyor. Acaba sigorta

>>> > kapsamina giriyor mu?

;) ;) ;)








































































Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapmanız gerekiyor.

Giriş Yap Üye Ol